Rokoko etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rokoko etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Haziran 2010

Şampiyon Mystical Storm




Türkiye'nin aralıksız olarak devam eden en uzun spor organizasyonu olan Gazi Koşusu'nun 84.sü gerçekleştirildi. Herkesin hayalini kurduğu, tüm atçıların lazanmak isteyeceği bu büyük koşuyu, Gazi Koşusu'nu Şemenoğlu Ekürisi Mystical Storm'la kazandı. Koşuyu Akdeniz Ateşi ikinci, Smerç üçüncü, Miliç ise dördüncü tamamlama başarısını gösterdi.

Herkes bir senedir bu yarışı bekliyordu. Çünkü bu Türkiye'ni en büyük koşusu. Çünkü bu bambaşka bir heyecan. Çünkü bu Gazi Koşusu. Hani bayram sabahları insan uyanınca içinde bir mutluluk, bir huzur olur ya... İşte öyle bir şey. Gazi Koşusu günü tüm yarışseverler için özeldir.

Koşuya geçmeden önce hemen bir şeyi daha ifade edeyim. Ben geçen sene Gazi'nin gece koşulmasını yanlış bulmuştum. Bu tabiki alışkanlıklardan dolayı kaynaklanıyor. Yıllarca yazın o muhteşem güneşinin altında izlemeye alışmışuz Gazi Koşusu'nu. Ben geçen sene gece yapılan yarışta, o eski tadı, heyecanı, keyfi bulamamıştım. Blogumda da bunu ifade etmiştim. Bu seneki yarışı izleyince tekrar aynı kanaate vardım. Gerçekten Gazi Koşusu gündüz yapılmalı. Gündüz apayrı bir atmosfer oluyor. Umarım bundan sonraki senelerde de Gazi Koşusu'nu öğlen saatlerinde izlemeye devam ederiz.

Bu yılki Gazi Koşusu geçmiş senelere göre daha karışıktı. Ön plana çıkan isimler tabiki vardı. Ancak eski Gaziler'e göre, şanslı safkanların sayısı bir hayli fazlaydı. Geçen sene Rokoko ve Miramis ikilisi Gazi Koşusu'na kadar koştukları yarışlarda ve Gazi Koşusu'nda çok konuşulan isimlerdi. Bu iki safkandan Miramis birinciliğe uzanmayı bilmişti. 2008 yılında Pan River daha önde olmak üzere, Pan River-Nihalim ikilisi rakiplerinden çok ayrılmıştı. Bu iki safkan da ilk iki için rakiplerine şans tanımamıştı. 2006'da Hızel Beyi-Bors ikilisi ön sırada tutuluyordu. 2005'te ise sürdirek Popular Demand 1,65'lik ganyanıyla bu kupayı kaldırmıştı. Son 5 yıldaki Gaziler içinde sadece Inspector'un koştuğu yarışı diğerlerinden ayırabiliriz. Salvatore ve Arsenic'in ayrıldığı yarışta Inspector Gazi Koşusu galibi olmuş, 11,05'lik ganyanıyla sürprize imza atmıştı. Son yıllarda, bir koşu hariç, ön plana çıkan safkanların fotoyu önde geçtiğini görüyorduk. Bugün için yine ganyan yönünden ön plana çıkan Azaraks-Hakkar ikilisinin dışında bir safkan şampiyonluğa ulaşırken bu ikilinin kendilerinden beklenenin yerlere gelemediklerini söyleyebiliriz.

2010 Gazi Koşusu'nu konuşmaya Şampiyon Mystical Storm'dan başlamalıyız. Yarış hayatına muazzam dereceli, çok güzel bir birincilikle başlayan safkan daha sonra koştuğu 8 yarışın da 4'ünü kazanıp çim piste çıktı ve Gazi Yolu'na girmiş oldu. Nadas Koşusu'ndaki 4.lüğünden sonra Dişi Tay Deneme'de koştu. Önemli bir sürpriz yapıp kazandı. Daha sonra favorisi olarak girdiği Kısrak Koşusu'nda da birinciliğe uçtu. Ancak her iki yarışta da ön tarafta zorlanmaması ve yavaş tempolarda yarışı götürmesi soru işaretleri yaratmıştı. Gazi Koşusu'nda farklı bir stille koşarsa ne kadar başarılı olacağı sorusu kafalardaydı. Ve safkan tüm bu soru işaretlerini, en büyük yarışta sildi ve adeta "Ben Şampiyonum" dedi.

Yarışın başlamasıyla beraber Boğaziçi ve Bambino ön tarafa gelerek koşuya tempo vermeye başladılar. Akdeniz Ateşi ve Sultans of Swing hemen arkalarında yarışı takip ederken Aydemirhan, Roman Empire geri sıralarda, Azaraks arka grubun önünde yer tutmuşken yarışın favorilerinden Hakkar ön taraflara doğru yürüyordu. Mystical Storm ise grubun en arkasında, Yener Kazım'ın önünde 21. sırada yarışı götürüyordu. Yarışı en arkada orta kulvarlarda takip eden Mystical Storm ise belki de 1000'e doğru kendisine yarışı kazandıracak hamleyi yaptı. 1000 tabelasını gördüğünüz anda yarışı dondurursanız iç kulvarın derin bir boşluğa sahip olduğunu göreceksiniz. Selim Kaya da bunu farketmiş olacak ki bir anda yer değiştirip iç kulvarı aldı. Bana göre bu nokta yarışın sonucunu belirledi. Bu sayede hem Mystical Storm viraj boyunca ön tarafa rahat rahat yaklaştı hem de trafik sorununa hiç takılmamış oldu.

Yarışın ön plana çıkan diğer isimleri koşuda kendilerinden hiç söz ettiremediler. Neredeyse hiç biri kendisinden beklenen performansı sergileyemedi. Hakkar'ın yol probleminden dolayı 400'den sonra sprintine başladığını söyleyebiliriz. Adı geçen atlardan Hakkar'ın yarışını yine de beğendiğimi ve ilerleyen yarışlarında başarılı olacağını düşünüyorum. Son düzlükte dış kulvardaki yoğunluk bir çok atı etkiledi. Sprinter atların da birbirini beklemesi Mystical Storm'un ekmeğine yağ sürdü. Zaten arkalardan gelebilen tek safkan da Smerç oldu. Smerç de yol problemi yaşadı. 300'e doğru rakiplerini biraz dağıtarak, adeta kendisine yol açan Smerç daha erken yol bulsaydı yarışı kazanırmıydı gerçekten merak ediyorum. Arka grupta ayakta kalabilen ender safkanlardan olan Smerç yaptığı süper sprintiyle ancak 3.lük çıkarabildi. Sait Akson galibi Akdeniz Ateşi normal pistte de iş yapabileceğini bu önemli koşuda Mystical Storm'la aynı saniye içinde ikinci olarak kanıtladı. YArışın bir diğer başarılı ismi Miliç uzun mesafelerde etkili olmaya devam edeceğini 4. olarak kanıtladı. Bir başka dikkat çekici nokta ise yarış sonucunda oluşan sıralama... Mystical Storm'un arkasına gelen 6 atın da ganyanı 10 liranın üzerinde oldu.

