Sektörden Haberler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sektörden Haberler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Aralık 2011

Aygır Alımına/Açılımına Devam




Atçılığımızın geleceği ile ilgili tartışmalar yapılıyor, Çalıştaylar düzenleniyor ancak dönüp vardığımız sonuç aynı oluyor. Her seferinde kendimizi yeni aygırların peşinde koşarken buluyoruz. Katkıları her zaman için tartışmaya açık olan aygırlara milyonlarca dolar veriyoruz. Ve beklenen haber tekrar geldi. Aygır alımı ile ilgili kurulan komisyon, 'adı' olan haraları gezmeye başlamış. İlk durak neresi dersiniz? Tabiki Coolmore. Nedense çok içli-dışlıyız. Şimdiden pek çok aygırın ismi geçiyor. Aygır alalım pek tabi ama nereye kadar? Sürekli aygır alarak nasıl bir gelişim hedefleniyor? Planlarda uzun vadenin 'uzun'u geçiyor mu yoksa günü kurtarma çabası mı hakim? Cevabı açık. Aygır almak sadece 'eski' aygırları ıskartaya çıkartmak haricinde uzun vadeli işlevi var mıdır? Alınan aygırların jenerasyonlar ilerledikçe değerinin anlaşılacağı iddiası ise sadece bugünün tartışmalarına set çekme amacına hizmet eder.

Bu konuya sayfalar, dergiler, kitaplar yetmez..

4 Ekim 2011

Handikap Puanı Sistemimiz Gitgide Eriyor


Handikap paunı sisteminin bozukluğundan, handikaperlerin bu konuda tamamen serbest bırakıldığını, handikap puanlarına itiraz yolunun kapalı olduğunu Yarışsever Manifestomuz'da aktarmıştık.

Gün geçmiyor ki handikap puanı sistemimizin bir açığını daha yakalamayalım !

Oldukça şişme puanlar veriliyor. Avrupa ile kıyaslandığında bu açıkça ortaya çıkıyor. En basidine indiğimizde örneğin yakın zamana dönmemiz yeterli. Musir'i eminim hatırlayacaksınız. Hani 2011 Enternasyonel Topkapı Koşusu'na gelen ve 500 metrelik uzun sprintiyle rahat ve göz kamaştırıcı birincilik elde eden! Handikap puanına baktığınızda 118'dir. Musir'in ülkemize son yıllarda gelen en iyi at olduğu görüşünü de hatırlatayım. Ülkemizden at ismi verip handikap puanı karşılaştırması yaparak hiç bir atı küçük görme gibi bir niyetim yok. Ancak ülkemizde 118 handikap puanına sahip olan atların içinde Hanbeş, Dutyfree gibi 3 yaşlıların (!) olduğu söylemeden geçemeyeceğim.

Atlarımızın başarısını göstermiyor mevcut handikap puanları, handikap sistemi.

Tüm bunları yazmama sebep olan şeye geleyim: King River. Pazar günü Çaldıran Koşusu'nda koşması beklenen ve Pan River'ın tam kardeşi olan safkanın handikap puanını görünce gözlerime inanamadım. Hayatının ilk yarışında şartlı-3 birinciliği olan ve sonrasın G2 yarışta 2. olan safkanın handikap puanı tamı tamına 98 ! Kisme kusura bakmasında 2. yarışında bir atın handikap puanı 98 olmaz. Olmamalı. Ondan sonra Handikap Puanı Listesi'ne baktığımızda 100'le 120 arasına sıkışmış 140-150 at görürüz. İlk yarışlarda bu kadar şişirseniz, sonra toplayamazsınız sistemi.

16 Temmuz 2011

İbrahim Akın ve At Yarışları


İbrahim Akın ve Serdal Adalı ülkemizin gündemini uzun süredir sarsan şike operasyonu kapsamında tutuklu yargılanmak üzere cezaevine gönderildi. Ancak operasyonun diğer dalgaları içerisinde bize de dokunan bir hamle oldu. Çünkü iki isim de at yarışlarının içinde. Serdal Adalı'da bu konu gündeme gelmese de, İbrahim Akın'ın kumara düşkün olduğu iddiası at yarışlarına direkt olarak konunun bağlanmasına sebep oldu. Bir de İbrahim Akın'ın Serdal Adalı'dan yarış atı istediği iddiası konuyu iyice ısıttı. At yarışıları kumardır vs. gibi tartışmaların dışında kalıp, bu konulara cevap verme gereği dumadan bir yazı yazalım. Biz davayı ve konunun dışında kalıp İbrahim Akın ve atları hakkında meraklılarına bilgi verelim.

İbrahim Akın kendi üzerine, yani kendi adıyla 2008'den beri at koşuyor. Bu sürede üzerine kayıtlı 7 at bulunmakta. Bunlardan 4'ü Arap, 3'ü İngiliz. İngilizler'in isimleri Akın Akın, Blackman ve Secret Star. Sahibi olduğu arap atlarının isileri ise Kastal, Aygüzeli, Somence ve Yavuztay.

Sanırım akıllara gelecek ilk soru bu atların kazançları olacaktır. Kısaca cevaplayalım.

Yavuztay, Secret Star ve Somence'nin geliri yok.

Kastal bu sene Nisan ayında koşmaya başladı ve 4 yarışında 2 kez birinci oldu. Başarılı bir performansı olan 3 yaşındaki Arap atın kazancı şu anda 58.000 lira.

Aygüzeli 4 yaşında bir Arap atı. Performansı görece düşük olan atın koştuğu 10 yarışta 1 birinciliği ve 30.000 lira kazancı var.

Akın Akın da yine başarılı bir performansa sahip değil ve 2009 yılının Mart ayından beri koşmuyor. En iyi derecesi ilk koşusundaki 4.lüğü.

Geldik İbrahim Akın'ın en iyi atına. Blackman. Resimde görülen kırmızı-beyaz jokey formalı safkan. Yarış hayatında 52 koşu koşan ve 5 tanesi önemli sayılabilecek Kısa Vade yarışlarda olmak üzere 10 tane birinciliği var. Grup yarışlarda tabelası da olan safkanın 450.000 liralık kazancı var. Son olarak dün, 15 Temmuz 2011 tarihinde start alan safkan, Bursa'da katıldığı kum yarışta 6. oldu.

İbrahim Akın'ın at yarışı hayatı bu şekilde. Talep gelirse, Serdal Adalı üzerine de bir değerlendirme yazabiliriz. Temennimiz bu isimlerin hakkındaki iddiaların asılsız çıkması ve aklanarak dışarı çıkmalarıdır.

İzmir Vakit Devrimi !

