Frankie Dettori etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Frankie Dettori etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Eylül 2011

2011 Enternasyonel Boğaziçi Koşusu Değerlendirmesi

En son 2008'de Inspector ile kazandığımız, geçen sene ilk 5'e at sokamadığımız, 1991'den beri yapılagelen, Enternasyonel Yarışlarımızın 2 gözbebeğinden biri olan Boğaziçi Koşusu'nu 4 Eylül Pazar akşamı 21. kez düzenleyeceğiz.

Afsare 1 numarayla koşuya katılacak olup, Büyük Britanya menşeilidir. Toplam 8 kez start alan Afsare'nin 2 tane G3 1 tane de G2 yarışı vardır. En önemli başarısı 17 Haziran 2010'sa Ascot'ta katılıp kazandığı yaklaşık 30.000 Euro'luk Listed yarıştır. Katıldığı G3 koşularda ilk 4'e giremezken, ülkemize gelmeden önceki durağı olan New Market'ta katıldığı aynı zamanda Campanologist'in ve Dordogne'nin de katılmış olduğu G2 yarışta ülkemizde haftasonu start alacak bu iki ismi geride bırakarak başarılı bir 4.lük elde etti. Bu koşusuna 6/1'lik erken bahis oranıyla 4. şanslı sırada girip 4. olan Afsare'nin önceki 7 yarışında binen jokeyi K. Fallon ile ve mevcut form durumuyla üst sıralara göz kırpabilir. Safkanın toplam kazancı 65.000 Euro.

Campanologist yurt dışı yarışlarla ufak dahi olsa ilgilenenlerin tanıyacağı bir isim. Ülkemizde aygırlık kariyerine flaş bir başlangıç yapan Okawango'nun baba kardeşi olan Campanologist 6 yaşında. 31 yarışta 9 kez birinciliğe uzanan ve 700.000 Euro'ya yakın kazancı bulunan safkan ülkemize iddialı geliyor. 2007 Ağustosunda start aldığı ilk yarışta maidendan çıkan kalite safkan 9 kez Grup 3 koşu bunlarda bir kez 4. üç kez 3. iki kez 2. ve 2bir kez 1. oldu. 9 kez G2 koşuya katılan Campanologist 2 birincilik elde etti. 9 kez de g1 yarışlarda boy gösteren safkan biri 88.000 Euro, diğeri 79.000 Euro birincilik ikrameyis olan 2 birinciliğe imzasını attı. 2 grup1 birinciliği de 2010 yılında olan başarılı safkanın 2011 yılında henüz birinciliği yok. 2011'e 30 Nisan'da çıktığı Grup2 yarışta bugünkü rakibi Indıan Days'in de katılıp 3. olduğu yarıştan 4. olarak başladı. Goodwood'da katılmış olduğu 29 Temmuz tarihli G3 koşuda 10 at içinde 10. olarak hayal kırıklığı yaratan safkanın geçen seneki performansını bu yıl henüz gösteremediği söyleyebiliriz. Bununla beraber 22 Mayıs 2011'de İrlanda'da katıldığı ve So You Think'in ağır favori olarak girdiği Grup 2 mücadelen 4.5 boy farkla 2. ayrıldığını ilave etmeliyiz. 112.000 Euro birincilik ikramiyesi olan koşudaki başarısını sonraki yarışlarına taşıyamadığını söylesek yanlış olmaz. Ancak 5. olduğu 2 grup2 koşuda da erken bahis oranlarında gerilerde tutulması rakiplerinin güçlülüğüne yorumlanabilir. Her şeye rağmen parlak kariyeri ve kendisiyle pek çok yarışıa katılan dünyaca ünlü jokeyi Dettori ile yarışın favorisi olacakmış gibi duruyor.

Halicarnassus'u ne kadar misafir diye tanıtabiliriz, biraz şüpheli. 2009 Boğaziçi Koşusu galibi, 2010 yılı 4.sü safkanı Karataş aile satın aldı. 2011 yılında 11 kez koşan safkan ağırlıklı olarak (9 kez) hansikap yarışlarda boy göstererek emekli olacağı 2011 Enternasyonel Boğaziçi Koşusu'na kadar yıpranmadan, diri tutulmak istenmiş gibi. Atman formasıyla izleyeceğimiz safkanın aygırlık kariyerini merakla bekliyoruz. Ben yarışta boy göstereceğini pek düşünmüyorum.

Indian Days yarışa son şampiyon olarak çıkıyor. Geçen sene yumuşak pistte 12 liralık ganyanla sürpriz bir birinciliğe imza atan safkan Sri Putra, Buzzword gibi iki kalite ismi geçmişti. Ülkemizde kazandıktan sonra 4 Grup 1, 2 Grup 3 ve 1 tane Grup 2 yarış olmak üzere toplam 7 yarış koşan safkan 28.000 Euro'luk Grup 3 zaferine ve 45.000 Euro'luk Grup 2 yarışta Campanologist'in önünde 3lüğe imza attı. Tıpkı Campanologist gibi Goodwood'da katılmış olduğu 29 Temmuz tarihli G3 koşuda 10 at içinde 9. oldu. Erken bahis oranı o yarış için 1'e 20 olan (Campanologist'in 1'e 9du) safkanın 3 ve 26 Haziran'da çok sürpriz girdiği G1 yarışlarda 5 at içinde 5. olmuş. Toplam kazancı 370.000 Euro olan Indian Days yarışa Campanologist'in direkt rakibi olarak giriyor.

