Açıkçası bu akşamki Aydemirhan-Gülengül arasında yaşananlar beni oldukça üzdü, hayal kırıklığına uğrattı. Yarışın başında, start esnasında ve daha sonra viraj dönülürken yaşanan olaylar dikkatli seyircilerin gözüne çarpmıştır. Gelin birlikte olaya göz atalım.
Halis Karataş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Halis Karataş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Ocak 2012
Komiserler Kurulu'nun Faul Algısı: Gülengül ve Aydemirhan Örneğinde Vaka Analizi
Ara Başlıklar:
Aydemirhan,
Erhan Yavuz,
Gülengül,
Halis Karataş,
Komiserler Kurulu,
Nurettin Şen
2 Temmuz 2011
Çocuklar Duymasın'da Halis Karataş | Tüyo Sorunsalı
Halis Karataş ve İlyas İlbey atv ekranlarında yayınlanan Çocuklar Duymasın adlı diziye konuk olarak katılacaktı, hep aklımdaydı ama izlemeyi unutmuştum. Sabah Son Düzlük'ü izlerken gündeme geldi. Böylece benim de kafama dank etmiş oldu.
Ben, nasıl diyeyim, daha önemli şeylerden bahsedilmiştir diye düşünürken muhabbet "tüyo" üzerine kuruluydu ve sığ bir alanda kalıp, beni hayal kırıklığına uğrattı. Son zamanlarda çok meşhur hale gelen at yarışının 2 canlının bir arada spor olayı, dizide de mesaj olarak kullanıldı.
Gazi öncesi, biraz da reklam amacıyla, İlyas İlbey vasıtasıyla bu katılım gerçekleşmiş gibi. Halis Karataş gibi sayısız başarıya imza atan büyük bir sporcunun, ekrandaki heyecanı dikkat çekerken, at yarışlarının imajını değiştirme çabası yolunda arpa tanesi kadar adımlar da atılıyor olsa, destek vermek gerekir. Dizinin Karataş ve İlbey'li bölümüne, dileyeneler buradan ulaşabilirler.
Ben, nasıl diyeyim, daha önemli şeylerden bahsedilmiştir diye düşünürken muhabbet "tüyo" üzerine kuruluydu ve sığ bir alanda kalıp, beni hayal kırıklığına uğrattı. Son zamanlarda çok meşhur hale gelen at yarışının 2 canlının bir arada spor olayı, dizide de mesaj olarak kullanıldı.
Gazi öncesi, biraz da reklam amacıyla, İlyas İlbey vasıtasıyla bu katılım gerçekleşmiş gibi. Halis Karataş gibi sayısız başarıya imza atan büyük bir sporcunun, ekrandaki heyecanı dikkat çekerken, at yarışlarının imajını değiştirme çabası yolunda arpa tanesi kadar adımlar da atılıyor olsa, destek vermek gerekir. Dizinin Karataş ve İlbey'li bölümüne, dileyeneler buradan ulaşabilirler.
Ara Başlıklar:
Halis Karataş,
Ön Plana Çıkanlar,
Sektörden Haberler
Kara Kaplı Defter | 1 Temmuz İstanbul
Miss Bertie Kara Kaplı Defterimiz'e yazdığımız ilk isim oldu. Halis Karataş'la, aradan sonra 1 yarış gören ve o yarışa eksik işlerle hazırlanan safkan, dün koşmuş olduğu ve 4 işle girdiği koşuda düzlükte yıkılma tehlikesi geçirdi. 2 saniye gibi bir fark var birinciyle arasında, ancak bu yanıltıcı bir derece. İlk koşacağı koşuda, eğerki hazırlıkları eksik olmazsa, kazanması mümkün görülüyor. Dikkat etmekte fayda var.
1 Temmuz 2011 İstanbul programından kara kaplı defterimize yazdığımız 2. at ise Sohrak oluyor. 23 günlük aradan sonra katıldığı koşuda bana göre eksik çalışmalarla katılan safkan buna rağmen koşuyu kazanacak pozisyona girdi. Bariyer dibinde yer bulabilse, dün için bile kazanan safkan olacaktı. Daha üst gruplarda bile etkili koşular çıkarması çok yakın duruyor, bu gruplarda ise sonraki yarışının bir numaralı birincilik favorisi olur.
1 Temmuz 2011 İstanbul programından kara kaplı defterimize yazdığımız 2. at ise Sohrak oluyor. 23 günlük aradan sonra katıldığı koşuda bana göre eksik çalışmalarla katılan safkan buna rağmen koşuyu kazanacak pozisyona girdi. Bariyer dibinde yer bulabilse, dün için bile kazanan safkan olacaktı. Daha üst gruplarda bile etkili koşular çıkarması çok yakın duruyor, bu gruplarda ise sonraki yarışının bir numaralı birincilik favorisi olur.
27 Haziran 2011
85. Gazi Koşusu Galibi Anatoly ve Karataş

85. Gazi Koşusu'nu Anatoly jokeyi Sihirbaz Halis Karataş ile kazanmayı başardı. Yarış hayatına 3'lülüğünde, 4 ay önce başlayan safkan, 6. koşusunda Türkiye'nin en büyük kupasına uzanmayı bildi. Şampiyon demek aslında yanlış olmaz ama, gelecek senelerde bu performansını devam ettirebilmesi onun tam anlamıyla şampiyon sıfatını haketmesine sebep olacaktır. Gazi Koşusu'nu kazanmak tabiki önemli ama asıl adını tarihe altın harflerle yazdıranlar, üstün performanslarını yıllar boyu sürdürebilmeleridir.
Tüm ekibi, Karataş'ı ve Anatoly'i tebrik etmek gerekiyor. Dileğimiz başarısını sürdürmesidir.