Aslında uzun zamandır durum böyle. Devrim deyince bir çok şey akla geliyor olabilir. Ama bizim bahsettiğimiz şey aslında çok da basit bir nokta olmasına rağmen, bence at yarışlarının ruhunu beslemektedir: yarışların vaktinde başlaması. Dediğim gibi çok ufakmış gibi duruyor ama çok önemli. Bizler 15-20 dakika geç başlayan yarışları gördük. Saate baktığınızda tam dakikasında televizyon başında olup, yarış keyfi yaşamanın tadı paha biçilemez. Umarım başta İstanbul olmak üzere, tüm şehirlere bu uygulama yayılır. Bu kadar büyük bir sektörün düzeni yarışların vaktinde başlamasında temellenir.

2 Temmuz 2011

Çocuklar Duymasın'da Halis Karataş | Tüyo Sorunsalı

Halis Karataş ve İlyas İlbey atv ekranlarında yayınlanan Çocuklar Duymasın adlı diziye konuk olarak katılacaktı, hep aklımdaydı ama izlemeyi unutmuştum. Sabah Son Düzlük'ü izlerken gündeme geldi. Böylece benim de kafama dank etmiş oldu.

Ben, nasıl diyeyim, daha önemli şeylerden bahsedilmiştir diye düşünürken muhabbet "tüyo" üzerine kuruluydu ve sığ bir alanda kalıp, beni hayal kırıklığına uğrattı. Son zamanlarda çok meşhur hale gelen at yarışının 2 canlının bir arada spor olayı, dizide de mesaj olarak kullanıldı.

Gazi öncesi, biraz da reklam amacıyla, İlyas İlbey vasıtasıyla bu katılım gerçekleşmiş gibi. Halis Karataş gibi sayısız başarıya imza atan büyük bir sporcunun, ekrandaki heyecanı dikkat çekerken, at yarışlarının imajını değiştirme çabası yolunda arpa tanesi kadar adımlar da atılıyor olsa, destek vermek gerekir. Dizinin Karataş ve İlbey'li bölümüne, dileyeneler buradan ulaşabilirler.

1 Temmuz 2011

Kurtiniadis Şampiyon Kalmalı ! vol.2




2 gün önce sinyalleri vermiştik. Aslında bir noktaya gelince kararsızlıkların yaşandığı kesin. Bir ayrıma gelindiği ortada. İlk yol sanırım şampiyon bir ata sahip olan at sahibinin, atın üzerine çok fazla gitmeden, onu üzmeden ilerleyen yaşlarında performansı düşmeye başladığında atını emekliye ayırmaktır. 2. yol ise, çok sinsi bir şekilde, at sahiplerini atların gücü, kuvveti, kalitesi hakkında dürtüp, onlara atı koşmayı daha mantıklıymış gibi gösteren ve atın koşulması ile devam eden süreçtir. 8 yaşındaki Kurtiniadis'in de ben bu arzularla ve inançlarla koşulduğunu zannediyorum. Zira biz, yarışseverler bile atın başarısızlığına üzülüyorsak, atın sahibi de safkanı, hele de Kurtiniadis gibi adını atçılığımıza altın harflerle yazmışsa, kötü koştuğunda üzülecektir. İşin bir kötü yanı da atın başarısız performansı sürdükçe yıllarca uğruna savaştığı namı da zarar görmeye başlayacak. Şampiyonlar şampiyon olarak kalmalıdır. Safkanın geçen seneki Transacoutic yarışından sonra toparlanamadığı ortada. Bundan sonra yarış kazanabilir mi? Tabiki, bu ihtimal dışı değildir, ama çok düşük olasılıklıdır. Kazanabilecek olsa bile koşturulmamalıdır. Geçmişi çabuk unutuyoruz. Bir başka Maracaibo gibi değerli safkanımızı daha kaybetmeyelim. İleride, Kurtiniadis'e yönelik pişmanlıkların olmaması en büyük temennimiz. Ankara'nın kralı, çiminde 10 yarış koşup 9'unu kazanan Kurtiniadis Şampiyon olarak kalmalı.

8 Ekim 2010

Anadolu Tarım İşletmesi Tay Satışları Yapıldı

Pazar günü yazdığımız satışlar hafta içinde gerçekleştirildi. Toplamda 16 atın satışa çıkarıldığı açık arttırmada 15 tanesi satıldı.

Gelecek için umut vaadeden atların bulunduğu satışta, yazımızda altını çizdiğimiz atlar yüksek bedellerle satıldı. Cihanefe 155.000, Halilim ve Altuğhan ise 115.000 liralık rakama ulaştı.

Satışlarda beni en çok şaşırtan ise Kocaerol'un 140.000 liraya alıcı bulması oldu. Bir Demirkır yavrusu olan Kocaerol anne hattında göze çarpan bir kardeşe sahip değil. Buna rağmen iyi bir rakama satıldı. Sarıkentlim'in tam kardeşi olan Karaüzüm'ün 60.000 liraya satıldığı bu açık arttırmada Kocaerol'un fiyatını biraz yadırgadım.

Şimdi atların piste gelmesini bekleyeceğiz. 2 yaşlı olduklarını hatırlatalım. 2011 yılı içerisinde izlemeye başlayacağız onları. Sahiplerine hayırlı olsun diyelim. Tabi önemli olan ilk olarak, piste çıkabilmeleri. Sakatlık yaşamadan uzun bir yarış hayatı olsun hepsinin.

5 Ekim 2010

Maracaibo'nun Ardından


Neredeyse bir hafta oldu Maracaibo'yu kaybedeli. Önce aygırlık kariyerinin başında olan şampiyon Sabırlı, hemen ardından Maracaibo öldü. Bu iki haberi alan yarışseverlerin nasıl üzüldüğünü tahmin etmek pek de zor değil.

Yarışseverler bazı atları öyle severler ki artık sahiplenirler o atı. Neredeyse kendi atlarıymışçasına benimser, sahip çıkarlar. Şampiyon atlardır genelde bunlar. Belki de herkesin bu atlarla ilgili ucundan köşesinden bir anısı, hatırası, söyleyecekleri olur.

Maracaibo 2008 yılında kazandığı Erkek Tay Deneme Koşusu'ndan sonra sakatlandı. 2 senelik bir tedavi süresi oldu. Bu süre içerisinde sahaya dönmeme ihtimali bile konuşuluyordu. Karataş ailesi safkanı sahaya getirmeye zorlamayacaklarını söylüyordu. Nitekim böyle de yaptılar ve at istemediği sürece idmana çıkarmadılar.

Ancak çalışmalara başlayıp, bir müddet sonra da hızlandıran Maracaibo için yarış koşma zamanı gelmişti. Çanlar çalıyordu.

2 yıl sonra çıktığı ilk koşusu 1900 metrelik çim koşu oldu. Halis Karataş açık açık atı üzmek istemediklerini söylemişti. Benim de tahminim Maracaibo'yu zorlamayacakları yönündeydi. Sonuç olarak Maracaibo tutu tuta yarışı 8. tamamladı. Halis yarışın hiç bir yerinde teşvikte bulunmadı Maracaibo'ya.