Supersition 2011 Enternasyonel Boğaziçi Koşusu'da değerlendireceğimiz son safkan. Kariyerinde toplam 127.000 Euro kazancı olan ve 16 yarışa katılan Supersition 1'i listed olmak üzere 3 birincilik elde etti. 2 Grup 3, 1 Grup 2, bir tane de Grup 1 koşusu mevcut. Son koşusu olan 86.000 Euroluk Grup 1 yarışta 39/1'lik erken bahis oranıyla sürpriz bir yarış çıkarıp 3. oldu. Pazar günü de kendisine şans yaratmaya çalışacak.

Şanslı sıralama Campanologist, Indian Days, Supersition şeklinde.

Enternasyonel Anadolu Koşusu 2011

Eski adıyla Enternasyonel şimdiki popüler adıyla uluslararası yarış festivalinin ilk gününde son açık yarışı oluşturan Anadolu Koşusu'nu değerlendirmeye başlayalım.

İlk inceleyeceğimiz safkan Amfitryon. İnternet üzerinden bilgilerine ulaştığımız kadarıyla safkanın önemli bir yarışı görülmemekte. Markopolo pistinde çıktığını gördüğümüz yarışlarında zaman zaman birincilikleri olsa da performansının hem detayına inemiyor olmamız hem de mevcut yarışlarının zayıf olması itibariyle ülkemizde fazla ilgi göreceğini ve şans bulacağını söylemek güç.

Emirates Champion ülkemize ilk kez gelecek atlardan biri. 5 yaşlı Haafd temsilcisi olan safkan (ki bu ismi ülkemiz temsilcileri Lily of the Valley ve Alania'dan tanıyoruz) katıldığı daha doğrusu bizim gördüğümüz 9 yarışında 5 birincilik elde etmiş. Her ne kadar kağıt üzerinde handikap yarışlarda başarılı oluyormuş gibi görülse de bu yarışların içinde Dubai Meydan hipodromunda olanlar var. 17 Şubat ve 10 Mart 2011 tarihlerinde Meydan Hipodromu'nda çıktığı 2 handikap yarışı, ki biri 60.000 diğeri 70.000 Euro ikramiyeli, kazanmış. Ülkemize de formda gelen safkanın iddialı geldiği ve başarılı olacağını söylemek güç zor değil. Benim tahminimde 2. şanslı isim olarak ön plana çıkıyor.

Belgian Bill yarış hayatında 9 koşu koşmuş ve 2 birincilik elde etmiş. Handikap yarışlarda zaman zaman başarılı koşan örneğin Ascot'ta Haziran 2011'de, 63.000 Euroluk handikap yarışta 4. olan safkan daha sonra koştuğu 8.000 Euro'luk yarışta 3. olmuş. İstikrarlı olarak nitelendiremeyiz safkanı. Ülkemize 18 Ağustos'ta koştuğu 23.000 Euro'luk Listed koşudaki 4.lüğü ardından gelen Belgian Bill'in tamamen şanssız olacağını söylemek yanlış olur. Fakat gelen rakiplerine göre bir adım geride olduğunu söylemeliyiz.

Dordogne bu yarışta ülkemize gelen, tanıacağımız son fakat en çok parlayan safkan. Belgian Bill'le beraber yarışa katılacak 2 3 yaşlı safkandan biri olan Dordogne kısa yarış hayatına rağmen başaırılı işlere imza atmış. Eylül 2010'da koşu hayatına başlayan Dordogne ilk yarışında maiden'a veda etmiş. 13 Mayıs 2011'de New Market'da katıldığı listed yarışını birincilikle sonuçlandıran safkan, Lingfield'de 7 Mayıs'ta katıldığı Grup 3 yarışında da birinciliğe uzanmış. Daha önce Frankie Dettori, Neil Callan, Kieren Fallon gibi ünlü jokeylerle koşulara katılan Dordogne bu yarışına İstanbul'daki Enternasyoneller'de %100 ilk-iki oranına sahip jokey Alan Munro ile katılıyor. Son yarışında Newmarket'ta Grup 2 bir yarışta yaşça büyüklerine karşı mücadele veren ve 2011 Boğaziçi Koşusu'na katılacak olan Campanologist'in 5. olarak tamamladığı yarışta hemen arkasında 6. olan Dordogne'nin Enternasyonel Anadolu Koşusu'na favori olarak girdiğini söyleyebiliriz. Son yarışında Campanologist ile aynı erkan bahis oranına sahip olduğunu da ekleyelim(10/1).

Ülkemize gelen 4 safkan içinde şanslı sıralama Dordogne, Emirates Champion, Belgian Bill şeklinde.