Tüm ekibi, Karataş'ı ve Anatoly'i tebrik etmek gerekiyor. Dileğimiz başarısını sürdürmesidir.
Ara Başlıklar:
Gazi Koşusu,
Halis Karataş,
Koşunun Ardından
24 Haziran 2011
Arjantin Jokey Kulubü Koşusu Tahminleri - 2011
Geçen seneki koşuyu Adonise Selim Kaya ile Kazanmıştı.
2400 metre mesafede, bizleri Gazi gününe doğru giderken yavaş yavaş ısıtmaya başlayacak olan koşuda ön plana Adonise, Hakkar, Inspector 3'lüsü çıkacakmış gibi duruyor. Henüz hiç bir bültene bakmadım ama kestirmek güç değil. 1.58.86 gibi anormal bir dereceyle biten yarıştan 5 at, Inspector, Akdeniz Ateşi, Boğaziçi, Hakkar, Roman Empire ve KKTC Koşusu'nda 2 at, Adonise ve Smerç şeklinde 7 at karşı karşıya gelecek. 2 yarışın toplamda 7 at verdiği bu önemli koşu bir kez daha bizlere uzun mesafede atlarımızın sağlam kalmadığı gerçeğini hatırlatıyor, hatta yüzümüze vuruyor. Çok uzun uzadıya içimi dökmeden, yarışa dönelim. 1.58.86 dedik. Bu yarışın anormal tempolarla geçilmesinden, bu da süratli stile sahip olan atların fazlalığından ortaya çıkıyordu. Led Zeppelin tabiki inanılmaz temposuyla yürüdü gitti. Bu neden Inspector, birinciliği için, Led Zeppelin'e ne kadar teşekkür etse azdır. Eküri koşsalar bu kadar yardımcı olabilirdi. Bu olayın sebeplerine çok fazla girmiyorum. İsteyen buraya tıklayarak detaylı yazıma ulaşabilir. İşin özü şudur ki ben Inspector'ün böyle bir tempoya bir daha girebileceğine pek ihtimal vermiyorum. Akdeniz Ateşi var, yarış çok hızlı gidebilir diyebilirsiniz. Ben geçen yarıştaki tempoya çıkılmasının zor olduğunu düşünüyorum. O yarışın sertliğinden de etkilenmesi muhtemel. Fakat aynı yarışta ayakta kalabilen ender safkanlardan Hakkar, Halis Karataş'ın kendisini özenle bu yarışa hazırlamasıyla şanslı olacaktır. Adonise bu mesafeleri de sever ve Bana göre Hakkar'la beraber ilk iki şansa sahip olacaklar. Yapım gereği favorilerle pek anlaşamayıp, sürprizle yatkın olmam dolayısıyla sizlere, arka planda kalacağını düşündüğüm, 2010 Gazi Koşusu 3. sü, son yarışında toparlandığını gösteren ve İstanbul çimine bayılan Smerç'i önereceğim. Gelirse şaşırmamak gerek;
Adonise / Smerç / Hakkar
Ara Başlıklar:
Halis Karataş,
İnceleme,
Selim Kaya,
Yarış Başlamadan,
Yarış Tempoları
14 Ekim 2010
Gelibolu Rekorla Geldi

13 Ekim Çarşamba günü koşulan Kanunu Sultan Süleyman Koşusu'nu Gelibolu Halis Karataş'la kazandı.
G1 mücadelede, son yarışlarında muazzam bir performans yakalayan ancak son koşusunda Ankara'da Tümöz Bey'e geçilen Gelibolu birinciliğe uzandı. Hızlıtay'ın 'hızlı' götürdüğü yarışta anormal bir tempo oldu. Sonlarda adeta kesilen Hızlıtay'ın bu hatasını Gelibolu ve Kafkaslı affetmedi.
Kafkaslı bir kaç yarış sonra ilk kez rakiplerine hakim olabilecek konumdaydı. Ancak dün için başaramadı. 8 yaşındaki şampiyonu umarız 9 yaşında da koşuyorken görmeyiz. Eküri Kafkaslı'ya yılların vermiş olduğu yorgunluk yokmuşçasına yükleniyor.
Rekoru getiren atın Hızlıtay olduğunu tekrarlayalım. 1500 metre sentetik pistte bir önceki rekor 1.38.70 ile Berksoy'a aitti. Gelibolu bu rekoru 1.38.17'ye çekti. Berksoy'un rekorluk yarış derecesini Gelibolu kırarken, Bir önceki rekor olan 1.38.70'lik derecenin altına bu yarışta Kafkaslı ve Hızlıtay'ın da girmiş olması at yarışlarında temponun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Ara Başlıklar:
Halis Karataş,
Kafkaslı,
Koşunun Ardından,
Ön Plana Çıkanlar,
Yarış Tempoları
10 Ekim 2010
Halis Karataş 51 Kiloda

10 Ekim pazar günü yapılacak olan İstanbul yarışları için programa göz atarken bir şey dikkatimi çekti. Çoğu yarışseverlerin de çekmiştir. Sonbahar Büyük Handikapı'nda koşacak olan Tampico'ya Halis Karataş 51 kiloya deklare olmuş.
53 kiloya deklare olabilen ancak altına genellikle düşemeyen Halis'i 51 kilo ile görmek çok nadir yaşanabilecek bir olay. Bu sene, 2010 yılı içerisinde 2 kere 52,5'e bir kere de 52 kiloya deklare olan usta jokey toplamda 3 kez 53 kilonun aşağısına indi. Halis Karataş'ı 51 kiloda en son 2005 yılında Gladyatör'ün kazandığı şu koşuda görmüştük. Büyük ihtimalle 53 kilo olarak binecektir. Ancak bunun için de büyük bir efor harcaması gerekecek. Şimdiden kolay gelsin.