1,5 ay sonra ise 2. sınavı vardı. Bu sefer sentetik pistte 1500 metre denenecekti. Her şey normal başladı ancak son viraja doğru Maracaibo maalesef sakatlandı ve bir anda dışarı doğru attı kendini.

Yaklaşık 2 ay tedavisi için uğraşıldı. Buna rağmen iyi bir cevap veremedi. Son artık kaçınılmazdı. Maracaibo daha fazla acı çekmemesi için uyutulacaktı. Geçtiğimiz hafta Maracaibo'ya veda edildi.

Şimdi herkes keşke koşturulmasaydı, aygırlık yapsaydı diyor, Karataşlar suçlanıyor. Ama böyle bir ailenin verdiği karara saygı duymak gerekiyor. Saldırgan bir şekilde Maracaibo'yu koştuklarını düşünmüyorum. Onlar sadece bu kadar iyi bir atı koşabilme zevkini yaşamak istiyorlardı. Ancak bu umutlar maalesef fazla sürmedi ve Maracaibo'yu kaybettik.

Karataş Ailesi keşke koşmasaydık Maracaibo'yu diyordur. Eminim. Keşke koşmasalardı. Üzülmemek imkansız. Keşke yarış hayatı uzun olabilseydi. Ama yol yakınken de geri dönülebilseydi.

Maracaibo yine de bu kısa yarış hayatında yarışseverler tarafından çok sevilen bir at oldu. Bir çok kişinin kalbini kazanmayı bildi. Sahamıza gelmiş olan bu yakışıklı atı unutabileceğimizi sanmıyorum.

Güle güle Maracaibo.

3 Ekim 2010

Tay Satışları | Anadolu Tarım İşletmesi

4 Ekim Pazartesi günü Veliefendi'de 2 yaşlı Arap atları satışa çıkacak. Hem TAY Tv hem de TJK TV canlı olarak yayın yapacak.

Satış kataloğuna baktığımızda ise çok güzel atlarla karşılaşıyoruz. Açık arttırmada büyük rekabetin yaşanabileceği atlar var.

Karaüzüm, Altuğhan, Cihanefe, Halilim gibi atlar başarı sahibi kardeşleri sayesinde sahneye çıkacak gibi.



Ufukbir'in anne kardeşi olan Cihanefe ve Hayatım'ın anne kardeşi olan Halilim'in yüksek satış bedeline ulaşması olası gözüküyor.

Tay satışları da aynı yarışlar gibi rekabet, taktik ve mücadelenin üst düzeye çıktığı organizasyonlardır. Herkes için hayırlısı olsun diyelim şimdiden.

21 Eylül 2010

Avrupa'da Bir Türk Yükseliyor: Native Khan | Aracı Ekürisi


Atçılığa yeni girdiğini söyleyebileceğimiz bir eküri Türkiye'de adını duyurmadan sesini Avrupa'da yükseltti. Aracı Ekürisi. Ülkemizde henüz sadece bir atları koşan, 22 Eylül Çarşamba günü de Lily of The Valley adlı safkanları yarış hayatına başlayacak Aracı Ekürisi atçılığa hızlı bir giriş yapıyor.

Ekürinin ayak sesleri ise dışardan geliyor. Aracılar'ın şu anki baş atı konumunda öyle bir safkan var ki Avrupa'da kendinden sıkça bahsettirmeye başladı: Azamour - Viva Maria orjinli Native Khan.

Yarış hayatına 7 Temmuz'da İngiltere'de başlayan tay European Breeder's Fund Maiden Stakes'i kazanarak gündeme gelmişti. Daha sonra 14 Ağustos günü İngiltere Newbury'de koşacak olan safkan yarış öncesinde bu koşudan çıkartıldı. G3 Solario Stakes ise yeni hedef olarak ortaya çıktı ve Native Khan bu koşuda koştu. Sandown'da 21 Ağustos'ta koşulan bu önemli mücadeleyi kazanma başarısı gösterdi. Hedefleri daha da büyüten Native Khan bu önemli birinciliğiyle tüm dikkatleri üzerine çekti.

İngiltere'de Telegraph'tan Guardian'a pek çok ünlü ve saygıdeğer basın organında Native Khan haberleri çıktı. Özellikle G3 birinciliği geniş yer buldu. Antrenörü Ed Dunlop kazandığı yarıştan sonra Native Khan'ın çok önemli bir at olacağına işaret ederken, önlerindeki G1 yarışları değerlendireceklerini söylemiş. Kazandığı G3 Solaria Stakes içinse jokeyi Eddie Ahern'i de överek düzlükte kapandıklarını ama Eddie'nin onları bu durumdan kurtardığının altını çizerek başarısının altını çizmiş. Ayrıca Racingpost'a verdiği röportajda Ed Dunlop, Native Khan'ın önceki hafta yarıştan çıkmasının doğru bir karar olduğunu, ağır çimin safkanı etkileyeceğini söylemiş ve eklemiş; Native Khan 1400-1600 mesafeli yarışların atı.



Native Khan'ın 1809'dan beri yapılan sayılı klasiklerden G1 2000 Guineas Stakes için 1'e 33 oranı, 1'e 25'e çekilmiş durumda. Ve şuanda pek çok sitede erken bahis oranları bakımından 9 ile 11. şanslı at aralığında.



İbrahim Aracı ve kızı Pınar Aracı ile yapılan röportajda eküri güzel mesajlar veriyor. Eküri, Türk Atçılığı'nın Avrupa ile rekabet etmeye çalıştığını söyleyip, daha iyi atları Türkiye'ye getirmek, daha iyi atlar yetiştirerek Avrupa'yla girilen rekabette katkı sağlamak istediklerini belirtmiş. Ve benim her zaman altını çizdiğim noktaya Aracılar da değinerek; "biz bunu yaparsak, diğerleri de aynı şeyi yapacak, çünkü rekabetin olduğu bir düzen var, herkes daha iyisini yapmaya çalışacak." demiş. Yani sektörde taşlar fazla yerine oturmuş durumda. Bu durum atçılığımızın gelişmesini engelliyor. Nasıl bir kaç sene evvel Kurteller sektöre girdi bir kıpırdanma oldu, şimdi de aynı şey olacak. Ne kadar çok yatırım yapan atçı olursa sahada, rekabet de o kadar artar ve mecburen daha iyi atlar getirmeye çalışırlar.

Röportajın devamında atlarının sayısını daha arttıracaklarını ve bir hara kurmayı hedeflediklerini söylüyorlar.

Aracı Ekürisi Native Khan'la adını duyurdu. Umarım Native Khan sakatlıklara yakalanmadan sağlıklı bir şekilde koşar. Adından daha çok bahsettirecek bir safkan. Ekürinin eline böyle bir at geçmesi de onlar için büyük bir şans. Ancak anlıyoruz ki Aracılar bundan sonra çok konuşlacak işlere imza atacaklar. Anlaşılan bu formayı izlemeye alışacağız. Türkiye'deki atlarını da sabırsızlıkla bekliyoruz. Atçılığımıza hayırlı olsun.