Mystical Storm Gazi Koşusu birinciliğinin bir önemi daha var kuşkusuz. En son 13 sene önce Fair Tail'in kazandığı hem Dişi Tay Deneme hem de Gazi Koşusu birinciliklerinden beri bunu yapabilen yoktu. Mystical Storm da bu sene önce Dişi Tay Deneme'yi sonra da Gazi'yi kazandı. Bu büyük başarıya imza atan Mystical Storm Triple Crown için de son aşamaya geldi. Son Triple Crown sahibi 2001 yılındaki 'üçlemesiyle' (Erkek Tay Deneme-Gazi-Ankara) Grand Ekinoks'tu. Mystical Storm Triple Crown yolunda Dişi Tay Deneme ve Gazi Koşusu'nu kazanmış oldu. 2800 metrelik Ankara Koşusu'nu kazanırsa bir başka büyük işe imza atmış olacak.

84. Gazi Koşusu Galibi Mystical Storm'u tekrar kutluyoruz. Yarışı izledik. Ben Mystical Storm'un koşuyu sonuna kadar hak ettiğini düşünüyorum. Sahibini, antranörünü, seyislerini, atın üstünde emeği olan herkesi kutluyorum. Jokeyi Selim Kaya'ya ise bir parantez açmalıyız. Selim Kaya Nihalim ve Rokoko'dan sonra bu sene de bir dişiyle yarışa katıldı. Bu sefer ise mutlu sona ulaşmış oldu. İlk defa Gazi Koşusu kazanan Selim Kaya da kariyerindeki bu büyük eksikliği böylece kapatmış oldu. Ayrıca kazandığı İstiklal Savaşı ve Ayasofya Koşuları'yla da muhteşem bir güne imza attı. Selim kaya'yı da bu sebeplerle ayrıca kutluyoruz.

Yarışın son metrelerinde spiker dostumuzun inanılmaz güzel bir şekilde ifade ettiği, benim çok büyük bir keyif aldığım ve yarışın sonuna ayrı bir hava katıığını düşündüğüm o sözleriyle bizim de yazımızı özetlememiz mümkün. " Dişi Tay Deneme, Kısrak, Gazi, Şampiyon 21 numaralı Mystical Storm."

İnşallah Mystical Storm'un uzun bir yarış hayatı olur, başarı koşularına devam eder, biz de onu izleme zevkini uzun seneler yaşarız.

Tebrikler Mystical Storm.

6 Şubat 2010

Rokoko





Beşikçi Ekürisi üzerine yazdığım yazı da bir sonraki yazımın Rokoko üzerine olacağını söylemiştim. Sıra geldi benim için yeri ayrı olan ve bana göre şimdiden adını tarihe yazdırmış isme. Rokoko'nun yarışlarını, kariyerini ve satışı üzerine kuracağız yazımızı.

Rokoko'nun yarış hayatına geçmeden önce bir kaç şey söyleyeceğim. Her fırsatta, her konusu açıldığında Rokoko'yu ne kadar çok sevdiğimden bahsederim. Hani bazı şeyler vardır ya, onun hakkında düşünürken, konuşurken pek objektif olamayız, tarafsız kalamayız. Bu da işte böyle bir şey. Şimdiye kadarki tek sübjektif yazım olacak.

Her yarışsever gibi ben de 1 Şartlı koşuları çok severim. Koşulardan önce atların orjinlerini incelemek büyük bir zevktir. Rokoko'nun koşacağı ilk yarıştan önce de çalışmalar yapılıyordu. Cihanyandı Lütfiye'ye tıklayınca ne göreyim, Bebek Cafe'nin kardeşi. Rokoko'dan önce de koşan Cihanyandı Lütfiyeler vardı. Ama ilk defa koşmadan önce Bebek Cafe'nin bir kardeşiyle karşılaştım. Bebek Cafe benim çocukluğumda bayıldığım atlardan biriydi. Şampiyon atlar değillerdi ama Tomasino ve Bebek Cafe, üzerinden geçen yıllara rağmen bende kalıcı izler bırakmıştı. Çok sevdiğim bir atın kardeşi koşuyordu. Sabırsızlıkla yarışı bekledim. Viraj dönülürken bende hayal kırıklığı başlamıştı ancak sonrasında inanılmaz sprint... Kanatlanmak bu olsa gerek. Daha sonra derecesi dikkatimi çekti. İlk defa 47'in altına inen bir derece görmüştüm. Belki vardı ama benim ilk defa dikkatimi çekmişti. Ancak derece öyle böyle değildir. Rokoko sadece bu yarışıyla bile belki adını tarihe yazdırdı bile. 800m çimde 46,62 bitiriş derecesine sahip olan Rokoko'nun derecesi, İstanbul'da 800 metre çim yarışları için rekor olma özelliğine sahip.

İlk yarışın rekor derecesi safkanı zorlamış olsa gerek. Yaklaşık 2.5 ay yarış koşmaz. Bu zaman zarfı içinde ise bende büyük bir heyecan, koşacağı günü iple çekmekteyim. Kayıtlardan hafta hafta takip ediyorum. Ve gün gelir Rokoko A. Birdal idaresinde sıkılmadan kolay bir 3.lük elde eder. Ancak hedef büyüktür. Bir sonraki durak 1. İnönü Koşusu'dur. Startla beraber grubun en arkasına geçen safkan düzlüğü beklemektedir. Yalçın Akağaç idaresinde pistin iç tarafından sprinte kalkar. Safkan kanatlarını takmış birinciliğe doğru uçuyordur, ancak tehlike ben geliyorum demektedir. Ad Victoriam giderek bariyere doğru kaymaktadır. Rokoko'nun artık yarışı koparacağı noktada Ad Victoriam Rokoko'ya yanaşır ve atı bariyerin içine sokacak şekilde faul yapar. Yalçın da bir kaza olmaması adına kantarmaya asılarak Rokoko'yu çeker. Protesto çekilir ve kabul edilir ancak Rokoko bir birincilikten olmuştur bile.

Sıra gelir 4. koşusuna, Tay Deneme'ye. Rokoko aykırı yarışlarına rağmen hala keşfedilmemiştir. Yarışı kazanmansını canı gönülden istiyordum. Rokoko kendisine yakışan yarışı yaparak aynayı geçerken, 8,30 lira ganyanla bir sürprize imza atar. Ancak benim tekimdir. Rokoko beni yanıltmaz. Aynayı geçerken Yalçın ayağa kalkarak el sallar. Nedense hep bana el sallamış gibi hissetmişimdir.

Artık Rokoko adını duyurmuştur. SİAYVSD Koşusunu'na favori olarak katılır. Artık koşusu şeklinden bahsetmeye gerek yok. Yine arkadadır, viraj dönülünce kuyruğunu döndüre döndüre uçmaya başlar. Ancak safkanın önünde bir engel vardır. Her hadi diyişinde önünde Doku belirir, beraber hareket ederler. Rokoko bir türlü önünü açamaz. En sonunda Yalçın dışarı açılarak sprinte devam etmeyi düşünse de geç kalmıştır. Rokoko devam etse de, Kaya Busesi'ne yetişemez bir baş farkla aynada yarışı kaybeder. 6 aydan uzun süre yarışlarına ara verir.