5 Ekim 2010
Maracaibo'nun Ardından

Neredeyse bir hafta oldu Maracaibo'yu kaybedeli. Önce aygırlık kariyerinin başında olan şampiyon Sabırlı, hemen ardından Maracaibo öldü. Bu iki haberi alan yarışseverlerin nasıl üzüldüğünü tahmin etmek pek de zor değil.
Yarışseverler bazı atları öyle severler ki artık sahiplenirler o atı. Neredeyse kendi atlarıymışçasına benimser, sahip çıkarlar. Şampiyon atlardır genelde bunlar. Belki de herkesin bu atlarla ilgili ucundan köşesinden bir anısı, hatırası, söyleyecekleri olur.
Maracaibo 2008 yılında kazandığı Erkek Tay Deneme Koşusu'ndan sonra sakatlandı. 2 senelik bir tedavi süresi oldu. Bu süre içerisinde sahaya dönmeme ihtimali bile konuşuluyordu. Karataş ailesi safkanı sahaya getirmeye zorlamayacaklarını söylüyordu. Nitekim böyle de yaptılar ve at istemediği sürece idmana çıkarmadılar.
Ancak çalışmalara başlayıp, bir müddet sonra da hızlandıran Maracaibo için yarış koşma zamanı gelmişti. Çanlar çalıyordu.
2 yıl sonra çıktığı ilk koşusu 1900 metrelik çim koşu oldu. Halis Karataş açık açık atı üzmek istemediklerini söylemişti. Benim de tahminim Maracaibo'yu zorlamayacakları yönündeydi. Sonuç olarak Maracaibo tutu tuta yarışı 8. tamamladı. Halis yarışın hiç bir yerinde teşvikte bulunmadı Maracaibo'ya.
1,5 ay sonra ise 2. sınavı vardı. Bu sefer sentetik pistte 1500 metre denenecekti. Her şey normal başladı ancak son viraja doğru Maracaibo maalesef sakatlandı ve bir anda dışarı doğru attı kendini.
Yaklaşık 2 ay tedavisi için uğraşıldı. Buna rağmen iyi bir cevap veremedi. Son artık kaçınılmazdı. Maracaibo daha fazla acı çekmemesi için uyutulacaktı. Geçtiğimiz hafta Maracaibo'ya veda edildi.
Şimdi herkes keşke koşturulmasaydı, aygırlık yapsaydı diyor, Karataşlar suçlanıyor. Ama böyle bir ailenin verdiği karara saygı duymak gerekiyor. Saldırgan bir şekilde Maracaibo'yu koştuklarını düşünmüyorum. Onlar sadece bu kadar iyi bir atı koşabilme zevkini yaşamak istiyorlardı. Ancak bu umutlar maalesef fazla sürmedi ve Maracaibo'yu kaybettik.
Karataş Ailesi keşke koşmasaydık Maracaibo'yu diyordur. Eminim. Keşke koşmasalardı. Üzülmemek imkansız. Keşke yarış hayatı uzun olabilseydi. Ama yol yakınken de geri dönülebilseydi.
Maracaibo yine de bu kısa yarış hayatında yarışseverler tarafından çok sevilen bir at oldu. Bir çok kişinin kalbini kazanmayı bildi. Sahamıza gelmiş olan bu yakışıklı atı unutabileceğimizi sanmıyorum.
Güle güle Maracaibo.
Ara Başlıklar:
Atman Ekürisi,
Halis Karataş,
Maracaibo,
Nostalji,
Sektörden Haberler
28 Eylül 2010
Inspector Halis Karataş ve Tempo Gerçeği

57.si pazar günü gerçekleştirilen TJK Koşusu'nu Inspector kazandı. Bu kez Fuat Çakar ile koşuya katılan Inspector gösterdiği başarılı performansla birinciliğe uzandı. Ancak bu yarışı değerlendirmeyeceğim. Çıkan derece, mesafe ve Inspector'un birinciliği arasındaki bağlantıyı ortaya koyacağım.
Malum, Inspector 2009'daki Başbakanlık zaferinden sonra bir sene suskun kalmıştı. Bu sessizliğini yine bir Başbakanlık zaferiyle bozmuştu. 2009 yılında kazandığı Başbakanlık Koşusu'ndan sonra tam 6 kez İstanbul çiminde 2400'e çıktı. Bunların 5'inde Halis Karataş, birinde Gökhan Kocakaya var.
Analizi yapmadan önce bir şeyi daha belirtelim. Halis Karataş bundan aylar öncesinde Haftaya Bakış programına çıkmıştı. Orada Inspector'le ilgili düşüncelerini de paylaşmıştı. Ve kendisi Inspector'ün kısa sprinte kalan yarışlarda başarısız olduğunu, yavaş giden yarışlarda Inspector'ün varlık gösteremediğini söylemişti. Yani Halis Karataş Inspector için birinciliğe uzanan yolun tempoya girmekten geçtiğini biliyordu.
Ancak bunu dile getirmesi bile başarıyı getiremedi. Karataş Inspector'ün temposunu yarışlarında ayarlamakta zorluk çekti. Bunu nereden anlıyoruz?
Inspector'ün 2400 metredeki yarışlarına bakıyoruz. İstanbul pistinde Gazi Koşusu hariç 13 kere 2400'e çıkmış. Kazandığı yarış sayısı 4. Ve bu noktada çok önemli bir veriyle karşılaşıyoruz. Inspector 2400 yarışlarda 2.27'lik derece içindeki yarışları hiç kaybetmemiş, 2.28 ve üstüne çıkan yarışlarda hiç kazanamamış. Bu da Inspector için 2400 mesafede kazanma şartının 2.27'lik derece olduğu anlamına geliyor. Bir daha tekrarlarsak 2.27'ye inemediği yarışları kazanamamış, indiği hiç bir yarışı kaybetmemiş, 2.28 ve üstünde yaptığı derecelerde ise hiç birinciliği yok.