16 Eylül 2010

Sabırlı'yı Kaybettik



Şampiyon safkan Sabırlı, dün hayata gözlerini yumdu. Jübile yaparak sahalara veda etmişti Sabırlı. Aygırlık hayatının başında olan Şampiyon, nal çakımı sırasında huysuzlanmasıyla meydana gelen kazada hayatını kaybetti.

Büyük Şampiyon'un ilgililerine ve tüm yarışseverlere geçmiş olsun diyoruz.

4 Nisan 2010

Erhan Yavuz Geri Döndü

Sahalarımızın başarılı jokeylerinden Erhan Yavuz biniş stilini değiştirme ve geliştirme amacıyla İrlanda'ya gitmişti. Yaklaşık 4 ay İrlanda'da kalan ve eğitim gören Erhan Yavuz geçtiğimiz günlerde ülkemize geri döndü. Greys Anatomy ile ,atbaşı da olsa, birincilik elde edip İstanbul'a "merhaba" diyen Erhan Yavuz, Son Düzlük programının 4 Nisan'daki yayınına konuk oldu.

6 Mart 2010

Herkes 'Satışlar'a Koşuyor!



Uzun süre önce yazmam gereken ama bir türlü başlayamadığım yazımı sonunda hayata geçiriyorum. İlki geçen sene yapılan ve her sene yapılması planlanan İlkbahar Tay Satışları'nın 2.si yarın yapılmaya başlanacak. 2 yaşlı İngiliz ve 3 yaşlı Arapların satılacağı organizasyonun kataloğu bir süre önce çıkarılmıştı. Ben de bütün atları inceledim. Tüm listeyi inceleme fırsatı bulamamış olanlar için, satışlarda iyi bedellerle satılması muhtemel atlar hakkında kısa bilgiler vereceğim. Kendimce bir değerlendirme yaptım ve beğendiğim atları iki liste halinde belirledim. 35-40 attan oluşan bu listelerden ilkini burada detaylı işleyeceğim. Bu listeye ben 11 attan oluşmasından dolayı "İlk 11" diyorum. Benim en çok ilgimi çeken safkanlar bunlar. Şimdi bu atları numara sırasıyla inceleyelim.

50) İsimsiz| Royal Abjar - Misty Point

Yarış hayatları başarılarla dolu olan Laluv ve Aybekhan'ın anne kadeşi olan dişi tay satışlarda ilgi görmesini beklediğim bir at. Arslan Aybek yetiştirmesi olan safkan kardeşlerinin başarıları ile yüksek bir fiyata alıcı bulabilir.


54) İsimsiz| Red Bishop - Apple Blossom

Şerif Saraçoğlu yetiştirmesi olan doru dişi tay anneden Caribou'nun kardeşi. Koştuğu zamanlarda benim çok beğendiğim, başarılı bir atın anne kardeşi olması ve babadan
uzuna yatkın olmasıyla, safkan dikkat çekiyor.


57) Dalgakıran| Royal Abjar - Silent King

Anneden Oyunbozan'ın kardeşi. Oyunbozan'ın yarış hayatı başarılıydı. Yaklaşık 500.000 liralık kazancı oldu. Diğer anne kardeşleri başarılı olamamış olsa da, ben Dalgakıran'ın yarış hayatında, Royal Abjar faktörüyle başarılı olacağına inanıyorum. Safkanın yetiştirici Dicle Kimye Ltd.


59) İsimsiz| Sri Pekan - İclal

Bir Arslan Aybek yetiştirmesi daha karşımızda. Anneden Berathan ile kardeş. Birbirinden güzel yarışlar koşan Berathan Invincible Son'a saldırdığı yarışla iyice parlamıştı. Şimdiye kadar 320.00 liralık kazancı olan Berathan'ın doru erkek kardeşi satışların gözdelerinden biri olabilir.


168) İsimsiz| Mountain Cat - Çupçik

Orjini hemen göze çarpan doru dişi tay Tenedos'un anne kardeşi. Yarış hayatının başında kum pistte fırtına gibi esen ancak daha sonra bu formunu bir nebze kaybeden 4 yaşındaki Tenedos şimdiden 420.000 lira civarında bir kazanca sahip. Söz konusu safkanın bir diğer kardeşi olan Parpali ise bir türlü arzulanan performansı sergileyemedi. Beşikçi yetiştirmesi olan safkanın iyi bir fiyata alıcı bulması muhtemel.


169) Avlando| Mountian Cat - Day Dreaming

Gina Alkaş yetiştirmesi olan safkanın orjini çok kuvvetli. Baba tarafı her zaman kanının hakkını veren Avlando'nun anne tarafında ise bir çok başarılı kardeş var. March Madness, Caminando, Fastbreak ve Zeev'in kardeşi olan doru dişi tay yarış hayatında adından sıkça söz ettireceğe benziyor.


170) İsimsiz| Mountain Cat - Racing Heart

Kemal Kurt tarafından satışlara getirilen dişi safkan Smarty Face'in tam kardeşi. Kemal Kurt Ekürisi'nde koşan safkan 132.000 lira kazanç elde etmiş. Anneden bir diğer kardeşi Scarface 355.000 lira kazanca ve grup birinciliklere sahip. Smarty Face çok başarılı bir yarış hayatına sahip olmamış olsa da, bu safkan satışlarda ilgi görecektir.


176) İsimsiz| Royal Abjar - Anakraliçe

Levent Demrgüneş'in yetiştirdiği, Adil Mert Kaya'nın sahibi olarak görüldüğü doru erkek tay Ateşin Kızı'nın anne kardeşi. 1 Milyon Lira'nın üzerinde kazancı olan Ateşin Kızı'nın Cumhurbaşkanlığı Koşusu birinciliği mevcut. Böylesine başarılı bir safkanın anne kardeşi olan söz konusu safkanın bir tam kardeşi var. Mertsalim'in çok başarılı olmamış olması bu safkanın değerini düşürmeyecektir. İyi bir rakama satılabilir.


177) İsimsiz| Eagle Eyed - Light Fantastic

Bana göre alıcısı için riski en düşük olan ata geldi sıra. Anne tarafından hep istikrarlı ve başarılı safkanların kardeşi. Civa, Duman, Vanilya, Dut Beyaz, Taycan ve Kurşun gibi iyi atların anne kardeşi olan doru dişi safkan "keşke ben alsam" dedirten bir at. Adem Erdölek'in yetiştirdiği safkanın yüksek bir bedelle satılabileceği kanaatindeyim. Eagle Eyed'la uyum sağlayabileceğini düşündüğüm anne hattı sağlam bu tayın yarış hayatının parlak olacağı düşüncesindeyim.