Dönüşü KV Ergin Talay Koşusu ile olur. Eski formundan uzak görünen safkan 3.lük elde ederek toparlanmak için biraz zamana ihtiyacı olduğunu gösterir. Bu yarışla beraber Yalçın Akağaç Rokoko beraberliğinin sonuna gelinir. Rokoko bir sonraki koşusunu S. Kaya ile koşacaktır.


Dişi Tay Deneme zamanı gelmiştir. Yarışa favoriler arasında giren Rokoko beklenmedik bir rakibe çarpılır. Adana'da başarılı koşular koşan, ardından İstanbul'a gelip adını Nadas Koşusu'nda 3. olarak duyuran Chi başarılı bir taktikle birinciliğe uzanmıştır. Chi ise sonlarda diğer rakiplerini kolay ayırmış olsa da Chi'nin 2 boy gerisinde kalmıştır.

Yine de safkan hedeften sapmaz.İlk kez uzun mesafeye çıkar. Böylece Gazi için de fikir sahibi olacaktık. 2100 metre G1 Koşu. Beşikçiler'in Vedası üzerine yazdığımızda da bahsettiğimiz "fedai Little Tulip" koşuya tempo verir. Virajla beraber Chi öne düşer, bir önceki yarışın rövanşı başlar. Rokoko arkadan yavaş yavaş gelmeye başlamaıştır. 200'de yakaladığı rakibi zor da olsa aynada ayırmıştır. Blogumun ilk yazılarından biri olan analizde Gazi Koşusu için Rokoko ve Miramis ikilisin ön plana çıktığını belirtsem de "ROKOKO ise Gazi Koşusu için üst sıralara göz kırpmış olsa da bana göre kısa yarışlarındaki etkili sprintini uzun mesafe yarışlarına taşıyamamıştır."

O büyük gün gelmiş, çatmıştır. 2009 Gazi Koşusu. İlk defa akşam koşulacak yarışa Veliefendi'de ilgi büyüktür. Yarışta öne çıkanlar Rokoko, Miramis ve Monte Negro'dur. Halis Karataş'ın tercihlediği ve çok inandığı Monte Negro büyük yarıştan 13. olarak ayrılmıştır. Gazi Koşusu Monte Negro'nun son koşusu olmuştur. Gazi'den sonra henüz piste dönmemiştir. Tam bir bilgim yok, ancak bu saatten sonra dönebileceğini pek sanmıyorum. Gazi Koşusu'nda birinciliğe, beklenen de kolay bir şekilde Miramis uzanmıştır. Ama önceki yarışlarında şanssızlıklarla boğuşan, yer bulamayan, sprinte kalkamayan, bariyerlere sokulan Rokoko bu sefer de kendisine yardımcı olan ekürisine çarpılmıştır. Bu konuya da şurada uzunca değinmiştim.

Bu büyük koşudaki hayal kırıklığı ile bir müddet safkanın dinleneceğini düşünürken, safkan tekrar karşımıza çıkar. Bana göre son derece gereksiz ve riskli bir kararla Rokoko Enternasyonel İstanbul Koşusu'na katılır. Her şeye rağmen elinden gelen her şeyi yapan, canını dişine takan safkan koşuda 8. olur.

Kalitesini ispatlayan Rokoko, dayanıklılığını da gösterir. Yaklaşık bir ay sonra Ankara'da 1600 metre çim pistte Adnan Menderes Koşusu'nda koşar. Halis Karataş'ın ilk kez bindiği Rokoko çok başarılı koşarak kolay bir şekilde birinciliğe uzanır. Sevdiği mesafede Chi'yi çok rahat geride bırakmıştır. Gazi Koşusu'ndan sonra kendisine temkinli bakan yarışseverlere en iyi cevabı yine kendisi vermiştir.

Ben artık Rokoko'nun karakterinin, ideal mesafesinin bilindiğini düşünürken Rokoko'yla hiç beklemediğim bir koşuda karşılaştım. Yarışın mesafesi 2000 idi. Evet Rokoko'nun sevmediği bir mesafe. Ancak daha da ilginç olanı yarışın kum oluşuydu. Çok daha ilginci kumun en iyi atlarının toplandığı Grup 1 koşu olmasıydı. Rokoko'yu deklareden sonra görmüştüm. O kadar büyük bir üzüntü duydum ki... Yarıştan 14. olarak ayrılır Rokoko. Neresinden tutulursa tutulsun yanlış bir karardır. Atı kumda görmek isteyebilirsiniz. Sonuçta pist sentetiğe dönmüştür. Çim atları uyum sağlayabilmektedir. Ancak bu kadar sert olmasın ilk yarışı. Mesafesi kendisine uygun olsun. Yoksa performansını değerlendiremeyiz. Bu yarış Rokoko için kara bir gün olmuştur. Fark etmişsinizdir, yarışa dair bir harf dahi sarfetmedim. Ben yarışı hiç izlemedim. Sonucun bu şekilde olacağı belliydi ve buna şahit olmak istemedim. Şuan da yarışı tekrar inceliyorum ancak videoya yine dokunmadım. İzlemedim ve izlemeyeceğim de. Çok yanlış bakıyorum belki de. Ama ben Rokoko'yu sonlarda geçerken görmek istemedim. Belki de atın yarış içinde bir problemi oldu ya da faullere maruz kaldı da bu sonuç ortaya çıktı. Öyle bir şey olduysa da en fazla yazık olmuş diyebilirim.

Son yarışı herkesin hatırlayacağı bir yarış oldu. Yarışın favorisi Kurtiniadis'tir. Son 400 Deha'nın kaçması, Kurtiniadis'in kovalaması şeklinde geçer ama Deha'yı ayıramaz. Düzlük üzerinde Deha'nın Kurtiniadis'e yaptığı hareketler sonucunda koşuya protesyo çekimişti. Ancak koşuda faul olmadığına karar verildi. Bu kararla beraber yarışseverler ikiye bölündü ve koşu üzerine uzun süre tartışmalar yapıldı. İşin gerçeği ise Rokoko bir türlü atağa kalkamamış, düzlük üzerinde sürekli içeri yatarak jokeyini uğraştırmış olmasıydı.

Bu yarış Rokoko'nun son koşusu olur, yeni yılda da henüz koşmadı. Sonraki gelişmeler ise biliniyor. Beşikçi Ekürisi sektörden çekilme kararı alır. Derya Beşikçi'nin vefatından sonra bu karara varan aile Rokoko dahil tüm atlarını satışa çıkarır. Satış ilanında Rokoko için bir fiyat belirlenmemiştir. Ancak Rokoko'nun ne olursa olsun alıcısı çıkacaktı. Rokoko'yu sektöre yeni yatrımlarla girmeye çalışan Cavanşir Mehmetoğlu alır. Bu muhteşem atın satış bedeli kesin bir bilgi olmamakla beraber 400.000 civarındadır. Adını daha önce Beran'ı alarak duyuran bu isim Rokoko'yu da ekürisine katmıştır. Eğer başka bir isim adına koşulmuyorsa mevcut atı da sadece Beran.