Biraz karmaşık görülebilir. Ama durum şudur İstanbul'da koştuğu 2400'lük yarışlarda 2.28.00'in altına inerse kazanır, üstünde kalırsa kaybeder. Şimdiye kadarki tablo bunu gösteriyor.
Inspector'un tempoya girmesi gerektiği gerçeği bilinmesine rağmen bu yapılamadı. Fuat Çakar ile koştuğu ilk yarışı da kazanarak mesajı verdi. Bence Inspector kaybettiği yarışlarda formsuz değildi. Ancak Halis Karataş ve Inspector tempo konusunda uyum sağlayamadılar. Bu apaçık ortada.
Karataş'ın kazandığı son Inspector yarışı 2000 metrelik Başbakanlık Koşusu'nda da birinciliği Azaraks ve Invincible Son'ın yaptığı anormal tempo ve yarışın hızlanması getirmişti.
Resme tıklayarak büyütebilirsiniz.Yukarıda 2 tane trakus özeti var. Biri Fuat'la kazanılan TJK Koşusu, diğeri Halis'le koşulan, Inspector'ün normal pistte çıktığı son yarış olan, Celal Bayar Koşusu.
İlk 400'ünde tempolar arasında 1.5 saniyeye yakın fark var. Bu derece yarış ilerledikçe 2 saniyenin üstüne çıkıyor. Ve bitiriş derecesi farkı tamı tamına 4 saniye*(nin de üzerinde).
Inspector için geçerli olan tempo gerçeğini Karataş ile uygulanamadığını görüyoruz. Yarışı hızlandıran olmadığı koşularda Inspector Halis Karataş ile tempoya girememiştir. Fuat Çakar yarışındaki tempoları teker teker incelediğimizde de bu sonuca rahatlıkla varabiliriz.
Bundan sonraki yarışlarında, koşarsa 2400'lük yarışlarında, Inspector'ün bu derecelere göre nasıl sonuçlar elde ettiğini görme fırsatı bulacağız. Bakalım 2.28.00 eşiği doğruluğunu korumaya devam edecek mi.
*Fark, TJK.org'daki resmileşmiş derece ile belirlenmiştir. Celal Bayar derecesi 2.31.38, TJK Koşusu derecesi 2.27.18'dir. Trakus dereceleri ile resmileşen dereceler farklılık göstermektedir. Bunun nedeni trakus sistemindeki makinanın atların eyer kısmına konulmasıdır.
Ara Başlıklar:
Fuat Çakar,
Halis Karataş,
İnceleme,
Jokeyler,
Yarış Tempoları
26 Eylül 2010
Kid Rock Çıkışta

Ankara'da gerçekleştirilen Kraliçe II. Elizabeth Koşusu'nu Kid Rock kazandı. Koştuğu ilk koşuda önde gitmesi nedeniyle 3. olmuş ve çıktığı ikinci yarışta çok kolay bir birincilik elde ederek adını duyurmuştu.
Daha sonra katıldığı 2 yarışta jenarasyonunun en parlak atı El Kaşgar'a karşı mücadele verdi. El Kaşgar'ı geçme adayları arasında ön plana çıkan Kid Rock 2 yarışta da rakibine avlanmıştı.
Kraliçe II. Elizabeth Koşusu ise Kid Rock'ın ilk deplasmanı oldu. Ankara'da yarışan safkan Bankroll ile ön plana çıktığı yarışta etkili sprinti ve tabi Halis Karataş'ın önemli katkısıyla aynayı önde buldu. Böylece ilk grup koşusunu kazandı Kid Rock.
Kid Rock bir Musical Myth yavrusu. Yani De Niro'nun anne kardeşi. Bu yönüyle zaten ilk yarışından beri takibimde ve başarılı olmasını istiyorum. Musical Myth'ın bu yavrusu De Niro'dan aldığı bayrağı daha ileriye taşıyacak gibi. Gönül isterdi ki Musical Myth'ın yavrularını sahada görmeye devam edelim. 2009 yılında ölen Musical Myth'ın bu iki temsilcisinin de umarım yarış hayatı sağlıklı ve uzun olur.
11 Eylül 2010
TİGEM'de Kazanan Onurkaan
Ankara'da yapılan 1400m çim yarışta 3 yaşlı araplar G2 TİGEM Koşusu'nu kazanma mücadelesi verdiler. 8 atın katıldığı koşuda birincilik Darfur'u geçen Onurkaan'ın oldu.
Koştuğu 7 yarışın 6'sını kazanan, bu birincilikler içinde 4 tane grup yarış bulunduran Darfur kuşkusuz jenerasyonunun en flaş atı. Ankara'da koştuğu tek yarış olan Prof. Kazım Köylü Koşusu'nda Özfidan'ı geçerek birinciliğe ulaşmıştı. Bugün Özfidan yine rakipler arasındaydı. Ancak ilk kez karşılaşacağı Onurkaan 2 rakibini geçmeyi başardı.
Halis Karataş'la start alan Onurkaan ilk grup yarışında çok başarılı bir performans ortaya koydu ve birinciliği koparmayı bildi. Bu yarıştan önce koştuğu 3 çim yarışı çok parlaktı Onurkaan'ın. Tigem'i de kazanarak performansını taçlandırdı.
Darfur ilk kez bu kadar yakın arayla yarış koştu. Önceki yarışları arasında en az 2-3 haftalık süreler olan atın zorlu harpler arasında 10 gün içinde ne kadar toparlanabileceği az çok belli. Darfur'un bu sıkıntıyı çektiğini söylemek yanlış olmaz.