179) İsimsiz| Common Grounds - Forested

Anne tarafından bir kardeşi dışında düğerleri çok başarılı olamamış olsa da başarılı olan kardeşi yeter de artar bile! Tam kardeşi Shargar olan doru dişi tay, alıcılar için hedef olan atlardan biri. 850.000 lira kazancı olan dayanıklı ve istikrarlı safkan Shargar'ın bu kardeşi için çetin bir alım mücadele olması muhtemel. Safkan Kemal Kurt yetiştirmesi.


181) Sadleria| Asakir - Valleria

Geçtiğimiz seneye damgasını vuran safkanlar arasında gelen ve bu sene koşulacak Gazi Koşusu için adı sıkça geçne Hakkar'ın anne kardeşi karşımızda. Satışlarda en yüksek fiyatlardan biriyle el değiştirmeye aday gördüğüm doru dişi safkan başarılı bir yarış hayatına aday. Erhan Kum'un yetiştirdiği Sadleria için benim tek tereddüdüm ise babası Asakir. Neden böyle bir tercih kullanılmış, pek anlayamadım. Umarım safkan başarılı olur. Hakkar'ın parlamasıyla beraber Valleria daha iyi değerlendirlecektir. Özellikle Hakkar'ın bu kadar formda olduğu bir dönemde, anne kardeşinin yüksek bedellere alıcı bulabileceği düşüncesi çok makuldur.


Benim en çok dikkatimi çeken 11 safkan bu şekilde. İkinci bir listeden bahsetmiştim. Bu atların sadece numaralarını yazmakla yetineceğim. Satışlarda ön plana çıkacağını düşündüğüm diğer atlar lot numarası sırasıyla şu şekilde;

21, 32, 33, 40, 46, 53, 56, 58, 62, 127, 138, 147, 175, 189, 194, 201, 203, 206, 209, 214, 224.

Bu sene satışalara katılan atların hem sayısında hem de kalitelerinde artış var. Burada tabi bir çok faktör etkili. Geçen sene yapılan organizasyonun ilk olması, akıllardaki sorular, yeteri kadar bilgilendirmenin yapılmamış olması ve bunalara benzer nedenler etkiliydi. Ancak geçen seneki satışların başarısı, atların performansı, satılamayan ancak bir şampiyona dönüşen Cangıl örneğinin olması, ilk organizasyonda görülen eksikliklerin giderilmesi ve bazı noktaların değiştirilmesi bu seneki satışları ilkine göre çok daha iyi bir noktaya getirdi. Satışlar yarın başlayacak. Bizler de takip edeceğiz. Değerlendirmelerimizin ne kadar başarılı olduğuna bakacağız.

İlkbahar Tay Satışları yeni at sahiplerinin sektöre kazandırılması için de büyük önem taşıyor. İleride kendi formasıyla at koşma hayali olan ben de, ilerleyen senelerde bu organizasyondan at almayı dilerim. Sektöre yeni girecek olan atçı adaylarımızın şansı bol olsun. Sonuçta yarışlarda koşan pedigreler değil atlardır. İlk atları başarılı olan kişilerin sektörde kalıcı olması bu işe daha sıkı bağlanması muhtemeldir.

Umarım güzel bir satış organizasyonu gerçekleşir. Alıcıların da satıcıların da memnun kalacağı el değiştirmeler yaşanır. Umarım el değiştiren at sayısı da geçen seneye göre büyük bir artış yaşar.

Türk Atçılığı'nın daha iyi noktalara gelmesi dileğiyle...

5 Mart 2010

Pan River Dün Start Aldı | İkinciliğe Üzülüyoruz



11 Şubat'ta Dubai'de ilk startını almıştı. Çok güzel bir yarış çıkarıp birinciliğe uzanmıştı. Dubai'deki ikinci yarışına dün çıkan Pan River yine çok başarılı bir yarış çıkardı, ancak ikincilikte kaldı.

G2 Dubai City Of Gold'ta mücadele veren Pan River ilk yarışına göre daha güçlü rakipleri olmasına rağmen yine muazzam bir yarış koştu. 2485 metre çim koşuda yarışın temposunu Golden Sword verdi. Yarışı, grubun arka sıralarında takip eden Pan River ve Selim Kaya düzlükte sprint atma düşüncesindeydi. Düzlüğe çıkılırken önü kapanan Pan River daha sonra dış kulvara açılma fırsatını buldu. Ancak çok arkalarda kalmıştı. Açık söylemek gerekirse ben bir an, "ya sprinte kalkamazsa" diye düşündüm. Ancak Pan River öyle bir sprint attı ki... Yarıştan önceki günde yazdığımız yazımızda da Pan River'ın rakipleri arasında gösterdiğimiz Godolphin Ekürileri'nden Camponoligist düzlükte çne çıkarak koşuya ağırlığını koymuştu. Diğer rakiplerini pek zorlanmadan ayırdı Camponoligist. Pan River uzunca bir sprint attı. Son metrelere doğru rakibine iyice yaklaşan ve farkı boyuna kadar düşüren Pan River rakibini ayırmayı başaramadı. Bunda rakibi Camponoligist'in de devam edebilmesi etkili oldu. Öyle bir yarış oldu ki çok başarılı bir ikincilik elde etmemize rağmen, birinciliği kaçırmış olmanın üzüntüsünü yaşıyoruz.

Pan River'ın 2. olduğu yarışta üçüncü Golden Sword, 4. ise Pompeyano oldu.

Gerçekten dün akşam Pan River bir kez daha bizim göğsümüzü kabarttı. Gönül isterdi ki bir birincilik daha yaşasaydık. Ancak aldığımız bu sonuç inşallah bizi final gününe taşıyacaktır. Yarıştan sonra Nevzat Seyok "İnşalllah 27 Mart’ta bu ikinciliği telafi edeceğiz" dedi. Bu sözler Pan River'a olan güvenin ne kadar üst seviyede olduğunu gösteriyor. Türk Atçlığı için için çok önemli şeyler bunlar. Dubai'de herkesin 'başarı' olarak sayacağı bir G2 ikinciliği Pan River için yeterli görülmüyor. Hedef birincilikten başka bir şey olamaz! İşte bu zihniyet değişimi bizim atçılığımızı daha da ileriye götürecektir.

Yarıştan sonra ise, ilk yarıştakine benzer bir enstantane vardı. İlk yarışta Selim Kaya birinciliğe uzanırken Dettori ikincilikte kalmış ve bu ikili yarışta sonra el sıkışmıştı. Bizlerin çok hoşuna gitmişti bu görüntü. Dün de birinciliğe Dettori uzanırken, Selim ikincilikte kaldı. Yine ilk iki sırayı alan Selim-Dettori ikili yarıştan sonra bir kez daha el sıkıştılar. Gerçekten çok hoş bir davranış.

Selim Kaya'yı, Nevzat Seyok'u Ayhan Kasar'ı canı gönülden tebrik ediyorum. Pan River gerçekten istim üstünde. Emeği geçen herkes bu performansla övünmeli. İnşallah puanı yeter ve Pan River'ı final günü de büyük yarışta görebiliriz. Tebrikler Pan River, seninle gurur duyuyoruz!