5 Mart 2010

Pan River Dün Start Aldı | İkinciliğe Üzülüyoruz



11 Şubat'ta Dubai'de ilk startını almıştı. Çok güzel bir yarış çıkarıp birinciliğe uzanmıştı. Dubai'deki ikinci yarışına dün çıkan Pan River yine çok başarılı bir yarış çıkardı, ancak ikincilikte kaldı.

G2 Dubai City Of Gold'ta mücadele veren Pan River ilk yarışına göre daha güçlü rakipleri olmasına rağmen yine muazzam bir yarış koştu. 2485 metre çim koşuda yarışın temposunu Golden Sword verdi. Yarışı, grubun arka sıralarında takip eden Pan River ve Selim Kaya düzlükte sprint atma düşüncesindeydi. Düzlüğe çıkılırken önü kapanan Pan River daha sonra dış kulvara açılma fırsatını buldu. Ancak çok arkalarda kalmıştı. Açık söylemek gerekirse ben bir an, "ya sprinte kalkamazsa" diye düşündüm. Ancak Pan River öyle bir sprint attı ki... Yarıştan önceki günde yazdığımız yazımızda da Pan River'ın rakipleri arasında gösterdiğimiz Godolphin Ekürileri'nden Camponoligist düzlükte çne çıkarak koşuya ağırlığını koymuştu. Diğer rakiplerini pek zorlanmadan ayırdı Camponoligist. Pan River uzunca bir sprint attı. Son metrelere doğru rakibine iyice yaklaşan ve farkı boyuna kadar düşüren Pan River rakibini ayırmayı başaramadı. Bunda rakibi Camponoligist'in de devam edebilmesi etkili oldu. Öyle bir yarış oldu ki çok başarılı bir ikincilik elde etmemize rağmen, birinciliği kaçırmış olmanın üzüntüsünü yaşıyoruz.

Pan River'ın 2. olduğu yarışta üçüncü Golden Sword, 4. ise Pompeyano oldu.

Gerçekten dün akşam Pan River bir kez daha bizim göğsümüzü kabarttı. Gönül isterdi ki bir birincilik daha yaşasaydık. Ancak aldığımız bu sonuç inşallah bizi final gününe taşıyacaktır. Yarıştan sonra Nevzat Seyok "İnşalllah 27 Mart’ta bu ikinciliği telafi edeceğiz" dedi. Bu sözler Pan River'a olan güvenin ne kadar üst seviyede olduğunu gösteriyor. Türk Atçlığı için için çok önemli şeyler bunlar. Dubai'de herkesin 'başarı' olarak sayacağı bir G2 ikinciliği Pan River için yeterli görülmüyor. Hedef birincilikten başka bir şey olamaz! İşte bu zihniyet değişimi bizim atçılığımızı daha da ileriye götürecektir.

Yarıştan sonra ise, ilk yarıştakine benzer bir enstantane vardı. İlk yarışta Selim Kaya birinciliğe uzanırken Dettori ikincilikte kalmış ve bu ikili yarışta sonra el sıkışmıştı. Bizlerin çok hoşuna gitmişti bu görüntü. Dün de birinciliğe Dettori uzanırken, Selim ikincilikte kaldı. Yine ilk iki sırayı alan Selim-Dettori ikili yarıştan sonra bir kez daha el sıkıştılar. Gerçekten çok hoş bir davranış.

Selim Kaya'yı, Nevzat Seyok'u Ayhan Kasar'ı canı gönülden tebrik ediyorum. Pan River gerçekten istim üstünde. Emeği geçen herkes bu performansla övünmeli. İnşallah puanı yeter ve Pan River'ı final günü de büyük yarışta görebiliriz. Tebrikler Pan River, seninle gurur duyuyoruz!

12 Şubat 2010

Bu Başlangıç Olsun




Pan River, 1800 metre çim pistte 11 safkanın katıldığı Gulf News Broadcasting Handikap Koşusu'nu, Selim Kaya ile 1.51.87'lik derece ile kazandı. Koşuda ikinciliği Lucky Find, üçüncülüğü Shaweel, dördüncülüğü ise Spriıng Of Fame elde etti.

Uzun zamandır beklediğimiz yarış zaferle sonuçlandı. Daha Dubai'ye gideceği açıklandığı gün heyecanımız ve bekleyişimiz başlamıştı. Pan River Dubai'deki ilk startında büyük bir başarıya imza attı.

Yarışta başarılı olabilmek için bir çok şartın bir araya gelmesinin gerektiğini söylemiştik. Pan River'ın yarışına gelmeden önce, hemen bir önceki koşuda Halicarnasssus koşuyordu. Bildiğiniz gibi Enternasyonel Boğaziçi Koşusu'nda Pan River'ı ikincilikte bırakıp, birinciliğe uzanmıştı. Onun yapacağı yarış açıkçası benim için çok önemli bir işaret olacaktı. İstanbul'daki yarışının aksine önde kaçtı, beyaz bayrak ayna yarışı yapmayı tercih etti. Tempoyu iyi ayarladı ve düzlükte rakiplerinin ataklarına çok başarılı bir şekilde cevap vererek yarışı kazandı. Boğaziçi galibiyetinden sonta koştuğu yarışlarda birinciliği yoktu Halicarnassus'un. Bu birinciliği ile bizim ümitlerimiz iyice arttı.