Karataş yarışı Darfur'un önünde götürdü. Onurkaan'a güvendiği belliydi. "Onu yakalamaya çalışmaktan bıktım, artık o beni yakalamaya çalışsın" dercesine virajı Darfur'un önünde döndü ve düzlük boyunca şans tanımadı.Halis Karataş Darfur'un karşısına 2 kere Sungurberk'le, 2 kere Özfidan'la, 1 kere de Çetinaslan'la çıktı. Bu 5 yarışta da 2.likte kalan usta jokey bu sefer Onurkaan'la şansını denedi ve tercihinin doğruluğunu yarışı kazanarak gösterdi. Böylece Darfur karşısında bir zafer yaşamış oldu.Onurkaan'ı ve Halis Karataş'ı kutlamak gerekir. Muazzam bir yarış çıkardılar. İleriki yarışlarda bu safkanları sık sık karşı karşıya göreceğiz anlaşılan. Belki de yeni bir rekabete hazırlanmalıyız.
2 Eylül 2010
Darfur Yine Yakın Farkla
Dün koşulan İstanbul yarışlarının son ayağı olan, G3 Saim Önhon Koşusu'nda Darfur bir kez daha sahne aldı. 3 yaşlı Araplar içinde kuşkusuz sezonun en parlak safkanı olan Darfur ilk kez çıktığı sentetik pistte bu sefer Çetinaslan'a karşı birincilik mücadelesi verdi.
Bir önceki yarışında faullere maruz kalmasına rağmen yaptığı muazzam sprintiyle Kaderşah'a zor anlar yaşatan Çetinaslan bu sefer Darfur'u geçmek için sprintine başladı. Ben daha önce de söylemiştim. Darfur yanındaki atlarla oynamayı seviyor. Aklımıza ilk olarak Yavuzhan geliyor. Bu özelliği sanki bir yönüyle de olsa paylaşıyorlar. Darfur'un yanına yaklaşırsanız vay halinize. Bu nedenle kazandığı 6 yarıştki en büyük fark 1 boy. Diğer yarışları ya yarım boy ya da boyun, burun. Bu sebeple insanlar Darfur'un her yarışında geçilebileceği ihtimalini taşıyorlar. Zaten Selim Kaya Darfur'u mümkün olduğunca öne geç çıkartıyor. Önde boş kalmasının safkana yaramayacağını bizim gibi onlar da biliyor.

Halis Karataş da böyle düşünmüş olacak ki Çetinaslan'la sprintini dışardan dışardan gelerek yaptı. Selim Kaya Darfur'da teşviği biraz erken bırakınca yarışın neticesi foto-finişe kaldı.
Çetinaslan Karacabey tarafından satışa çıkarılmıştı ve 130.000'lik fiyatla alıcı bulmuştu. İlk yarışındaki performansıyla da açık açık ben geliyorum mesajı vermişti. Koştuğu 3 yarışı da başarılı olan Çetinaslan ileride grup koşularda söz sahibi olacak gibi duruyor.
Darfur ise bu birincilikle 7'de 6 yaptı, ilk sentetik koşusunu kazandı. Allah nazardan saklasın, inşallah böyle devam eder Darfur. Elbette geçilebilir ancak kesin olan bir şey var ki Darfur koştuğu sürece yarış keyfine doyacağız.
Bir önceki yarışında faullere maruz kalmasına rağmen yaptığı muazzam sprintiyle Kaderşah'a zor anlar yaşatan Çetinaslan bu sefer Darfur'u geçmek için sprintine başladı. Ben daha önce de söylemiştim. Darfur yanındaki atlarla oynamayı seviyor. Aklımıza ilk olarak Yavuzhan geliyor. Bu özelliği sanki bir yönüyle de olsa paylaşıyorlar. Darfur'un yanına yaklaşırsanız vay halinize. Bu nedenle kazandığı 6 yarıştki en büyük fark 1 boy. Diğer yarışları ya yarım boy ya da boyun, burun. Bu sebeple insanlar Darfur'un her yarışında geçilebileceği ihtimalini taşıyorlar. Zaten Selim Kaya Darfur'u mümkün olduğunca öne geç çıkartıyor. Önde boş kalmasının safkana yaramayacağını bizim gibi onlar da biliyor.

Halis Karataş da böyle düşünmüş olacak ki Çetinaslan'la sprintini dışardan dışardan gelerek yaptı. Selim Kaya Darfur'da teşviği biraz erken bırakınca yarışın neticesi foto-finişe kaldı.
Çetinaslan Karacabey tarafından satışa çıkarılmıştı ve 130.000'lik fiyatla alıcı bulmuştu. İlk yarışındaki performansıyla da açık açık ben geliyorum mesajı vermişti. Koştuğu 3 yarışı da başarılı olan Çetinaslan ileride grup koşularda söz sahibi olacak gibi duruyor.
Darfur ise bu birincilikle 7'de 6 yaptı, ilk sentetik koşusunu kazandı. Allah nazardan saklasın, inşallah böyle devam eder Darfur. Elbette geçilebilir ancak kesin olan bir şey var ki Darfur koştuğu sürece yarış keyfine doyacağız.
Ara Başlıklar:
Halis Karataş,
Koşunun Ardından,
Selim Kaya
8 Mart 2010
8 Mart: Ayabakan'dan Bir 1.lik Daha
8 Mart 2008
4 yaşlı Araplar'a mahsus olan koşuda Ayabakan, kariyerinin 8 yarışına çıktı. Seyhan Belediye Başkanlığı Koşusu'na katılan Şampiyon Ayabakan, böylece ilk kez Adana pistine adım atmış oldu. Jenerasyonunun tartışmasız en iyi atı, 1,05'lik ganyanıyla Peksoy, Tarakçı, Afat, Kınalıkaya ve Çırağan'a karşı mücadele verdi. Koştuğu 15 yarışta da üzerinde Halis Karataş'ı gördüğümüz Ayabakan kolay bir birincilik alarak kariyerinin tek Adana koşusundan zaferle ayrılmış olur.