3 Mart 2010

Pan River 2. Sınavında




Dubai'deki ilk yarışında çok başarılı bir performans sergileyerek birinciliğe uzanan Pan River yarın akşam 19:35'te 2. kez piste çıkacak.

Kuzey yarımküre doğumlu 4 ve yukarı yaşlı, güney yarım küre doğumlu 3 ve yukarı yaşlı 14 İngiliz safkanın katılacağı yarışın 250.000 dolar toplam ikramiyesi, 150.000 dolar da birincilik ikramiyesi var.

2485 metrelik yarışta Selim Kaya ile mücadele edecek Pan River'ın ilk yarışa göre işi daha zor olacak. İlk yarışından önce yazmış olduğum yazımda Pan River'ın birinciliğe uzanmaması için hiç bir sebep olmadığını dile getirmiştim. Beklediğimiz olmuş, Pan River güzel bir birincilik kazanmıştı. Ancak yarın ben işinin biraz daha zor olduğunu düşünüyorum. Boğaziçi Koşusu'nda geçildiği Halicarnassus Dubai'de ilk startında yarışı kazanmıştı. Hatta biz de Halicarnassus ve Pan River'ın karşı karşıya gelme ihtimalinden bahsetmiştik. Bu buluşma yarın olacak. Diğer rakiplere gelirsek Quijano ve Purple Moon üst düzey yarışlarda boy göstermiş başarılar elde etmiş atlar. Yarın için çok tutulmasa da Frozen Fire benim rakip gördüğüm atlar arasında. Yine Godolphinler'in atları da rakipler arasında göstermek yanlış olmayacaktır.

Rakiplerimizi uzun uzun inceleme fırsatı bulamadım ama ilk planda görünenler bunlar. Ama yarışın daha zor olacağını söylemek yanlış olmayacak. Her şeye rağmen bizler Pan River'ın kalitesini ve karekterini biliyoruz. İlk startından olumlu izlenimler de aldık. Neden bir daha olmasın? Bir birincilik, bir ikincilik ya da üçüncülük yine sürpriz olmayacaktır. Pan River biraz daha performansını arttırırsa yarın yine başarılı bir sonuç alacağımıza kuşku yok.

Yarın bir kez daha ekranların başında tek yürek olacağız. Haydi Pan River, haydi Selim Kaya. Tüm Türkiye sizinle. Bir zafer daha bekliyoruz.

Şansımız açık olsun.

23 Şubat 2010

'Soğuk' Duş: Cold Fire Dopingli Çıktı




İzmir'de son döneme damgasını vuran ardı ardına 6 yarışını kazanma başarısını gösteren ancak son yarışında 2.likte kalan Cold Fire'da doping tespit edildi.

12 Şubat günü A.Oluk idaresinde start alan ve Cadillac Jack'i burun farkla ayırarak birinciliğe uzanan safkanın dopingle koştuğu anlaşıldı.

Yapılan testler sonucunda Cold Fire'da "Etilefrine" adlı maddeye rastlanılmış. Yaptığım araştırmalar sonucunda bu maddenin herhangi bir tedavi edici özelliğinin olmadığını öğrendim. Bununla beraber Dünya Anti-Doping Ajansı tarafından yasaklı maddeler listesinde yer alan madde, tüm sporcular için yasaklanmış durumda. Araştırmamın devamında bu yasaklı maddenin uyarıcı sınıfında olduğu bilgisine ulaştım. Uyarıcılar, sinir sistemi ve neredeyse tüm organlara direk etki ediyorlar. Uyarıcılar genellikle yorgunluk ve performans için kullanılıyor. Uyarıcıların en önemli özelliği yorgunluğu çok büyük ölçüde geciktirmesi ya da hissettirmemesi ve konsantrasyonu üst seviyeye çıkarmasıdır.

Üst üste başarılı koşular koşan safkanda bu maddenin çıkması akıllara bir sürü soru getiriyor. Özellikle de üst üste birincilikler elde eden bir atta uyarıcı madde çıkması birinciliklerinin üzerine kara bulutları çekmiştir. Bakalım bundan sonra ne tür gelişmeler yaşanacak.

12 Şubat 2010

Bu Başlangıç Olsun




Pan River, 1800 metre çim pistte 11 safkanın katıldığı Gulf News Broadcasting Handikap Koşusu'nu, Selim Kaya ile 1.51.87'lik derece ile kazandı. Koşuda ikinciliği Lucky Find, üçüncülüğü Shaweel, dördüncülüğü ise Spriıng Of Fame elde etti.

Uzun zamandır beklediğimiz yarış zaferle sonuçlandı. Daha Dubai'ye gideceği açıklandığı gün heyecanımız ve bekleyişimiz başlamıştı. Pan River Dubai'deki ilk startında büyük bir başarıya imza attı.

Yarışta başarılı olabilmek için bir çok şartın bir araya gelmesinin gerektiğini söylemiştik. Pan River'ın yarışına gelmeden önce, hemen bir önceki koşuda Halicarnasssus koşuyordu. Bildiğiniz gibi Enternasyonel Boğaziçi Koşusu'nda Pan River'ı ikincilikte bırakıp, birinciliğe uzanmıştı. Onun yapacağı yarış açıkçası benim için çok önemli bir işaret olacaktı. İstanbul'daki yarışının aksine önde kaçtı, beyaz bayrak ayna yarışı yapmayı tercih etti. Tempoyu iyi ayarladı ve düzlükte rakiplerinin ataklarına çok başarılı bir şekilde cevap vererek yarışı kazandı. Boğaziçi galibiyetinden sonta koştuğu yarışlarda birinciliği yoktu Halicarnassus'un. Bu birinciliği ile bizim ümitlerimiz iyice arttı.

Pan River padokta çok iyi görülüyordu. Son zamanlarda padok yorumlarıyla at yarışlarına yeni bir katkı yapan Teoman Demiröz ve Ali Kayakıt, Dubai'de yarış için bir padok sıralaması yapsa Pan River muhakkak o sıralamada olurdu. Ancak start gerisinde toplanılmaya başlanınca bizim tedirginliğimiz başladı. Pan River starta girmiyordu. Safkanlar start gerisinde tur atıyorlardı. Kamera sadece bu turu çekiyordu. Pan River uzun bir süre hiç bu kameraya girmedi. Çünkü o starta girmeye çalışıyordu. Yaklaşık 2-3 dakika bu devam etti. Daha sonra kamera Pan River'a döndüğünde safkanımız hala titizliğe devam ediyordu. Uzun uğraşlar sonucunda starta girmeyi başardı. Dubai'de çok fazla tahammül yoktur. Herkesin aklına Sabırlı'nın yarıştan çıkarılması gelmiştir. Böyle bir durumdan korkmadık desek yanlış olur.