Pan River padokta çok iyi görülüyordu. Son zamanlarda padok yorumlarıyla at yarışlarına yeni bir katkı yapan Teoman Demiröz ve Ali Kayakıt, Dubai'de yarış için bir padok sıralaması yapsa Pan River muhakkak o sıralamada olurdu. Ancak start gerisinde toplanılmaya başlanınca bizim tedirginliğimiz başladı. Pan River starta girmiyordu. Safkanlar start gerisinde tur atıyorlardı. Kamera sadece bu turu çekiyordu. Pan River uzun bir süre hiç bu kameraya girmedi. Çünkü o starta girmeye çalışıyordu. Yaklaşık 2-3 dakika bu devam etti. Daha sonra kamera Pan River'a döndüğünde safkanımız hala titizliğe devam ediyordu. Uzun uğraşlar sonucunda starta girmeyi başardı. Dubai'de çok fazla tahammül yoktur. Herkesin aklına Sabırlı'nın yarıştan çıkarılması gelmiştir. Böyle bir durumdan korkmadık desek yanlış olur.

Yarışa çok iyi başladı Pan River. Ön grubun hemen arkasında 5-6 civarında yarışa devam etti. Yarış içinde hep çok rahattı. Yarışa tempo veren, favorilerden Golden Sword yarışta pek adından söz ettiremedi. Düzlüğe ön tarafa yaklaşarak çıkan Pan River'ın hemen içinde yarışın bir diğer favorisi Shaweel vardı. Shaweel, Pan River'ı atlayacakmış gibi görünüyordu. Ama Selim Kaya kamçıyı çektiği anda, hafif de tamponla bir anda yarışı kazanacak pozisyona geldi ve bir boy farkla muhteşem bir zafere imza attılar.

Yarıştan sonra yaşanan olay ise çok güzeldi. Shaweel'in jokeyi Dettori yüzünde gülücüklerle, kendisini geçen Pan River'ın yanına yaklaştı. Selim Kaya ise bu mimiklerin ardından Dettori'ye elini uzattı, Dettori'de buna karşılık verekek elini uzattı ve tebrik etti. Dubai'de reji de bu görüntüyü uzun süre farklı açılardan ekrana getirerek bu güzel anı bizlere tekrar tekrar yaşattı.


Toplam ikramiyesi 175.000 $ olan koşuda, Pan River 105.000 $ ikramiye kazandı. Sevinilmesi gereken önemli bir zafer, ama çok da abartılmamalı. Her ne kadar Pan River yabancı otoriteler tarafından ön planda tutulmasa da ben bu rakipleri geçebileceğini düşünüyordum. Açık konuşmak gerekirse bu rakiplerin çoğu final günü koşulacak büyük koşularda görme ihtimalimizin zayıf olduğu atlar. Bu durum ise Pan River'ın başarısını hiç küçültmez. Başından beri söylediğimiz gibi çok önemli bir yarıştı. Bu yarışa bir amaç değil de bir araç gözüyle bakmamız daha doğru. Amacımız Dubai Yarış Festivali'nin final gününde koşabilmekse, buraya giden yol bu yarışı kazanmaktan geçiyordu. Bunu da başardık.

10.02.2006'da Sabırlı'nın kazandığı son yarıştan 4 yıl 1 gün sonra Dubai'de yeni bir birincilik kazandık. Tebrikler Şampiyon. Tebrikler Selim Kaya. Tebrikler Nevzat Seyok. Devamını bekliyoruz.

8 Eylül 2009

Jokeylerin Enternasyonel Kazançları


Enternasyonel Yarışlar'ın üzerinden neredeyse bir hafta geçti. Yarışların değerlendirilmesi çok kez yapıldı. Bir de jokeyler bakalım. 6 yarıştan oluşan Enternasyonel Yarışlar'da kim en çok geliri elde etti.