Bu güzel yarışı tıklayarak izleyebilirsiniz.
4 yaşlı Araplar'a mahsus olan koşuda Ayabakan, kariyerinin 8 yarışına çıktı. Seyhan Belediye Başkanlığı Koşusu'na katılan Şampiyon Ayabakan, böylece ilk kez Adana pistine adım atmış oldu. Jenerasyonunun tartışmasız en iyi atı, 1,05'lik ganyanıyla Peksoy, Tarakçı, Afat, Kınalıkaya ve Çırağan'a karşı mücadele verdi. Koştuğu 15 yarışta da üzerinde Halis Karataş'ı gördüğümüz Ayabakan kolay bir birincilik alarak kariyerinin tek Adana koşusundan zaferle ayrılmış olur.
Bu güzel yarışı tıklayarak izleyebilirsiniz.
22 Şubat 2010
Haftanın Sihirbaz'ı Karataş

Geçtiğimiz hafta Halis Karataş pistlerde fırtına gibi esti. 25 kez at binen baş jokey sadece 2 kez tabela dışında kaldı. Salı günü Adana'da perdeyi açan Karataş Gazi Koşusu için ismi sık sık çıkmaya başlayan Azaraks ile haftayı açtı. İyi başladığı haftada 25 yarıştan 10 birincilik, 6 ikincilik, 5 üçüncülük, 2 de dördüncülük elde etti. Sadece Özbaylım ve Sarraf ile tabela dışında kaldı. %40 birincilik, %92 tabela yapma oranı ile muazzam bir hafta geçirdi. Sayılarının yanında oransal olarak da yapılması zor işleri gerçekleştiren Karataş Altın Kamçı Ödülünü almayı hak etti
Başarılarının devamını dilemeye gerek duymuyorum. Biliyoruz ki edecek. Tebrikler Karataş.
16 Şubat 2010
Ve Cangıl Dönüyor

Ele avuca sığmayan, çok kısa sürede yarışseverlerin gönlünde taht kuran Cangıl verdiği 3 aylık aradan sonra yarın akşam İstanbul'da start alacak. 4'lülüğünde ilk kez start alacak olan Cangıl 1400m kum yarışta izleyeceğiz.
Cangıl en son koşusunu bundan yaklaşık 3 ay çnce yapmıştı. G2 Aziziye Koşusu'nda start alan yeni neslin şampiyonu, ilk kez beraber koştukları Halis Karataş idaresinde kolay bir şekilde birinciliğe uzanmıştı. Arap atlarında pek rastlamadığımız bir sprint gücüne sahip olan Cangıl'ı izlemek gerçekten insana zevk veriyor.
Yarın akşam KV-8 yarışta izleyeceğiz. Koşacağı bu yarışın önemli bir yönü, 2. kez kendisinden büyük rakiplerle mücadele verecek olması. 4'lülğünün ilk yarışı büyüklerine karşı olacak. Kendi yaşıtları arasında neredeyse geçmediği at kalmayan Cangıl ilk kez Ankara'da büyükleriyle yarışmıştı. 31 Ekim'de koşulan Cumhuriyet Koşusu'nda Turbo ve Kafkaslı'yla karşılaşmıştı. Son derece sert ve çetin bir mücadelenin ardından Özhaber'in kazandığı koşuda aynı saniye içinde güzel bir 3.lük elde etmişti. Çok sert mücadelinin olduğundan bahsettik. Cumhuriyet Koşusu'nda Turbo 6. olmuş ve arıza yapmıştı. Hala pistlere dönemedi. Hedeflenen koşu ise mayıstaki TBMM Koşusu. Turbo'nun yanı sıra koşuyu kazanan Özhaber ve başarılı at Berksoy da yarıştan sonra sakatlanandılar ve henüz piste dönemediler. Bu sert yarışın 3.sü olarak bence o gün için büyük bir başarı elde etmişti.
Yarın da büyüklerine karşı sağlam bir Cangıl'ın son derece güzel bir mücadele vereceğini tahmin ediyorum. En yakın rakini Halis Karataş idaresindeki Uçanbey gibi görülüyor. Bu iki ismni dışında Suzira, Niagara, başarılı isimler Perican ve Selviboylu, eski formunu bir türlü yakalamayan Sevdacan, sık koşan Darbe, aradan sonra tabela için mücadele edecek Karelin yarışa katılıyor.
Zevkli bir mücadeleye tanıklık edeceğimiz koşuda Cangıl'ın takibi Uçanbey gibi görünse de, ben Cangıl'dan iyi bir koşu ve birincilik bekliyorum. Ancak daha da önemlisi yarışın sakatlık olmadan bitmesi. Çünkü şampiyonlar her zaman için yarışlarıma renk katıyorlar. Eksikliklerini çok arıyoruz.
Bütün atların ayakları düz bazsın. Keyifli yarışlar.
2 Şubat 2010
Altın Kamçı Ödülü

Eski yarışseverler hatırlayacaktır. Eskiden yılın en iyi jokeyin verilen bir Altın Kamçı ödülü vardı. Ancak bu ödül daha sonra kaldırılmıştı. Belki bilmeyenleriniz vardır, bu ödül Karataş'ın hipodromlarda fırtına gibi esmesiyle kaldırılmıştı. Türk Atçılığı'nın altın çocuğu Halis Karataş bir süre önce verdiği röportajında şöyle der; " Jokeyliğe başladığım zamanlarda jokeyleri motive etmek için 'Altın Kamçı' ödülü verilirdi. Ben aprantilikten jokeyliğe geçtikten sonra bu ödülü peş peşe almaya başladım. Ödülü her yıl benim almam üzerine, tertip komitesi ödülü kaldırdı."