Beşikçiler'in satış kararına bakmıştık. Ben Rokoko'yu yarış hayatının sonuna dek kendisine çok yakışan Sarı-Kırmız forma altında görmek isterdim. Çünkü atlar formalaraıyla da özdeşleşiyorlar. Nasıl ki Bold Pilot dediğimizde hemen aklımızda beliren şekilde Halis Karataş'ın üzerinde taşıdığı mavi siyah forma varsa, Rokoko'yu da başka forma ile koşarken düşünemiyorum. Ama yarışsever olarak elim kolum bağlı. Keşke aile de benim gibi düşünüp, Rokoko'yu koşmaya devam etseydi.

Hiç farkına varmadım, neredeyse 2 saat olmuş yazıya başlayalı. Rokoko için ne yazsam, ne kadar anlatsam azdır. Bu kadar sevdiğim bir at için yazdığım yazıyı sonlandırmak da çok zor. Başlığa dahi isminden başka bir kelime yazmak istemedim. Benim artık tek isteğim Rokoko'nun yeni sahiplerince de itinayla bakılması ve uzun bir yarış hayatına sahip olması. Başarılı olmasını temenni etmeye gerek bile duymuyorum, biliyorum, muhteşem koşularına devam edecektir.

Seni bekliyoruz Rokoko. Sen nice başarılara imza at, biz de senin için seve seve sayfalarca yazı yazalım. Rokoko'nun yakın zamanda, o çok yakıştığı çim pistte dönmen dileğiyle...

5 Şubat 2010

Beşikçi Ekürisi Veda Ediyor




Uzun zamandır aklımda olan bir konuya nihayet değinme fırsatı buluyorum. Takip edenler hatırlayacaklardır. Bloga mecburi bir ara vermeden önce yazdığım son F.Derya Beşikçi'nin vefat haberiydi. Yetiştiriciliğimiz için ne kadar büyük bir kayıp olduğundan bahsetmiştik. Aradan neredeyse 5 ay geçti. Bu sefer ekürinin aldığı satış kararına göz atacağız.

Ekürinin bu kararını öğreneli ne kadar oldu hatırlayamıyorum. Ancak ilk okuduğum anda inanılmaz bir üzüntü, çok büyük bir hayal kırıklığı yaşamıştım. Eküri Rokoko dahil olmak üzere tüm atlarını, 2009 doğumluları, kısrakları ilan yoluyla satışa çıkarmış.

Satış ilanında Rokoko ve Tenedos dışında tüm atların fiyatı belirlenmiş durumda. Koşar durumda olan Little Tulip, Gold Tulip, Parpali, Fafatara sırasıyla, 75, 60, 65, 45 Bin TL'ye alıcı bekliyor.

Little Tulip 4 yaşında. Rokoko'nun Gazi yardımcısı. Rokoko'ya fedai olarak koşmaya başlamadan önceki 4 yarışında 3 birinciliği var. Koştuğu süre içinde benim beğendiğim bir safkandı. Ancak Gazi Koşusu'ndan sonra bir daha kendine gelemedi. Gazi'den sonra 1 yarış koşabildi, ardından 3 aylık ara verdi. Aradan sonra bir KV yarış kazandı. 2 yarış daha koşan safkan 2 ay daha sahalardan uzak kaldı. Son olarak Ocak ayında start alan safkan Royal Victory'nin kazandığı yarışta 7. olarak toparlanma sinyali vermişti. Galop yapmaya devam eden safkanı yakın zaman içinde bir yarışta görebiliriz. Tabi soru işareti, ekürinin atları satana kadar yarış koşup koşmayacağı. Biraz önce de belirttiğimiz üzere Little Tulip'in satış fiyatı 75.ooo lira. Kazancı ise 130.000 lira civarında. İlerisi için de başarılı olabilecek potansiyele sahip. İnsanın "cebimde para olsa" diyeceği bir durum. Alıcısı güzel bir iş yapmış olacak.

Gold Tulip, ekürinin bir diğer atı. Annesi Celebrity Style bir Seeking The Gold yavrusudrur. Seeking The Gold Derya Beşikçi'nin önem verdiği bir hattı. Damızlık kısrakları arasında yine bir Seeking The Gold kızı Wait For Spring vardır. Kalite olarak kuşkusuz iyi bir noktada Gold Tulip. Ancak sakatlıklarla, sorunlarla başı belada olan bir at. Geçen sene yaklaşık 4 ay bir süre pistlerden uzak kalan safkan, bu sene de henüz piste çıkamadı. Son yarışı olan 4 Kasım'dan sonra atın galop yapmadığını görüyoruz. 95.000 Lira civarında kazancı olan safkanın 60.000 lira satış fiyatı mevcut.

Parpali, anneden Tenedos'un kardeşi. Koşar durumda satışa çıkarılan atlar arasında tek erkek. Ülkemizde, aygırların sınırlı sayıda olmasından kaynaklanarak, anne tarafının çok daha önem kazandığını biliyoruz. Anneden çok başarılı bir kardeşi olan Parpali 3 yarış koşup son yarışında 3.lük elde etmiştir. Bu 3.lük onun tek tabelasıdır. Yarışlarında benim pek beğenemediğim bir safkan. Tabi bu düşüncem koştuğu yarışlardaki performansına göre değerlendirmemdir. Satış bedeli 65.000 lira. Bu da atın potansiyelini gösteriyor bir nevi. mevcut performansı vasat olan safkan orjiniyle hala ümit vaad edebiliyor. Galoplarına baktığımızda yılbaşına kadar düzenli çalıştığını ocak ayında ise bir galop yaptığını görüyoruz.

Fafatara'ya geldi sıra. Cihanyandı Lütfiye kızı. Özellikle Rokoko'dan sonra çok şey beklenen safkan 5 yarış koştu. Başarısız bir performasn görüyoruz. İlk yarışına favori giren safkan favori olmasına rağmen çok kötü bir yarış koştu. Daha sonra ganyanı sürekli arttı, yarışseverlerin güveni azaldı. Son yarışında 55 lira ganyanla start aldı. Bir Manila tayı olması sebebiyle hep bende, 3'lülüğünde uzun mesafelere iyi koşar düşüncesi vardı. Ben hala başarılı olabileceğini düşünüyorum. Aynı Parpali gibi ocak ayında tek bir galobu var. Atların problemi mi var, kenter mi devam ediyorlar, çalışmalarını çiftikte mi yapıyorlar bilemiyorum.

Satış listesinde en gözde olan 2. ata gelelim. Tenedos. 14 yarış koşan kum pistin başarılı ismi 7 birincilikle güzel bir başarı yakalamış durumda. Özellikle Geçen sene kazandığı G1 Nene Hatun Koşusu'yla kalitesini iyice kabul ettirmiştir. Ancak bu yarıştan sonra safkan tam olarak toparlanamamış. Sonraki 4 yarışında bir birinciliği olmazken, Kasım'dan beri start almıyor. Tenedos için çok bir şey yazmaya gerek yok. Fiyatı karşılıklı belirlenecek bir safkan. Şu an için bir satış haberi çıkmış değil.

Rokoko'yu en sona bırakmıştık. Ancak Rokoko için, özellikle de benim ayrı bir sayfa açmam gerekir. Bu yüzden bir sonraki yazım Rokoko üzerine olacak. Ayrıntılı bir şekilde inceleyeceğiz benim çok sevdiğim Rokoko'yu. Ancak atın satıldığı haberi geldi bile.