Enternasyonel Anadolu Koşusu

1.Balius- 250,000$, Dettori 25,000$

2.Derviş Ağa-100.000$, Yalçın 10,000$

3.Berathan-50.000$, Gökhan Kocakaya 5,000$

4.Beran- 25.000$, N.şen 2,500$


Enternasyonel IFAHR Koşusu

1.Badad 100.000$, C.Nora 10,000$

2.Şimşeğinoğlu 40.000$, Gökhan 4,000$
3.Nakomys 20.000$, N.Callan 2,000$

4.Yücelay 10.000$, Karataş 1,000$


Enternasyonel İstanbul Koşusu

1.Evas Quest 250.000$, A.Munro 25.000$

2.Damaniyat Girl 100.000$, Dettori 10.000$

3.Wilside 50.000$, Peslier 5.000$

4.Berraksu 25.000$ S.Boyraz 2,500$


Enternasyonel Topkapı Koşusu

1.Pressing 600.000$ N.Callan 60.000$

2.Dream eater 240.000$ Buick 24.000$

3.Sabırlı 120.000$ A.Sözen 12.000$

4.Kurtiniadis 60.000$ Selim 6.000$


Enternasyonel Boğaziçi Koşusu

1.Halicarnassus 400.000$ A.Munro 40.000$

2.Pan river 160.000$ S.Boyraz 16.000$

3.Sassoalora 80.000$ G.mosse 8.000$

4.Annosh 40.000$ Selim 4.000$

Enternasyonel Malazgirt Koşusu

1.Turbo 150000$ Karataş 15.000$

2.General 60.000$ Bouland 6.000$

3.No risk al Maury 30000$ Hills 3.000$

4.Dariya 100.00$ Sogorb 1000$



Toplam:

Munro: 65,000
Callan: 62,000

Dettori: 35.000

Buick 24.000

S.Boyraz 18,500

Karataş 16,000

A.Sözen 12,000

Y.Akağaç, Selim, Nora: 10,000

Kocakaya 9,000

G.Mosse 8,000

Bouland 6,000

Peslier 5,000

Hills 3,000

N.Şen 2,500

Sogorb 1,000


Enternasyonel Yarışlar'da jokeyleri kazançlarına göre sıraladığımız zaman doğal olarak yabancıların ilk sıraları doldurduğunu görüyoruz. Türk Jokeylerimizden tabelaya giren olmadığı listede birincilik ufak bir farklada olsa 2 yarış kazanan A.Munro'nun oluyor. Hemen 3.000$ gerisinde N.Callan 2. olurken diğer rakiplerinden bayağı ayrılmış gözüküyorlar. En yakın rakipleri Dettori olurken gelir farkı ise yaklaşık 30.000$.

Yerlilerden en iyi performansı S. Boyraz sergilemiş ve bir 2.lik bir 4.lük ile topladığı 18,500$'lık gelir ona Türk Ligi Şampiyonluğu'nu getirdi.

Toplamda 6 yarışın koşulduğu buna bağlı olarak 24 pozisyonun açıldığı Festival'de bu 24 tabela yeri 17 farklı jokey tarafından doldurulmuş. Bu da bir-iki jokeyin festivali (Kazanç yönünden değil,tabela içinde yer bulma yönünden) domine edemediğini gösteriyor.
Kazanç hesaplamasında ülkemizde geçerli olan %10 kuralı geçerli kabul edilmiştir. Jokeylerin aldıkları özel primler vs. hesaplamaya katılmamıştır.

4 Eylül 2009

Enternasyonel Koşuların Analizi 1

Enternasyonel Anadolu Koşusu


Enternasyonel Yarış Festivali'nin açılış mücadelesiydi Anadolu Koşusu. YArıştan önceki değerlendirmemizde Türk Atlarının önde olduğunu, zaten 2 yabancı safkanı yarışa katıldığını ve Philatelist'in etkili olamayacağını, ağırlıklı olarak çim pistte koşan Balius'un sentetiğe uyum sağlaması halinde başarılı olabileceğini yazmıştık. Yarışı kazanma ihtimali olan tek yabancı at Balius da aynayı önde geçen safkan oldu.

Beklenildiği gibi Doğubeyi yarışa hızlı başlayıp liderliği aldı ve alıştığımız stiliyle koştu. Ancak beklenenin aksine kimse Doğubeyi'ni önde rahatsız etmedi. Beran da önceki yarışlardaki hatasını sonunda anlamış olacak ki arkada beklemeyi tercih etti. Yarışı Doğubeyi'nin arkasında takip eden Berathan, yarışı çalma düşüncesiyle Doğubeyi'ni erken ayırmaya çalıştı ve 800'e doğru yürümeye başladı. Bu hamle Doğubeyi'ni kısa sürede yarıştan düşürürken, yarışı ön grubun içinde takip eden Balius'a yaradı. Doğubeyi-Berathan kapışmasından uzakta kalmamak için Dettori'nin teşvik ettiği safkan 400'e gelinirken Berathan'ı yakaladı ve mücadele dahi etmeden rakibini ayırdı.

Kolay bir birincilik elde eden Balius yaklaşık 5 boy farkla fotoyu önde geçerken, en azından ikincilik isteyen Berathan Doğubeyi'ne erken saldırmasının faturasını Derviş Ağa'ya geçilerek ödemiş oldu. Yine öne çıkmaya çalışmayan ve yarışı gerilerde takip eden Beran, tempoya uymamasının ödülünü 4.lük elde ederek aldı. Fair Son ise eski günlerin çok gerisinde kaldığını gösterdi. Gerçek bir Fair Son'ın bu yarış için birincilik mücadelesi yapmamasını düşünmek yanlış olurdu. Ancak tabelaya dahi asılamayacak bir görüntüdeydi.