Yarışa çok iyi başladı Pan River. Ön grubun hemen arkasında 5-6 civarında yarışa devam etti. Yarış içinde hep çok rahattı. Yarışa tempo veren, favorilerden Golden Sword yarışta pek adından söz ettiremedi. Düzlüğe ön tarafa yaklaşarak çıkan Pan River'ın hemen içinde yarışın bir diğer favorisi Shaweel vardı. Shaweel, Pan River'ı atlayacakmış gibi görünüyordu. Ama Selim Kaya kamçıyı çektiği anda, hafif de tamponla bir anda yarışı kazanacak pozisyona geldi ve bir boy farkla muhteşem bir zafere imza attılar.

Yarıştan sonra yaşanan olay ise çok güzeldi. Shaweel'in jokeyi Dettori yüzünde gülücüklerle, kendisini geçen Pan River'ın yanına yaklaştı. Selim Kaya ise bu mimiklerin ardından Dettori'ye elini uzattı, Dettori'de buna karşılık verekek elini uzattı ve tebrik etti. Dubai'de reji de bu görüntüyü uzun süre farklı açılardan ekrana getirerek bu güzel anı bizlere tekrar tekrar yaşattı.


Toplam ikramiyesi 175.000 $ olan koşuda, Pan River 105.000 $ ikramiye kazandı. Sevinilmesi gereken önemli bir zafer, ama çok da abartılmamalı. Her ne kadar Pan River yabancı otoriteler tarafından ön planda tutulmasa da ben bu rakipleri geçebileceğini düşünüyordum. Açık konuşmak gerekirse bu rakiplerin çoğu final günü koşulacak büyük koşularda görme ihtimalimizin zayıf olduğu atlar. Bu durum ise Pan River'ın başarısını hiç küçültmez. Başından beri söylediğimiz gibi çok önemli bir yarıştı. Bu yarışa bir amaç değil de bir araç gözüyle bakmamız daha doğru. Amacımız Dubai Yarış Festivali'nin final gününde koşabilmekse, buraya giden yol bu yarışı kazanmaktan geçiyordu. Bunu da başardık.

10.02.2006'da Sabırlı'nın kazandığı son yarıştan 4 yıl 1 gün sonra Dubai'de yeni bir birincilik kazandık. Tebrikler Şampiyon. Tebrikler Selim Kaya. Tebrikler Nevzat Seyok. Devamını bekliyoruz.

11 Şubat 2010

Meydan Şampiyon Görsün !


2008 Gazi Şampiyonumuz Pan River, Türkiye saati ile 20:50'de çıktığı yarışı kazanmayı başardı. Dünkü yazımızda kendisine inandığımızı belirttiğimiz, neden bir birincilik olmasın dediğimiz Şampiyon, Dubai'de de bizleri yanıltmadı ve tüm yarışseverlere büyük bir mutluluk yaşattı. Çok büyük bir başarıya imza atan Pan River, büyük final gününe de göz kırptı. Helal olsun sana Pan River!
Ayrıntılarla tekrar karşınızda olacağız.

Meydan Pan River'ın




Yapımı milyar dolara mal olan, geçtiğimiz günlerde de açılışı yapılan Dubai Meydan Hipodromu'nda beklenen gün geldi. Bu sene Dubai Yarış Festivali'ne katılacak olan tek, Meydan'da start alacak ilk safkan olan Pan River bu akşam piste çıkıyor.

Daha önceki yazımızda Pan River'ın 2485 metre olan yarışta piste çıkmasını beklediğimi söylemiştim. İlgilileri hem bu yarışa, hem de 1800m'lik yarışa kayıt yaptırmışlardı. Dün ise hangi yarışta koşacağı belli oldu. 1800 metre çim yarışta izleyeceğimiz Pan River'ı 11 rakip bekliyor. Safkanın neden diğer koşuyu tercih etmedikleri merak konusu. İçimden "ben olsam diğer yarışa giderdim" diyorum amatör ruhla. Çünkü orada tanıdık bir isim göze çarpıyor. Pan River'ın 2. kaldığı Enternasyonel Boğaziçi Koşusu birincisi Halicarnassus. Ancak at yarışında iddia vardır, inat yoktur. Ayrıca Pan River'ın Yarış Festivali'nin son gününde yapılacak büyük koşularda koşabilmesi için başta bu yarışta iyi derece alması gerekmektedir. Zaten ilgililerinin de geçildikleri attan çekindikleri için buraya yöneldiklerini sanmıyorum.

Yarışa dönersek Pan River'ın en güçlü rakibi ise Golden Sword olacağa benziyor. Biraz araştırma yaptım, benim bulduğum verilere göre rakipler öyle aman aman atlar, şampiyon safkanlar değil. Ama averajın üstünde olduklar kesin. Ben işin Pan River'ın performansına göre değişeceğini düşünüyorum. Safkan formdaysa, iyi günündeyse, yarış içinde aksilikler olmazsa sonuç alır. Almaması için de bir sebep yok. Neden birinci olmasın? Ben Enternasyonel Yarış'ta Pan River'ı çok beğenmiştim. Ancak Ankara'da Miramis'e geçildiği yarışta beni hayal kırıklığına uğratmıştı.

Selim Kaya ile start alacak olması dezavantaj mı, avantaj mı tam kestiremiyorum. Selim Kaya safkana ilk kez binecek. İkilinin uyumu nasıl olacak, merak konusu. Jokeylerin, safkanları tanımasının her zaman avantaj olduğunu düşünmüşümdür. Neden safkanı tanıyan jokeylerden biri götürülmedi bilemiyorum, ben böyle bir karar bekliyordum. İnşallah uyumda bir problem olmaz.

Ben Pan River'ın kalitesi ve karakterine inanıyorum. İyi bir dereceyle ayrılacağını da biliyorum. Saatler 20:50'yi gösterdiğinde ekranların başında olacağız. Kalbimiz seninle Pan River. Bol şanslar. Kop da gel!

5 Şubat 2010

Beşikçi Ekürisi Veda Ediyor




Uzun zamandır aklımda olan bir konuya nihayet değinme fırsatı buluyorum. Takip edenler hatırlayacaklardır. Bloga mecburi bir ara vermeden önce yazdığım son F.Derya Beşikçi'nin vefat haberiydi. Yetiştiriciliğimiz için ne kadar büyük bir kayıp olduğundan bahsetmiştik. Aradan neredeyse 5 ay geçti. Bu sefer ekürinin aldığı satış kararına göz atacağız.

Ekürinin bu kararını öğreneli ne kadar oldu hatırlayamıyorum. Ancak ilk okuduğum anda inanılmaz bir üzüntü, çok büyük bir hayal kırıklığı yaşamıştım. Eküri Rokoko dahil olmak üzere tüm atlarını, 2009 doğumluları, kısrakları ilan yoluyla satışa çıkarmış.