Biz Son Viraj Dönülüyor olarak Altın Kamçı Ödülü'nü geri getiriyoruz. Bundan böyle her hafta bir jokeyimizi, kendi kriterlerimize göre değerlendirip Altın Kamçı Ödülü'nü ona vereceğiz. Uzun süredir eksik olan Haftanın Jokeyi Bölümü yayına başlıyor. Her pazartesi, haftanın jokeyiyle karşınızda olacağız. Sizler de "yorum" aracılığıyla katkıda ve eleştiride bulunabilirsiniz.
1 Ekim 2009
Şampiyon Sabırlı Pistlere Veda Etti

Türk Yarışçılık Tarihi'ne adını altın harflerle kazıyan, yakın zamanın belki de en iyi miler atı olan Sabırlı pistlere veda etti. Yarış hayatı boyunca nice zaferle imza attığı Veliefendi çimlerinde yapılan jübile töreniyle yarış hayatına son noktayı koydu.
İstikrarlı yarış yaşamı boyunca 51 kez piste çıktı Sabırlı. Bunların 2'sini Yalçın Akağaç'la, 2'sini S.Boyraz'la, diğer 2'sini E.Yalçın'la, 1'ini Aksın Sözen'le, 1'ini de Dubai'de Spencer ile koştu. Geriye kalan 43 yarışında ise jokeyi Halis Karataş'tı. Bu ikilinin uyumu ve başarısı herkes tarafından kabul edilmişti. Ayrıca bu ikili artık kabul de edilmişti. O kadar alışılmıştı ki bu ikilin birlikteliğine, bülteni alıp Sabırlı'nın koştuğunu gören yarışseverler jokeyine bakma gereği bile duymaz olmuştu.
Sabırlı'nın kazancı 4 Milyon Lira'yı eski paramızla 4 Trilyon'u geçmiş durumda. Şampiyon atın 51 yarış koştuğundan bahsetmiştik. Bu yarışlarda 26 tane 1.lik elde etti. Yani koştuğu yarışların yarısından fazlasını kazanmış oldu. 26 birinciliği; 1 tane Şartlı 2 koşu, 2 tane Kısa Vade, 1 tane Handikap 17 (Dubai'de), 5 tane Grup 1, 6 tane Grup 2, 11 tane Grup 3 koşu oluşturuyor. Bu 16 birinciliğin 24'ünde ise Karataş imzasını görüyoruz. Sabırlı'nın kazandığı ik yarışı olan, hayatının 2.koşusu(S.Boyraz) ve 2004'te koşulan Atıf Esenbel Koşusu(Y.Akağaç) hariç diğer yarışlaı Karataş ile kazanmayı başarmış.
Sabırlı'nın 26 birinciliğini yanında, 10 ikinciliği, 8 üçüncülüğü, 4 dördüncülüğü bulunuyor. 3 kere ilk 4 dışında kaldı, Şampiyon Safkan.
Jübilesini yaptığı Veliefendi çimlerinde 48 kez yarışa çıkan Sabırlı'nın 2 tane Dubai'de 1 tane de Ankara'da koşusu bulunuyor. İstanbul'da çıktığı 48 yarşta 24 birincilik elde eden Şampiyon'un %50'lik bir kazanma oranı var.
Enternasyonel Alan'da da en başarılı safkanlarımızdan biri. Dubai'de Türk Atları'nın harikalar yarattığı 2005-2006 senelerinde, Win River Win, Ribella gibi safkanlarla beraber yarış kazanan Sabırlı ülkemizi en iyi şekilde temsil edip, yurdumuza dönmüştü.
Dubai'deki başarısının yanında, ülkemizdeki Enternasyonel Yarışlar'da da mükemmel yarışlar çıkaran safkan 2007'de Topkapı Koşusu'nda birinciliğe uzanırken yarışın büyük favorisi olan ve ülkemize gelişi büyük yankı uyandıran Caradak'ı geride bırakıyordu.
Birbirinden güzel ve başarılı yarışlar çıkaran Sabırlı'nın bu kadar sevilmesinin belki de bir nedeni sıra dışı yarış stilidir. Starttan,son viraja kadar yarışın hiç biyerinde gitmeyi sevmeyen safkan her zaman grubun en arkasında olmuştur. Jokeyi Karataş'ı uğraştırmayı çok seven Sabırlı düzlüğe kadar sürekli teşvik isterdi. Ancak son düzlüğe çıkar çıkmaz adeta kimliğini değiştirip, inanılmaz sprintiyle yarışları koparmasını bilirdi. İzleyenlere, kendisini destekleyenlere hem adrenalin aşılar hem de yarış zevkinin anlamını her seferinde tattırırdı.
Sabırlı için yazılabilecek daha çok söz var ama ben burada noktayı koyacağım. Böylesine başarılı ve istikrarlı atların nicelerinin pistimize gelmesini umalım. Çünkü Bold Pilot, Yavuzhan, Caş, Fair Tail, Sabırlı, Ribella, Turbo gibi atlar hem yarışları daha zevkli hale getiriyor hem de binlerce yeni insanda at yarışı merakı ve sevgisi uyandırıyor.
Şampiyon Sabırlı'nın yavrularının da kendisi gibi olması dileğiyle...
Hoşçakal Sabırlı, bizlere inanılmaz yarışlar izlettiğin çok teşekkürler.
Ara Başlıklar:
Halis Karataş,
Nostalji,
Ribella,
Sabırlı,
San Ekürisi,
Yalçın Akağaç
29 Eylül 2009
Karataş Röportajı
Ben her zaman, basınımızın at yarışlarına karşı olan duyarsızlığını eleştirmişimdir. Yıllardan beri bu düzen hiç bozulmamış, at yarışları sadece bülten ve puanlama olarak sayfalarda kaldı. Spor medyasını ise, at yarışı siteleri hariç, at yarışlarına tamamen ilgisiz kaldığını söylemek yanlış olmayacaktır. Ancak geçen hafta yayınlanan bu röportaj umarım bir kırılma noktası olur ve bundan sonra at yarışı spor kanallarında, sitelerinde yer bulmaya başlar.