Beşikçi Ekürisi sahamız için çok önemli bir yer taşıyordu. Atçılığımıza büyük bir katkı yaptılar. Ancak F. Derya Beşikçi'nin vefatından sonra aile formanın temsilinin devamı gibi bir karar almadı. Aslında benim beklediğim buydu. Ailede atlarla çok ilgilenme isteği olmayabilir. Derya Bey'in at aşkı aileye yansımamış olabilir. Böyle bir durumda yetiştiriciliğe devam etmeleri beklenemez. Ancak benim düşüncem, en azından var olan atların yarış hayatlarının sonuna kadar bu forma altında koşmasının en iyi çözüm olacağı yönündeydi. Sonuçta atlarla birebir ilgilenmelerine gerek yok. Bir çok at sahibinin yaptığı gibi, uzman bir ekibe bu safkanları emanet edip onlar aracılığıyla koşmaya devam edebilirlerdi. Bu şekilde Derya Beşikçi'nin anısına güzel bir katkıda bulunabilirler, Beşikçi adını sektörde gururla taşımaya devam edebilirlerdi.

Bu kararı verecek olan aileydi ve aile bence bu satışlarla sektören tamamen çekildiğini ilan etmiştir. Manali, Bebek Cafe, Sinyor Sassi, On Footh Trouble, Dr Lucky gibi adından söz ettiren atlar koşan, son dönemde yetiştirdiği Tenedos ve Rokoko ile tekrar çıkışa geçen, atçılığımıza bir çok at değer kazandıran bu önemli ekürinin çekilme kararı atçılığımız için çok üzüntü vericidir, büyük bir kayıptır. Sayın Derya Beşikçi'yi tekrar rahmetle anıyoruz. At yarışlarına yaptığı katkılardan, ettiği hizmetlerden dolayı teşekkürlerimi ve minnetlerimi sunuyorum. Beşikçi Ekürisi'ni ve o güzel Sarı-Kırmızı formayı asla unutmayacağız.

7 Ekim 2009

F.Derya Beşikçi Vefat Etti

TJK'nın Asli Üyelerinden, F.Derya Beşikçi 6 Ekim 2009 Salı günü vefat etmiştir.
1955 İstanbul doğumlu olan F.Derya Beşikçi, ilk ve orta öğrenimini Galatasaray Lisesi'sinde tamamladı. İstanbul Üniversitesi İşletme Bölümü'ne devam etti. Üniversiteyle birlikte iş hayatına atılan Beşikçi, 1984 yılında Gazi Koşusu'nu kazanmış olan Mayide isimli kısrağı alarak yetiştiriciliğe başladı. 1996 yılında kendi harasını kurdu. 2002 yılında Türkiye Jokey Kulübü’nde Asli Üye oldu. F.Derya Beşikçi evli ve iki çocuk babasıydı.

Manali, Bebek Cafe, Sinyor Sassi, On Footh Trouble, Dr Lucky gibi başarılı safkanları sahamıza kazandıran, özellikle son zamanda yetiştirdiği iki at Tenedos ve Rokoko ile tekrar çıkış yakalan değerli atçıya Allah'tan rahmet, yakınlarına ve tüm sevenlerine baş sağlığı diliyoruz.

5 Eylül 2009

Enternasyonel Koşuların Analizi 3

Enternasyonel İstanbul Koşusu

Enternasyonel Yarış Festivali'nin birinci gününün kapanış mücadelesiydi. İlk gün için en çok ümit taşıdığım yarış açıkçası burasıydı. Özellikle Rokoko'nun çok başarılı koşacağına inanıyordum. Kimilerine göre Rokoko iyi koşmuş olabilir, 8.ciliği sürpriz olmamış olabilir. Bana göre gerçek derecesi bu değil. Rokoko'nun bu gruplarda dahi çok daha iyi yerlere gelebilecek kapasitesi olduğunu savunuyorum. Ben hala Rokoko'yu 2 yaşındaki mükemmel sprintleriyle hatırlıyorum. Bundan sonra toparlanmasa da Rokoko benim için her zaman ayrı bir yerde olacak. Yine de biliyorum ki Rokoko Gazi'nin yaralarını sararak, kıa ve orta mesafelerde gerçek kimliğine bürünecek.


Genelde ilk satırlar kazanan ata ve kısa bir özete yöneliktir. Bu sefer Rokoko'ya bir ayrıcalık tanıdık. Gelelim koşuya. Geçen sene Enternasyonel İstanbul Koşusu'nu kazanan Berraksu, ünvanını korumak için çıktığı yarışta yine liderliği alıp, koşuya tempoyu veren isim oldu. Eva's Request ve Wilside hemen Berraksu'nun arkasında yarışı 2 ve 3 olarak götürdü. Rokoko yarışı arka sıralarda takip ederken, yarışın 2.si lan Damaniyat Girl ise yarışı neredeyse en arkada takip ediyordu.


Virajın dönülmesiyle beraber Berraksu'yu ilk yakalayan Wilside oldu. Bu ikili müthiş bir mücadeleye giriştiler. Zaten mücadele aynaya kadar devam etti. Bu iki safkanın dışına çıkan Eva's Request ise çok kolay olmasa da rakipleri geçip fotoya ulaşan ilk isim oldu. Yarışı çok gerilerde takip eden 3 yaşlı Damaniyat Girl ise muazzam bir sprint attı. İçeri dışarı atı çeke çeke, sürekli yol arayarak, sürekli pistte yer değiştirerek sprint adan safkan uygun bir kulvar bulması halinde kesinlikle yarışı kazanacaktı. Seneye ülkemize tekrar gelirse kesinlikle ismi tekrar gündeme gelecektir ve yarışa favori olarak girecektir.


Ön sıralarda tutulan ülkemiz atlarından Chi, Rokoko ve The Rising yarışı birbirlerine çok yakın bitirdi. 3 at dayarışseverleri hayal kırıklığına uğrattı. Nihalim'i ise anlamak mümkün değil. Gazi Koşusu'nda 2. olmuş bir safkan, çok da iyi koşarken o kadar kötü hale geldi ki tanımak na mümkün. Nihalim'in toparlanması lazım. Hele ki Ribella'dan sonra çok öne çıkan bir kısrağımızın olmadığı dönemde...


Ayakta kalan tek safkanımız bu yarışta Berraksu oldu. Zaten o da olmasa, gelen 4 yabancı at tabelayı doldurup ülkelerine dönecekti.


Ben seneye bı yarışta daha şanslı olacağımızı düşünüyorum. Jenerasyonun değişmeye başlaması bu yıl için bir başarı getirmedi. 4'lülüğünde daha oturmuş bir Rokoko öncülüğünde bu jenerasyonla bu tarz yarışlarda daha başarılı olabileceğimizi düşünüyorum. Ancak itiraf etmeliyiz ki bu yarış da bizim için tam bir felaket oldu.