Konuşulması gereken bir diğer konu ise zayıf olarak nitelendiremeyeceğimi kumcu Türklerin neden özünde çimci olan bir ata geçildiğidir. Geçen sene Harputlu Gaggoş ve Fair Son, Familiar Territory, Happy Boy gibi iddialı başarılı atları geçme başarısı gösterirken bu sene çok da iddialı diyemeyeceğimiz Balius'un daha yoğun katıldığımız yarıştaki birinciliği düşündürücüdür.Balius'un rekor kırarak kazandığı yarıştan bize geriye kalan ise Dettori'nin attan atlama şovunu izlemek oldu.

8 Ağustos 2009

Rokoko vs. Chi


09 Ağustos Pazar Günü Veliefendi güzel bir mücadeleye ev sahipliği yapacak. Jenerasyonun en iyi atlarından olan, Gazi'ye favori atlardan biri olarak girip koşudan 5. ayrılan ROKOKO ve ünlü jokey Dettori ile Gazi Koşusu'na katılıp 3. olan Dişi Tay Deneme galibi CHI G3 Özdemir Atman Koşusu'nda karşı karşıya geliyorlar. Yarın koşulacak olan koşuyla Chi ve Rokoko 3. defa karşılaşmış olacaklar. Şu anda skor tabelsında 1-1'lik eşitlik var. Dişi Tay Deneme Koşusu'nda Rokoko'yu 2-2.5 boy ayıran Chi uzun mesafede ilk galibiyetini almaya çalışacak. Zira diğer randevu olan 2100m G1/Dişi Koşu'da Rokoko, Chi'yi bir burunla da olsa geçmişti. Rokoko'da S.Kaya'yı, Chi'de N.Şen'i görüyoruz. MİRAMİS'le Gazi'ye doğru giden G.Kocakaya'nın o dönemden önce tüm yarışlarına bindiği Chi'ye Miramis'in olmadığı yarışta binmemesi enteresandır. Tabi bu jokeyin tercihi olabileceği gibi, atın ilgililerinin de tercihi olabilir. Yarışta bu iki safkan ön plan çıkmış durumda. Rakipleri ie en az onlar kadar güçlü. Son yarışında hayal kırıklığı yaratsa da Kısrak Koşusu galibi ve uzuna giden LIVE WELL yarın koşuya ağırlığını koymak isteyecektir. Yine son yarışı kötü olsa da Kocakaya idaresindeki, Kısrak Koşusu 4.'sü, SEA GULL, Dişi Tay Deneme 3.'sü LAST STORY, G1/Dişi'de Rokoko ve Chi'nin arkasına 3. olan ORSE GÜL...


Gerçekten seyri güzel bir yarış olacak. Tam bir taktik savaşı yaşanacak. Yarışın ağır gitmesi halinde ise son 200 metre oldukça karışık geçebilir. Her şeye rağmen Rokoko bir adım daha önde gibi. Selim içeri dalmazsa şansı yükselecektir. Tüm atların ayakları düz bassın, iyi bir yarış olsun.

5 Ağustos 2009

Frankie Dettori, Uçan Adam

Ülkemizde de at binmiş olan, bir çok otorite tarafından dünyanın en iyi jokeyi olarak kabul edilen Dettori'nin 1996'dan bi karesi. Takip edenler biliyordur, Dettori'nin kendine has bir zafer kutlaması vardır. Kazandığı her yarıştan sonra atın üstünde ayağa kalkar ve sıçrayabildiği kadar sıçrayıp kendini öne doğru bırakır. Belki de bu sevinç onun bu kadar tanınmasına ön ayak oldu. Gazi 2009'da Chi ile start alan ve 3. olan Dettori'den Türkiye'de de böyle bir sevinç gösterisi izlemek eğlenceli ve güzel olurdu.

Gelelim fotoğrafa. Frankie Dettori kariyerinde bir çok başarıya imza attı. Ancak bu başarısı en büyüklerden biri, belki de en büyüğü. Yıl 1996, aylardan Eylül. Dettori Ascot'ta tarih yazıyor. Bir günde 7 yarış birden kazanan İtalyan, bu muazzam performansını bildiği tek kutlama yoluyla noktalıyor. Ona bakan meraklı gözler de heralde Dettori'nin kimin üzerine düşeceğini tahmin etmeye çalışıyordu.

