Yarış Tempoları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yarış Tempoları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Haziran 2011

Arjantin Jokey Kulubü Koşusu Tahminleri - 2011





Geçen seneki koşuyu Adonise Selim Kaya ile Kazanmıştı.



2400 metre mesafede, bizleri Gazi gününe doğru giderken yavaş yavaş ısıtmaya başlayacak olan koşuda ön plana Adonise, Hakkar, Inspector 3'lüsü çıkacakmış gibi duruyor. Henüz hiç bir bültene bakmadım ama kestirmek güç değil. 1.58.86 gibi anormal bir dereceyle biten yarıştan 5 at, Inspector, Akdeniz Ateşi, Boğaziçi, Hakkar, Roman Empire ve KKTC Koşusu'nda 2 at, Adonise ve Smerç şeklinde 7 at karşı karşıya gelecek. 2 yarışın toplamda 7 at verdiği bu önemli koşu bir kez daha bizlere uzun mesafede atlarımızın sağlam kalmadığı gerçeğini hatırlatıyor, hatta yüzümüze vuruyor. Çok uzun uzadıya içimi dökmeden, yarışa dönelim. 1.58.86 dedik. Bu yarışın anormal tempolarla geçilmesinden, bu da süratli stile sahip olan atların fazlalığından ortaya çıkıyordu. Led Zeppelin tabiki inanılmaz temposuyla yürüdü gitti. Bu neden Inspector, birinciliği için, Led Zeppelin'e ne kadar teşekkür etse azdır. Eküri koşsalar bu kadar yardımcı olabilirdi. Bu olayın sebeplerine çok fazla girmiyorum. İsteyen buraya tıklayarak detaylı yazıma ulaşabilir. İşin özü şudur ki ben Inspector'ün böyle bir tempoya bir daha girebileceğine pek ihtimal vermiyorum. Akdeniz Ateşi var, yarış çok hızlı gidebilir diyebilirsiniz. Ben geçen yarıştaki tempoya çıkılmasının zor olduğunu düşünüyorum. O yarışın sertliğinden de etkilenmesi muhtemel. Fakat aynı yarışta ayakta kalabilen ender safkanlardan Hakkar, Halis Karataş'ın kendisini özenle bu yarışa hazırlamasıyla şanslı olacaktır. Adonise bu mesafeleri de sever ve Bana göre Hakkar'la beraber ilk iki şansa sahip olacaklar. Yapım gereği favorilerle pek anlaşamayıp, sürprizle yatkın olmam dolayısıyla sizlere, arka planda kalacağını düşündüğüm, 2010 Gazi Koşusu 3. sü, son yarışında toparlandığını gösteren ve İstanbul çimine bayılan Smerç'i önereceğim. Gelirse şaşırmamak gerek;

Adonise / Smerç / Hakkar

14 Ekim 2010

Gelibolu Rekorla Geldi


13 Ekim Çarşamba günü koşulan Kanunu Sultan Süleyman Koşusu'nu Gelibolu Halis Karataş'la kazandı.

G1 mücadelede, son yarışlarında muazzam bir performans yakalayan ancak son koşusunda Ankara'da Tümöz Bey'e geçilen Gelibolu birinciliğe uzandı. Hızlıtay'ın 'hızlı' götürdüğü yarışta anormal bir tempo oldu. Sonlarda adeta kesilen Hızlıtay'ın bu hatasını Gelibolu ve Kafkaslı affetmedi.

Kafkaslı bir kaç yarış sonra ilk kez rakiplerine hakim olabilecek konumdaydı. Ancak dün için başaramadı. 8 yaşındaki şampiyonu umarız 9 yaşında da koşuyorken görmeyiz. Eküri Kafkaslı'ya yılların vermiş olduğu yorgunluk yokmuşçasına yükleniyor.

Rekoru getiren atın Hızlıtay olduğunu tekrarlayalım. 1500 metre sentetik pistte bir önceki rekor 1.38.70 ile Berksoy'a aitti. Gelibolu bu rekoru 1.38.17'ye çekti. Berksoy'un rekorluk yarış derecesini Gelibolu kırarken, Bir önceki rekor olan 1.38.70'lik derecenin altına bu yarışta Kafkaslı ve Hızlıtay'ın da girmiş olması at yarışlarında temponun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor.