28 Ağustos 2009

Enternasyonel Yarışlar Başlasın

Tüm yarışeverlerin merakla beklediği, atçılığımıza ve yarışlarımıza bambaşka bir hava katan Enternasyonel Koşular yarın başlıyor. Genelin aksine bu sene hafta içine alınan yarışlarda yine büyük ikramiyler dağıtılacak, yine gözümüzü kırpmadan izleyeceğimiz mücadeleler olacak. Enternasyonel Anadolu Koşusu'yla başlayacak büyük heyecan, Perşembe Enternasyonel Malazgirt Koşusu'yla son bulacak. Biz de şimdi yarışlar ve atları ufak bir değerlendirmeye alalım.

Enternasyonel Anadolu Koşusu

250.000$ birincilik ikramiyesinin olduğu 2000m kum pistteki yarış, pistimizin şampiyonlarını karşı karşıya getiriyor. Fair Son ve Doğubeyi gibi iki büyük şampiyonun yanı sıra kumun başarılı safkanları Beran, Royal Victory, yine son dönemin flaş isimleri Berathan ve Nusrat ilk göze çarpan safkanlar. Yarışa yurt dışından katılan safkanlar ise Balius ve Philatelist.

Dünyaca ünlü Godolphin ekürisine ait Balius'un başarılı denilebilecek performansı var. 26 yarışta 9 birincilik elde eden safkan 900.000 Euro'ya yakın kazanca sahip. Enternasyonel koşularda boy göstermiş olan safkan Dubai'de bu sene G2 çim yarış kazanırken, Duty Free'de 13. kalmış. Genellikle çim pistte start alan safkanın, sentetiğe uyum sağlaması halinde başarılı olabileceğini düşünüyorum.
Philitalist yarış hayatında 18 yarış koşmuş. Bu yarışların 9'u çimde, 9'u kumda. Çimde yarış kazanamamışken, kumda 4 birinciliği bulunmakta. Önemli bir başarısını göremediğimiz safkan 60.000 Euro'Luk kazanca sahip. Son çim yarışında, 22 Ağustos'ta sonuncu olan safkanın kum performansı da safkanlarımıza yetmeyecektir. Pressing'in ekürisi olan safkan bu yarışta sadece formasını temsil edecek.Yarışa genel olarak bakrsak ben Enternasyonel Yarışlar'ı ülkemizin atlarının performansı ve birinciliğiyle açacağımız kanaatindeyim. İlk planda Doğubeyi ve Fair Son ayrılmış gibi gözükse de, özellikle ben Berathan'ın etkili bir yarış çıkarabileceğin düşünüyorum. Yine Balius, Royal Victory ve Nusrat da çok olmasa da şansa sahip isimler. Önlerde Doğubeyi'ni zorlamaya çalışmazsa, sprintiyle Beran da sonlarda söz sahibi olabilir.


Enternasyonel IFAHR Koşusu

100.000$ birincilik ikramiyesi olan ve Şampiyon Kafkaslı'nın sahne alacağı 1500m kum yarışta güzel bir mücadele bizi bekliyor. 2100 çim olarak başlayan yarış, geçen sene 2100 kum olarak koşulurken bu sene de aynı şekilde koşuluyor.

Ülkemizi Kafkaslı, Hızlıtay, Yücelay, Şimşeğinoğlu, İncinur ve Dayala'nın temsil edeceği yarışta dışarda gelen atlar ise Nokomys ve Badad. Atların performanslarının tamamı hakkında bir bilgiye ulaşamamış olsam da elde ettiğim bilgiler, uluslararası yarışlarda boy göstermiş ve de başarılı olmuş Badad'ı Nokomys'e göre ön plana çıkarıyor. Ancak Kafkaslı'nın olması doğal olarak yarışta bir ağırlığının olmasına sebep oluyor. 3. düzenlenen koşuda geçen seneki gibi ön plana çıkan bir at yok. Geçen seneki "bomba"mız Belamer, yarıştan önce konuşulan inanılmaz derecelerine rağmen Bozdoğan'a avlanmıştı. Bu sene de karışık gibi görülen yarışta Badad'ı biraz daha ön planda görüyorum, ama nasıl koşacağını kestirmek çok güç bir çok faktör var. Eksik koşması taktirde bu rakiplerini bu mesafede geçmiş olan Kafkaslı şanslı olacaktır.

Enternasyonel İstanbul Koşusu

2004'ten beri koşulan be ilk kez geçen sene dişilere verilen koşu 2. kez dişi koşu olarak koşuluyor. Birinciye 250.000$ ikramiye kazandıracak güze şehrimizin koşusunda ülkemizi 9 safkan temsi ederken, yurt dışından 4 safkan yarışa katılıyor. Yeni jenerasyonun başarlı atları Rokoko ve Chi'nin de katıldığı 1600m çim yarışta geçen sene bu koşuyu kazanma başarısı gösteren Berraksu, başarılı safkanlar Mayuşka, Lovely Doyoun, Nihalim, The Rising ve Orse Gül katılıyor.

Ülkemize geln safkanlar, Eva's Request, Magic Eye, Damaniyat Girl ve Wilside. Yarış hayatlarını ve koştukları koşulara bakınca ben bu yarışta da atlarımızın yarışa ağırlıklarını koyacaklarını düşünüyorum. Benim çok beğendiğim ve bence 3'lülerin en iyi orta mesafecesi olan Rokoko, sonunda bulduğu mesafesinde grup güçlü de olsa birinciliğ yakındır. Diğer tüm safkanlarımızın, yabancılar da dahil, şanslarını eşit olarak görüyorum. Koşularını izlememe rağmen baktığımız performanslarıyle yabancı safkanların yarışta başarılı olması çok zor görülüyor.

Perşembe günü koşulacak olan yarışlarının kısa incelemelerine yarın (Çarşamba) ulaşabilirsiniz.

10 Ağustos 2009

2 Resim Arasındaki 7 Fark


Yarışçılığımıza büyük katkılar yapmış, başta Bold Pilot olmak üzere bir çok şampiyon at koşmuş olan Özdemir Atman adına düzenlenen G3/dişi Koşu'da gülen safkan Rokoko oldu. 2100m çimde 2. kez karşılaşan Rokoko ve Chi mücadelesinde sonuç yine aynı oldu, Rokoko aynayı önde geçti. 7 Haziran da koşulmuştu G1/Dişi Koşu. Yaklaşık iki ay sonra benzer bir mücadele yaşandı Veliefendi'de. Şimdi iki yarış arasındaki 7 farka bakalım;
1) Hava bu sefer karanlık, Veliefendi'de ışıklar yanıyor
2) Chi'nin jokeyi bu sefer Kocakaya değil, N.şen
3) Haziran'daki yarışta derece 2,09,20 olurken dün gece 2,09,24 olarak gerçekleşti
4) İlk buluşmada 1,15'e 3,45 Rokoko lehine olan ganyan oranı Özdemir Atman Koşusu'nda 1,40'a 1,80 oldu. Chi arayı bayağı kapatmıştı
5) İlk fotoğrafta da görüldüğü gibi Selim halen çalışmaya devam ediyordu. Dün ise finish'i daha rahat geçti
6) İlk mücadelede fark "burun" olurken dün, yarım boy oldu
7) Rokoko bu sefer, yarışı önde götüren ekürisinden yoksun koştu.
Pazar akşamı koşulan yarış aslında Rokoko için daha kolay oldu. Genel olarak bakmak gerekirse tıpatıp aynı oldu iki yarış. Son virajla beraber önde düşen Chi ve dış kulvara açılıp onu yakalamya çalışan Rokoko. İki yarışta da Rokoko, tam 200 üzerinde farkı 1 boya indirdi. Chi'yle uzunda olan ilk mücadelede, 7 Haziran'da, Rokoko Chi'yi 200'e doğru yakalamıştı ancak aynada dahi net bir şekilde ayıramamıştı. Dün kısa bir mücadeleden sonra yarım boy ayırdı ve farkı da giderek açacak izlenimini verdi. Rokoko için başarılı bir yarıştı.