Satış ilanında Rokoko ve Tenedos dışında tüm atların fiyatı belirlenmiş durumda. Koşar durumda olan Little Tulip, Gold Tulip, Parpali, Fafatara sırasıyla, 75, 60, 65, 45 Bin TL'ye alıcı bekliyor.

Little Tulip 4 yaşında. Rokoko'nun Gazi yardımcısı. Rokoko'ya fedai olarak koşmaya başlamadan önceki 4 yarışında 3 birinciliği var. Koştuğu süre içinde benim beğendiğim bir safkandı. Ancak Gazi Koşusu'ndan sonra bir daha kendine gelemedi. Gazi'den sonra 1 yarış koşabildi, ardından 3 aylık ara verdi. Aradan sonra bir KV yarış kazandı. 2 yarış daha koşan safkan 2 ay daha sahalardan uzak kaldı. Son olarak Ocak ayında start alan safkan Royal Victory'nin kazandığı yarışta 7. olarak toparlanma sinyali vermişti. Galop yapmaya devam eden safkanı yakın zaman içinde bir yarışta görebiliriz. Tabi soru işareti, ekürinin atları satana kadar yarış koşup koşmayacağı. Biraz önce de belirttiğimiz üzere Little Tulip'in satış fiyatı 75.ooo lira. Kazancı ise 130.000 lira civarında. İlerisi için de başarılı olabilecek potansiyele sahip. İnsanın "cebimde para olsa" diyeceği bir durum. Alıcısı güzel bir iş yapmış olacak.

Gold Tulip, ekürinin bir diğer atı. Annesi Celebrity Style bir Seeking The Gold yavrusudrur. Seeking The Gold Derya Beşikçi'nin önem verdiği bir hattı. Damızlık kısrakları arasında yine bir Seeking The Gold kızı Wait For Spring vardır. Kalite olarak kuşkusuz iyi bir noktada Gold Tulip. Ancak sakatlıklarla, sorunlarla başı belada olan bir at. Geçen sene yaklaşık 4 ay bir süre pistlerden uzak kalan safkan, bu sene de henüz piste çıkamadı. Son yarışı olan 4 Kasım'dan sonra atın galop yapmadığını görüyoruz. 95.000 Lira civarında kazancı olan safkanın 60.000 lira satış fiyatı mevcut.

Parpali, anneden Tenedos'un kardeşi. Koşar durumda satışa çıkarılan atlar arasında tek erkek. Ülkemizde, aygırların sınırlı sayıda olmasından kaynaklanarak, anne tarafının çok daha önem kazandığını biliyoruz. Anneden çok başarılı bir kardeşi olan Parpali 3 yarış koşup son yarışında 3.lük elde etmiştir. Bu 3.lük onun tek tabelasıdır. Yarışlarında benim pek beğenemediğim bir safkan. Tabi bu düşüncem koştuğu yarışlardaki performansına göre değerlendirmemdir. Satış bedeli 65.000 lira. Bu da atın potansiyelini gösteriyor bir nevi. mevcut performansı vasat olan safkan orjiniyle hala ümit vaad edebiliyor. Galoplarına baktığımızda yılbaşına kadar düzenli çalıştığını ocak ayında ise bir galop yaptığını görüyoruz.

Fafatara'ya geldi sıra. Cihanyandı Lütfiye kızı. Özellikle Rokoko'dan sonra çok şey beklenen safkan 5 yarış koştu. Başarısız bir performasn görüyoruz. İlk yarışına favori giren safkan favori olmasına rağmen çok kötü bir yarış koştu. Daha sonra ganyanı sürekli arttı, yarışseverlerin güveni azaldı. Son yarışında 55 lira ganyanla start aldı. Bir Manila tayı olması sebebiyle hep bende, 3'lülüğünde uzun mesafelere iyi koşar düşüncesi vardı. Ben hala başarılı olabileceğini düşünüyorum. Aynı Parpali gibi ocak ayında tek bir galobu var. Atların problemi mi var, kenter mi devam ediyorlar, çalışmalarını çiftikte mi yapıyorlar bilemiyorum.

Satış listesinde en gözde olan 2. ata gelelim. Tenedos. 14 yarış koşan kum pistin başarılı ismi 7 birincilikle güzel bir başarı yakalamış durumda. Özellikle Geçen sene kazandığı G1 Nene Hatun Koşusu'yla kalitesini iyice kabul ettirmiştir. Ancak bu yarıştan sonra safkan tam olarak toparlanamamış. Sonraki 4 yarışında bir birinciliği olmazken, Kasım'dan beri start almıyor. Tenedos için çok bir şey yazmaya gerek yok. Fiyatı karşılıklı belirlenecek bir safkan. Şu an için bir satış haberi çıkmış değil.

Rokoko'yu en sona bırakmıştık. Ancak Rokoko için, özellikle de benim ayrı bir sayfa açmam gerekir. Bu yüzden bir sonraki yazım Rokoko üzerine olacak. Ayrıntılı bir şekilde inceleyeceğiz benim çok sevdiğim Rokoko'yu. Ancak atın satıldığı haberi geldi bile.

Beşikçi Ekürisi sahamız için çok önemli bir yer taşıyordu. Atçılığımıza büyük bir katkı yaptılar. Ancak F. Derya Beşikçi'nin vefatından sonra aile formanın temsilinin devamı gibi bir karar almadı. Aslında benim beklediğim buydu. Ailede atlarla çok ilgilenme isteği olmayabilir. Derya Bey'in at aşkı aileye yansımamış olabilir. Böyle bir durumda yetiştiriciliğe devam etmeleri beklenemez. Ancak benim düşüncem, en azından var olan atların yarış hayatlarının sonuna kadar bu forma altında koşmasının en iyi çözüm olacağı yönündeydi. Sonuçta atlarla birebir ilgilenmelerine gerek yok. Bir çok at sahibinin yaptığı gibi, uzman bir ekibe bu safkanları emanet edip onlar aracılığıyla koşmaya devam edebilirlerdi. Bu şekilde Derya Beşikçi'nin anısına güzel bir katkıda bulunabilirler, Beşikçi adını sektörde gururla taşımaya devam edebilirlerdi.

Bu kararı verecek olan aileydi ve aile bence bu satışlarla sektören tamamen çekildiğini ilan etmiştir. Manali, Bebek Cafe, Sinyor Sassi, On Footh Trouble, Dr Lucky gibi adından söz ettiren atlar koşan, son dönemde yetiştirdiği Tenedos ve Rokoko ile tekrar çıkışa geçen, atçılığımıza bir çok at değer kazandıran bu önemli ekürinin çekilme kararı atçılığımız için çok üzüntü vericidir, büyük bir kayıptır. Sayın Derya Beşikçi'yi tekrar rahmetle anıyoruz. At yarışlarına yaptığı katkılardan, ettiği hizmetlerden dolayı teşekkürlerimi ve minnetlerimi sunuyorum. Beşikçi Ekürisi'ni ve o güzel Sarı-Kırmızı formayı asla unutmayacağız.
Related Posts with Thumbnails