28 Eylül 2010

Inspector Halis Karataş ve Tempo Gerçeği


57.si pazar günü gerçekleştirilen TJK Koşusu'nu Inspector kazandı. Bu kez Fuat Çakar ile koşuya katılan Inspector gösterdiği başarılı performansla birinciliğe uzandı. Ancak bu yarışı değerlendirmeyeceğim. Çıkan derece, mesafe ve Inspector'un birinciliği arasındaki bağlantıyı ortaya koyacağım.

Malum, Inspector 2009'daki Başbakanlık zaferinden sonra bir sene suskun kalmıştı. Bu sessizliğini yine bir Başbakanlık zaferiyle bozmuştu. 2009 yılında kazandığı Başbakanlık Koşusu'ndan sonra tam 6 kez İstanbul çiminde 2400'e çıktı. Bunların 5'inde Halis Karataş, birinde Gökhan Kocakaya var.

Analizi yapmadan önce bir şeyi daha belirtelim. Halis Karataş bundan aylar öncesinde Haftaya Bakış programına çıkmıştı. Orada Inspector'le ilgili düşüncelerini de paylaşmıştı. Ve kendisi Inspector'ün kısa sprinte kalan yarışlarda başarısız olduğunu, yavaş giden yarışlarda Inspector'ün varlık gösteremediğini söylemişti. Yani Halis Karataş Inspector için birinciliğe uzanan yolun tempoya girmekten geçtiğini biliyordu.

Ancak bunu dile getirmesi bile başarıyı getiremedi. Karataş Inspector'ün temposunu yarışlarında ayarlamakta zorluk çekti. Bunu nereden anlıyoruz?

Inspector'ün 2400 metredeki yarışlarına bakıyoruz. İstanbul pistinde Gazi Koşusu hariç 13 kere 2400'e çıkmış. Kazandığı yarış sayısı 4. Ve bu noktada çok önemli bir veriyle karşılaşıyoruz. Inspector 2400 yarışlarda 2.27'lik derece içindeki yarışları hiç kaybetmemiş, 2.28 ve üstüne çıkan yarışlarda hiç kazanamamış. Bu da Inspector için 2400 mesafede kazanma şartının 2.27'lik derece olduğu anlamına geliyor. Bir daha tekrarlarsak 2.27'ye inemediği yarışları kazanamamış, indiği hiç bir yarışı kaybetmemiş, 2.28 ve üstünde yaptığı derecelerde ise hiç birinciliği yok.

Biraz karmaşık görülebilir. Ama durum şudur İstanbul'da koştuğu 2400'lük yarışlarda 2.28.00'in altına inerse kazanır, üstünde kalırsa kaybeder. Şimdiye kadarki tablo bunu gösteriyor.

Inspector'un tempoya girmesi gerektiği gerçeği bilinmesine rağmen bu yapılamadı. Fuat Çakar ile koştuğu ilk yarışı da kazanarak mesajı verdi. Bence Inspector kaybettiği yarışlarda formsuz değildi. Ancak Halis Karataş ve Inspector tempo konusunda uyum sağlayamadılar. Bu apaçık ortada.

Karataş'ın kazandığı son Inspector yarışı 2000 metrelik Başbakanlık Koşusu'nda da birinciliği Azaraks ve Invincible Son'ın yaptığı anormal tempo ve yarışın hızlanması getirmişti.

Resme tıklayarak büyütebilirsiniz.

Yukarıda 2 tane trakus özeti var. Biri Fuat'la kazanılan TJK Koşusu, diğeri Halis'le koşulan, Inspector'ün normal pistte çıktığı son yarış olan, Celal Bayar Koşusu.

İlk 400'ünde tempolar arasında 1.5 saniyeye yakın fark var. Bu derece yarış ilerledikçe 2 saniyenin üstüne çıkıyor. Ve bitiriş derecesi farkı tamı tamına 4 saniye*(nin de üzerinde).

Inspector için geçerli olan tempo gerçeğini Karataş ile uygulanamadığını görüyoruz. Yarışı hızlandıran olmadığı koşularda Inspector Halis Karataş ile tempoya girememiştir. Fuat Çakar yarışındaki tempoları teker teker incelediğimizde de bu sonuca rahatlıkla varabiliriz.