Koşunu geri kalan safkanlarından da dikkat çeken isimler vardı. Özellikle Last Story. Yarışın başında kafaya genelmesine rağmen sonlarda hala güçlü atakları olan ve yarışın birincsi Rokoko ile aynı saniye içinde yarışı bitiren Last Story bir alt gurpta kesinlikle söz sahibi olacaktır. Yine Orse Gül daha zayıf rakiplerini yanında tehlikeli bir yarış koşacaktır.200'e girmeden enseye basan Sea Gull ise bu grubun atı olmadığını gösterdi.
Bu güzel yarışta ise çok kötü bir olay yaşandı. Son viraj dönüldükten sonra F. Çakar idaresideki Live Well arıza yaptı. Sakatlanan safkan yarışı tamalayamadı. Umarız Kısrak Koşusu galibi safkan sahalara geri dönebilir. Tüm ilgililerine geçmiş olsun diyoruz.

8 Ağustos 2009

Rokoko vs. Chi


09 Ağustos Pazar Günü Veliefendi güzel bir mücadeleye ev sahipliği yapacak. Jenerasyonun en iyi atlarından olan, Gazi'ye favori atlardan biri olarak girip koşudan 5. ayrılan ROKOKO ve ünlü jokey Dettori ile Gazi Koşusu'na katılıp 3. olan Dişi Tay Deneme galibi CHI G3 Özdemir Atman Koşusu'nda karşı karşıya geliyorlar. Yarın koşulacak olan koşuyla Chi ve Rokoko 3. defa karşılaşmış olacaklar. Şu anda skor tabelsında 1-1'lik eşitlik var. Dişi Tay Deneme Koşusu'nda Rokoko'yu 2-2.5 boy ayıran Chi uzun mesafede ilk galibiyetini almaya çalışacak. Zira diğer randevu olan 2100m G1/Dişi Koşu'da Rokoko, Chi'yi bir burunla da olsa geçmişti. Rokoko'da S.Kaya'yı, Chi'de N.Şen'i görüyoruz. MİRAMİS'le Gazi'ye doğru giden G.Kocakaya'nın o dönemden önce tüm yarışlarına bindiği Chi'ye Miramis'in olmadığı yarışta binmemesi enteresandır. Tabi bu jokeyin tercihi olabileceği gibi, atın ilgililerinin de tercihi olabilir. Yarışta bu iki safkan ön plan çıkmış durumda. Rakipleri ie en az onlar kadar güçlü. Son yarışında hayal kırıklığı yaratsa da Kısrak Koşusu galibi ve uzuna giden LIVE WELL yarın koşuya ağırlığını koymak isteyecektir. Yine son yarışı kötü olsa da Kocakaya idaresindeki, Kısrak Koşusu 4.'sü, SEA GULL, Dişi Tay Deneme 3.'sü LAST STORY, G1/Dişi'de Rokoko ve Chi'nin arkasına 3. olan ORSE GÜL...


Gerçekten seyri güzel bir yarış olacak. Tam bir taktik savaşı yaşanacak. Yarışın ağır gitmesi halinde ise son 200 metre oldukça karışık geçebilir. Her şeye rağmen Rokoko bir adım daha önde gibi. Selim içeri dalmazsa şansı yükselecektir. Tüm atların ayakları düz bassın, iyi bir yarış olsun.

29 Haziran 2009

Gazi Koşusu'nu Miramis Kazandı

Ulu Önder adına 83 yıldır aralıksız koşulan Gazi Koşusu'nu MİRAMİS kazanmayı başardı. G.Kocakaya'nın etkili binişiyle birinciliğe uzanan safkan 3 yaşlı ingilizlerin şampiyonu oldu. Son aylarda inanılmaz bir çıkış yakalayan G.Kocakaya hakettiği bir zafer kazandı. Selim Kaya ise NİHALİM'den sonra 2. dişi Rokoko'yla da yarışı kaybederek, Gazi'de birincilik yüzü yine göremedi. Çim pistte yapılan 2400 metrelik koşuyu 2.30.33’lük derece ile bitti. Sri Pekan- Satılmış orjinli Miramis baba hattına rağmen uzunda da gidebildiğini kanıtladı ve bir tabuyu yıktı. Böylece ilk kez bir Sri Pekan yavrusu Gazi Koşusu kazanmış oldu. Yarışın Kısrak Koşusu'na göre yaklaşık 4 saniye daha iyi bitmesi yarışın daha tempolu gittiğini gösterirken, kısrakların bu sene erkeklerin çok gerisinde kaldığını da gösterdi. Miramis önemli koşuyu kaznarak ilgililerine yaklaşık 1.250.000 lira kazandırdı. Yarışın ikincisi ÇAKILHAN olurken, 3. CHI, 4. ZEEV oldu. Bu özel günde 8.512.000 liralık oyun oynandı. Katılmanın bile büyük bir şeref olduğu yarışa ekürilerden LITTLE TULIP tempo verdi. Yarış boyunca 5-6 boy önde giden safkan 600'den sonra gerilemeye başladı. Yarışı, liderin hemen gerisinde takip eden İNDERESİ ve Chi son düzlüğe önde çıktılar. İnderesi'nin gücü yetmeyince, kısa bir mücadeleden sonra Chi önde kaldı. Daha sonra iç kulvardan dalan Çakılhan, Chi'ye yaklaşmaya başladı. Gazi'de atlar ve jokeyler kadar, Gazi Şansı'nın da etkili olduğu söylenir. Bu yarışta da öyle 2 olay yaşandı ki belki de sonucu bu olaylar belirledi. Virajı son sıralarda dönen Miramis ve ROKOKO ise pistin iç tarafını tercihleyip sprintlerine başladılar. Rokoko'nun viraj üzerinde, gerilemeye başlayan ekürisi Little Tulip'in tamponuna maruz kalması ise büyük bir şanssızlıktı. Kendisine yardımcı olan ekürisinden böylesine şanssızca bir faul yemesi ve 4-5 boy kadar oyalanması belkide viraj dönülmeden Rokoko'nun şansını bitirdi. Bu Rokoko'nun Gazi Şansı'na sahip olmadığını kanıtlıyordu. Tam tersine Miramis ise bu şansı yanına alıp koştu. Haftalarca, yarışın kalabalık olmasından dolayı Miramis'iniç kulvarlarda trafiğe takılabileceği tartışıldı ama, bir sorunla karşılaşmadı. Bu noktada şansı devredeydi. Düzlüğe çıkılır çıkılmaz iç kulvarı tutan üç safkan Çakılhan, DISTANT FLIGHT ve İnderesi iç kulvarı kapatmıştı. Miramis ise içeri doğru dalarak bu gruba yaklaşmaya başlamıştı. Sprintini bariyer dibinden atan Çakılhan son 300'den sonra dışa doğru açılıp Chi'ye yapıştı ve bu noktada bomboş olan bariyer dibine rahatça giren Miramis birinciliğe uzandı. Çakılhan o kulvarı boşaltmasa, Miramis grubun dışına çıkıp sprintine devam etmeye çalışsa, belki de zaman kaybedeceği için yarışta kupaya uzanamayacaktı. Bu iki olay sıralamayı etkiledi. Rokoko, Miramis'in arkasından bariyer dibine girerek sprint atmaya çalışmış olsa da bu koşu için Miramis'e yapabileceği bir şey yoktu. Son metrelerde de Zeev'in ataklarıyla 4.lüğü kaybederek koşudan 5. ayrıldı ve ilk kez ilk 3 sıra dışında yer aldı. Ben de hala Rokoko'nun kısa mesafelerde daha etkili sprint atığını düşünüyorum. Umarım Rokoko Gazi'den sonra sorun göstermez ve uzun yıllar sahada başarıyla koşar. 48,50 ganyanla koşan Çakılhan ise Miramis'in yol bulamaması durumunda büyük bir süprize imza atacaktı. Şans verilmeyen safkan sonlarda hafif gezinmesine rağmen ikinciliği kaptı. Gelişiyle büyük sansasyon yaratan Dettori'nin bindiği Chi, gerek Miramis'in gerekse Çakılhan'ın ataklarına cevap veremedi ve yarıştan 3. ayrıldı. Chı bu dereceyle tabela içinde kendine yer bulan tek dişi safkan oldu. Yarışın önde tutulan atlarından olan MONTE NEGRO ise beklenen yarışı yapamadı. Virajı ön taraflarda dönen safkan hızını bir türlü arttıramadı ve yarıştan 13. ayrıldı. Süpriz şansı verilen TRANSACOUSTIC ise çok etkili ataklar yapamasa da düzlükte çok yol aldı ve yarışı 7. tamamladı. Miramis'in yaklaşık 1 saniye gerisinde yarışı bitiren safkan ilerleyen yarışlarında etkili olacaktır. Son viraj dönülürken ENZO, jokeyi E. Çakıroğlu'nu üstünden attı. Gerçekten ilgilileri ve jokey için çok şanssız bir koşu oldu.
Yarışa ve güne gelen olarak bakmak gerekirse, gerçekten çok güzel bir yarış günü oldu. Ancak Gazi Koşusu eski keyfi ve heyecanı vermedi. Yarışın çok mücadeleci geçmemesi de bunda etkili. Ben ilk kez gece koşulan yarışın bu sebepten dolayı da eski yarışların gerisinde kaldığını düşünüyorum. Belki de biz gündüz izlemeye alışık olduğumuz için böyle bir hisse kapıldık. Ben gelecek sene Gazi Koşusu'nun gündüz yapılması taraftarıyım.
Şampiyon Miramis'i ve Kocakaya'yı kutluyoruz, safkanın yarış hayatının uzun olmasını umuyoruz.