29 Haziran 2009

Gazi Koşusu'nu Miramis Kazandı

Ulu Önder adına 83 yıldır aralıksız koşulan Gazi Koşusu'nu MİRAMİS kazanmayı başardı. G.Kocakaya'nın etkili binişiyle birinciliğe uzanan safkan 3 yaşlı ingilizlerin şampiyonu oldu. Son aylarda inanılmaz bir çıkış yakalayan G.Kocakaya hakettiği bir zafer kazandı. Selim Kaya ise NİHALİM'den sonra 2. dişi Rokoko'yla da yarışı kaybederek, Gazi'de birincilik yüzü yine göremedi. Çim pistte yapılan 2400 metrelik koşuyu 2.30.33’lük derece ile bitti. Sri Pekan- Satılmış orjinli Miramis baba hattına rağmen uzunda da gidebildiğini kanıtladı ve bir tabuyu yıktı. Böylece ilk kez bir Sri Pekan yavrusu Gazi Koşusu kazanmış oldu. Yarışın Kısrak Koşusu'na göre yaklaşık 4 saniye daha iyi bitmesi yarışın daha tempolu gittiğini gösterirken, kısrakların bu sene erkeklerin çok gerisinde kaldığını da gösterdi. Miramis önemli koşuyu kaznarak ilgililerine yaklaşık 1.250.000 lira kazandırdı. Yarışın ikincisi ÇAKILHAN olurken, 3. CHI, 4. ZEEV oldu. Bu özel günde 8.512.000 liralık oyun oynandı. Katılmanın bile büyük bir şeref olduğu yarışa ekürilerden LITTLE TULIP tempo verdi. Yarış boyunca 5-6 boy önde giden safkan 600'den sonra gerilemeye başladı. Yarışı, liderin hemen gerisinde takip eden İNDERESİ ve Chi son düzlüğe önde çıktılar. İnderesi'nin gücü yetmeyince, kısa bir mücadeleden sonra Chi önde kaldı. Daha sonra iç kulvardan dalan Çakılhan, Chi'ye yaklaşmaya başladı. Gazi'de atlar ve jokeyler kadar, Gazi Şansı'nın da etkili olduğu söylenir. Bu yarışta da öyle 2 olay yaşandı ki belki de sonucu bu olaylar belirledi. Virajı son sıralarda dönen Miramis ve ROKOKO ise pistin iç tarafını tercihleyip sprintlerine başladılar. Rokoko'nun viraj üzerinde, gerilemeye başlayan ekürisi Little Tulip'in tamponuna maruz kalması ise büyük bir şanssızlıktı. Kendisine yardımcı olan ekürisinden böylesine şanssızca bir faul yemesi ve 4-5 boy kadar oyalanması belkide viraj dönülmeden Rokoko'nun şansını bitirdi. Bu Rokoko'nun Gazi Şansı'na sahip olmadığını kanıtlıyordu. Tam tersine Miramis ise bu şansı yanına alıp koştu. Haftalarca, yarışın kalabalık olmasından dolayı Miramis'iniç kulvarlarda trafiğe takılabileceği tartışıldı ama, bir sorunla karşılaşmadı. Bu noktada şansı devredeydi. Düzlüğe çıkılır çıkılmaz iç kulvarı tutan üç safkan Çakılhan, DISTANT FLIGHT ve İnderesi iç kulvarı kapatmıştı. Miramis ise içeri doğru dalarak bu gruba yaklaşmaya başlamıştı. Sprintini bariyer dibinden atan Çakılhan son 300'den sonra dışa doğru açılıp Chi'ye yapıştı ve bu noktada bomboş olan bariyer dibine rahatça giren Miramis birinciliğe uzandı. Çakılhan o kulvarı boşaltmasa, Miramis grubun dışına çıkıp sprintine devam etmeye çalışsa, belki de zaman kaybedeceği için yarışta kupaya uzanamayacaktı. Bu iki olay sıralamayı etkiledi. Rokoko, Miramis'in arkasından bariyer dibine girerek sprint atmaya çalışmış olsa da bu koşu için Miramis'e yapabileceği bir şey yoktu. Son metrelerde de Zeev'in ataklarıyla 4.lüğü kaybederek koşudan 5. ayrıldı ve ilk kez ilk 3 sıra dışında yer aldı. Ben de hala Rokoko'nun kısa mesafelerde daha etkili sprint atığını düşünüyorum. Umarım Rokoko Gazi'den sonra sorun göstermez ve uzun yıllar sahada başarıyla koşar. 48,50 ganyanla koşan Çakılhan ise Miramis'in yol bulamaması durumunda büyük bir süprize imza atacaktı. Şans verilmeyen safkan sonlarda hafif gezinmesine rağmen ikinciliği kaptı. Gelişiyle büyük sansasyon yaratan Dettori'nin bindiği Chi, gerek Miramis'in gerekse Çakılhan'ın ataklarına cevap veremedi ve yarıştan 3. ayrıldı. Chı bu dereceyle tabela içinde kendine yer bulan tek dişi safkan oldu. Yarışın önde tutulan atlarından olan MONTE NEGRO ise beklenen yarışı yapamadı. Virajı ön taraflarda dönen safkan hızını bir türlü arttıramadı ve yarıştan 13. ayrıldı. Süpriz şansı verilen TRANSACOUSTIC ise çok etkili ataklar yapamasa da düzlükte çok yol aldı ve yarışı 7. tamamladı. Miramis'in yaklaşık 1 saniye gerisinde yarışı bitiren safkan ilerleyen yarışlarında etkili olacaktır. Son viraj dönülürken ENZO, jokeyi E. Çakıroğlu'nu üstünden attı. Gerçekten ilgilileri ve jokey için çok şanssız bir koşu oldu.
Yarışa ve güne gelen olarak bakmak gerekirse, gerçekten çok güzel bir yarış günü oldu. Ancak Gazi Koşusu eski keyfi ve heyecanı vermedi. Yarışın çok mücadeleci geçmemesi de bunda etkili. Ben ilk kez gece koşulan yarışın bu sebepten dolayı da eski yarışların gerisinde kaldığını düşünüyorum. Belki de biz gündüz izlemeye alışık olduğumuz için böyle bir hisse kapıldık. Ben gelecek sene Gazi Koşusu'nun gündüz yapılması taraftarıyım.
Şampiyon Miramis'i ve Kocakaya'yı kutluyoruz, safkanın yarış hayatının uzun olmasını umuyoruz.