Bundan sonraki yarışlarında, koşarsa 2400'lük yarışlarında, Inspector'ün bu derecelere göre nasıl sonuçlar elde ettiğini görme fırsatı bulacağız. Bakalım 2.28.00 eşiği doğruluğunu korumaya devam edecek mi.

*Fark, TJK.org'daki resmileşmiş derece ile belirlenmiştir. Celal Bayar derecesi 2.31.38, TJK Koşusu derecesi 2.27.18'dir. Trakus dereceleri ile resmileşen dereceler farklılık göstermektedir. Bunun nedeni trakus sistemindeki makinanın atların eyer kısmına konulmasıdır.

20 Eylül 2010

Artık Moda Temposuz Yarış



Bu blog at yarışı ile ilgileniyor. Uzun zamandır hep söylendiğim bir konu vardı. Bazı yarışlardaki kağnı tempoları. Ama bunu hiç burada dile getirmediğimi farkettim. İlk defa şu şikayetçi olduğum tempolarla ilgili yazacağım.

Pazar günü koşulan Safkan Arap Atı Yetiştiricileri ve Sahipleri Derneği Koşusu'nu Fuat Çakar idaresinde yarışa katılan Eryaman kazandı. Eryaman rakiplerini geride bırakırken, yarış hayatındaki ilk grup birinciliği elde etmiş oldu.

Yarışın öne çıkan atı Sarraf 2. oldu. Yaklaşık 3 ay önce Ankara'da Vali Kupası'nda Cangıl ile girdiği inanılmaz mücadeleden birincilik ile ayrıldıktan sonra Sarraf'ta bir düşüş yaşandı. İki atı da kötü etkileyen o yarıştan beri Sarraf yarış kazanamamıştı. Belki Eryaman'ın arkasına elde ettiği ikincilik onun için bir kıpırdama olarak görülebilir. Ağır tempoda yarışa tutunabilen sadece Sarraf oldu.

Eryaman'ın birinciliğinde en büyük faktörün ortaya koyulan tempo olduğu apaçık ortada. Aslında ağır tempo demek yanlış olacaktır. Bahsedilebilecek bir tempo bile yok çünkü. Yarış başlıyor. Eryaman öyle bir tempo koyuyor ki arkadaki jokeyler atların bile tahamülünü zorlayacak şekilde çekmeye çalışıyor. Bir ara Tozan kafasını 90 derece sola çevirmek zorunda kaldı. Arkadaki tüm atlar kantarmada boğuluyor. Eryaman ise düzlük yarışı için önemli avantaj sahibiyken kendisini hiç bozmuyor.

Yarış böyle gittiğinde mesafe 3000 de olsa 4000'de olsa bir şey farketmiyor. Tempoyu kurması onun için bir handikap olmuyor, aksine arkadaki atlar kantarmada efor harcıyor. Yarış son 400-500 metredeki kısa sprinte kalıyor. Öndekilerin de biraz gücü varsa zaten yarışı bitiriyor. Bu durum bu sene bir kaç kez değil defalarca tekrarlandı. Jokeyler de risk alıp yürümek yerine arkada kasılıp olduğu kadarıyla yarışı bitiriyorlar.

Yarışta birincinin Eryaman, 3.nün Sayınbey olması, Besleney, Tozan, Hünerkız gibi atların varlık gösterememesi yarışın kağnı temposu dışında bir şeyden değil.

Bazen bu tempoları yapan, kaçan jokeyler suçlanıyor. Bana göre en masum onlar. Yavaş yavaş gidiyor. Arkadan zorlayan olamzsa neden hızlansın, yarışı riske atsın. Böyle giderek yarışın en avantajlısı oluyor. Fuat da dün yarışın temposunu 13, 13, 13 şeklinde koyarak yarışı bitirdi.

Bu mesafedeki rekorun yaklaşık 5 saniye gerisinde biten bir grup yarışında tempodan başka bir şey konuşmak bana göre yersiz. Ancak bu yarış son olmayacak. Böyle daha çok yarış izleyeceğimize eminim. Bakalım daha nasıl sonuçlar ortaya çıkacak.
Related Posts with Thumbnails