22 Haziran 2009

İlk "Gece" Gazi Koşusu'nun Kayıtları

Pazar günü gerçekleştirilecek olan 83. GAZİ KOŞUSU'nun kesin kayıtları belli oldu. Veliefendi Hipodromu'nun ışıklandırılmasıyla beraber, ilk kez akşam koşulacak bu yarışta koşacak safkanlar handikap puanları sırasıyla şu şekilde;

ROKOKO
CHI
MİRAMİS
AYDIN ABİ
NUSRAT
[Anafartalar Koşusu'nda koşma ihtimali var]
MONTE NEGRO
BIG LASER
ZEEV
QUICK FINISH
GREEN MANOR
AENEAS
ÇAKILHAN
İNDERESİ
KING TO KING
DISTANT FLIGHT
RICH AND HANDSOME
PERHAN
ENZO
DOĞANHAN
ORSE GÜL
TRANSACOUSTIC
LITTLE TULIP.

Bu safkanların yanında yedek olarak da WARRIOR bulunmaktadır. Nusrat'ın Anafartalar'ı tercihlemesi, Warrior'u Gazi'ye sokacak.

8 Haziran 2009

Son Gazi Provalarının Ardından

3 yaşlıların Gazi'ye giden yoldaki en önemli provalarından olan Açık Grup I / D ve Sait Akson Koşuları dün akşam gerçekleşti.

2100m çim Açık Grup I / D Koşusu'nu 2.09.20'lik derecesiyle, Selim Kaya idaresindeki ROKOKO, CHI'yi fotoda geride bırakarak kazandı. Yarışa genel olarak bakmak gerekirse, ROKOKO'nun en yakın rakibi olarak gösterilen FAIR LADY yarış boyunca koşuya adapte olamamış, viraj dönüldükten sonra M.Kaya tarafından, teşviğe cevap alamayınca, enseye basılmıştır. Atın herhangi bir sorunu olmamışsa, Gazi için hala şansı vardır. Dişi Tay Deneme'de rakibini geçen CHI ise uzun mesafede de gidebileceğini ispatladı. Gazi Koşusu'nun daha kalabalık ve arkadan sprinte kalkacakların zorlu bir yolu olduğu düşünülürse, CHI Gazi'de süpriz yapabilecek bir safkandır. ROKOKO ise Gazi Koşusu için üst sıralara göz kırpmış olsa da bana göre kısa yarışlarındaki etkili sprintini uzun mesafe yarışlarına taşıyamamıştır.

Sait Akson Koşusu 2200m çim pistte koşuldu. Erkeklerin mesafeye yatkınlığını ölçen bu önemli sınavı ise MİRAMİS G.Kocakaya ile kazanmayı başardı. Son düzlükte, zaman zaman kapanmasına rağmen son 200'de MONTE NEGRO'yla girdiği muhteşem mücadeleden galip ayrıldı. Jokeyinin yoğun teşviğiyle, belki de fazla sayılabilecek kamçı sayısıyla, MİRAMİS yarışı kazanarak, Gazi'nin en büyük adaylarından biri olduğunu gösterdi. MONTE NEGRO kazandığı yarıştan sonra formunu devam ettirdiği gösterirken, DEHA kendinden beklenilen performansı yine ortaya koyamadı. DEHA'nın Gazi için şansının az olduğunu söyleyebiliriz. Yarışın hayal kırıklığı ise RICH AND HANDSOME oldu. Erkek Tay Deneme'de muhteşem sprintiyle 3. olan safkanın, uzayan mesafede daha etkili olması bekleniyordu. Ancak beklentileri karşılayamadı. Son yarışı safkana ağır da gelmiş olabilir. Gazi Koşusu'nda RICH AND HANDSOME ters bir netice alabilir.

ROKOKO vs. MİRAMİS
Gazi Koşusu'na yaklaşık 3 hafta olduğu unutulmamalıdır. Zaman bir çok şeyi değiştirebilir. Ancak bu iki yarış ROKOKO ve MİRAMİS'in rakiplerine oranla biraz daha önde olduğu gösterdi. Safkanların tümünün Gazi Koşusu'na kazasız belasız girebilmelerini dileyelim.



Related Posts with Thumbnails