15 Haziran 2009

İthal Jokey Mevsimi

Gazi Koşusu'na aklaşık 2 hafta gibi bir süre kaldı. Hangi atların koşacağı, Jokeylerin kimleri tercih edeceği yavaş yavaş şekilleniyor. Bu süreçte bazı at sahipleri, yerli jokeylerimizi pas geçip yurt dışından jokey getirmeyi planlıyor. Yabancı jokeylere olan ilgi son zamanlarda göz görülür bir şekilde arttı. Önce Kemal Kurt, Erkek Tay Deneme'de TRANSACOUSTIC'e Robert Winston'ı bindirdi. G1/Dişi'de ise Serdal Adalı, BEYONCE isimli atına D.Flores'i getirdi. İki safkan da istenilen neticeleri alamadı. Bu furya Gazi'ye doğru da devam ediyor. CHI, DEHA ve ENZO için ilgilileri yurt dışından jokey getirmeyi planlıyor. Chi için Dettori ile görüşmeler yapıldığı biliniyor. Enzo ve Deha için ise henüz bir isim ortaya çıkmış değil. Ancak her 3 safkan için de at sahiplerinin yabancı jokey getirmesi gündemde. Tartışılması gereken ise jokeylerimize güven duymadıkları için mi, yoksa kaba tabirle "hava atmak için" mi dışa yöneldikleridir.
Artık yarışseverler sadece yurt içindeki yarışları değil, yurt dışındaki yarışlarıda izleyebiliyor. Orada görüyoruz ki, yurt dışında koşan safkanlar bizim atlarımıza göre çok farklı. Ne kamçı yiyince dolaşmaya başlıyorlar ne de yarış içinde jokeylerini uğraştırıyorlar. Neredeyse koşan atların tümü sorunsuz safkanlar. Bu atlara binen jokeylerinde işleri yarı yarıya zaten kolaylaşıyor. Yine yurt dışı yarışlara baktığımız zaman görüyoruz ki neredeyse tüm jokeyler birbiriyle aynı, tek tip jokey var. Bana kalırsa, gerek atı teşvikte, gerek yarış içinde yer tutmakta bizim jokeylerimizin çoğundan eksikler. Türkiye'de öyle yarışlar oluyor ki tökezleyen, düşen nasıl olmuyor diye merak ediyoruz. Ülkemizdeki atların idaresi çok zor. Bunu anlamak için at binmiş olmaya gerek yok, gözlemlenebiliyor. Kimi zaman jokeylerimizin atları düz götürmekte bile zorlandığını görüyoruz. Bu şartlarda yabancı jokeylerin, ülkemizdeki jokeylere göre mutlak bir üstünlüğünün bulunduğunu söylemek yanlış olur. Zaten bana göre jokeylerimizin çoğu, üst düzey yabancı jokeylerden daha iyi. İlgililer, jokeylerin verilen talimatları uygulayamadığını düşünüyor olabilirler, ama yine yabancı jokey tercihi yanlış olacaktır. Atlarla her gün iç içe olan, adı geçen atların da yarışlarına binmiş ya da beraber koşmuş jokeylerimiz en azından atları çok yakından tanıyorlar. Bir yarış için gelecek bir yabancı jokey, yarışa ne kadar kendini adayacak ki ? Türkiye'ye bir daha ne zaman geleceği bile belli olmayan bir jokey, profesyonel bir şekilde işine bakacaktır. Yarışta kötü yerlerde gelse üzülmeyecektir bile. Bir diğer nokta ise jokeylerin, sansasyon yaratmak için getirilmesidir. Eğer bu neden arayışlara sebep oluyorsa zaten pek söylenecek bir şey yoktur. At sahibinin kendi tercihidir. Ama benim bakış açıma göre kesinlikle yanlıştır. Sebep ne olursa olsun ben yabancı jokeylerin bir yarış için ülkemize getirilmesine karşıyım. Eğer bir eküri uzun vadeli bir anlaşma yaparak, yabancı jokey getirirse yine faydalı olabilir. Ancak tek yarış için... Yabancı jokeylerin yarış koşması bir ölçüde yerli jokeylerimiz için de üzücüdür. Gazi Koşusu'nda bir ata binebilmek için hevesle bekleyen, sahaya yıllarını vermiş jokeyler varken, dışa yönelmek bence yanlıştır. Doğal olarak kararları işin patronları, at sahipleri, verecektir ama ben bu konu üzerine daha derin düşünülmesi taraftarıyım.
Related Posts with Thumbnails