Bir çok ajansta da yayınlanan röpörtajı NtvSpor'dan eksiksiz bir şekilde aktardım. Bu röportaj üzerine yorumlarımız ilerleyen zamanda olacak.
Karataş: Yavuzhan ve Bold Pilot'ın yeri ayrı
En son 3 bin 300'üncü birinciliğini hatırlayan yarışseverlerin ''Sihirbaz'' lakabını taktığı ünlü Jokey Halis Karataş, kazandığı başarılarla efsaneleşmiş şampiyon at ''Yavuzhan'' ile ilk Gazi Koşusu'nu kazandığı at ''Bold Pilot''ı unutamadığını söyledi.
Yarışseverlerin favori olmayan atları bile birinci getirmesiyle ''Sihirbaz'' lakabını taktığı ünlü jokey Halis Karataş, birinciliklerini sayamadığını belirterek, en son 2006 yılında 3 bin 300'üncü birinciliği kazandığının kendisine söylendiğini kaydetti.
Karataş, jokeylikte önemli olanın atın istediğini verebilmek olduğunu vurgulayarak, jokeyin atla yekvücut olması halinde başarılı olacağını, ikisinden birinin vücudunda bir hastalık varsa bunun sonucu olumsuz etkileyeceğini söyledi.
Jokeyliğin stresli, bir o kadar da tehlikeli bir meslek olduğunu dile getiren Karataş, ''37 yaşındayım ve meslek hayatımın 22'nci yılındayım. Bazı zamanlar yaşadığım zorluklara ya da attan düşerek hayati tehlike atlatmama rağmen atları ve camiayı sevdiğim için bırakamadım. Benim yerimde bir başkası olsaydı belkide 10'uncu yılda bırakırdı. Ben jokeyliği 'şu zaman bırakırım' diye bir tarih belirlemedim. Sağlığım elverdiğince bu işi yapacağım'' dedi.
ALTIN KAMÇI ÖDÜLÜ
Halis Karataş, yarışseverlerin kendisine sihirbaz demesinden mutlu olduğunu ama sihirbaz olmadığını, sadece işini çok iyi yapmaya çalıştığını ifade ederek, ''Bazıları, bazılarının Türkiye'nin en iyisi olduğunu söyleyebilir. Tek gerçek var, o da istatistikler. İstatistiklere bakılarak en iyi jokey kimmiş görülebilir. 2006'da Hipodrom TV'de bir programa çıktığımda, 3 bin 300'üncü birinciliğimi kazandığım bana söylenmişti. Jokeyliğe başladığım zamanlarda jokeyleri motive etmek için 'Altın Kamçı' ödülü verilirdi. Ben aprantilikten jokeyliğe geçtikten sonra bu ödülü peş peşe almaya başladım. Ödülü her yıl benim almam üzerine, tertip komitesi ödülü kaldırdı.'' şeklinde konuştu.
Kariyeri boyunca yurt içinde ve dışında yüzlerce ata bindiğini belirten Karataş, Türk yarışçılığında kazandığı başarılarla efsaneleşmiş şampiyon at ''Yavuzhan'' ile ilk Gazi Koşusu'nu kazandığı at ''Bold Pilot''ı unutamadığını söyledi.
Şampiyon olmamış ama binmekten keyif aldığı atların da bulunduğunu dile getiren Karataş, ''Son gözdelerimden biri 'Turbo'. 'Turbo'ya da benim binmemi istediler. Ben de tereddütsüz kabul ettim. Şimdilik başarıyla biniyorum, umarım uzun sürede binerim. 'Kafkaslı'ya geçildiğimiz yarışla ilgili aslı olmayan birçok şey söyleniyor. Bunlar da beni üzüyor. 'Turbo', 21 yarış beklememiş bir at. O koşuda beklemek olmaz. Bugün aynı şeyi yine yaparım. Zaten ülkemizde jokeylerin en büyük sıkıntısı bindikleri atlardan çok, kendilerinin konuşulması. At yarışı yorumcularının bazıları başta olmak üzere camiada dereceye göre yorum yapanlar var. Kimse atın kalitesini ya da o günkü performansını konuşmuyor.'' dedi.
YATIRIMLAR GAYRİMENKULE
Halis Karataş, prensipleri gereği hayatında hiç altılı ganyan oynamadığını ama jokeyliği bıraktığında küçük paralarla keyif için oynayabileceğini ifade ederek, at yarışları dışındaki en büyük uğraşının bilardo olduğunu, karşılaşması durumunda Semih Saygıner ile üç bant bilardo oynamak istediğini söyledi.
Kendisiyle ilgili en çok merak edilenlerden birisinin de kazandığı para olduğunu dile getiren Karataş, ''İkramiyelerde yerinde sayıyoruz. 2000 yılındaki ikramiyelere koşuyoruz. Ekonomik kriz herkesi etkilediği kadar beni de etkiledi. Neticede paramız 3 liraysa 1 liraya indi. Kazancımı gayrimenkule yatırıyorum. Bunun yanında jokeyliği bıraktığımda atçılığa devam edeceğim için Adapazarı'nda çiftlik kurdum. Burada eşimle beraber at yetiştirmeye başlayacağım'' diye konuştu.
TÜRK YARIŞÇILIĞI KURUMSALLAŞIYOR
Önceki senelere kıyasla Türk atçılığının daha iyi bir yerde olduğunu vurgulayan Karataş, ''Bugün 8 şehrimizde hipodrom var. Bunların bazılarında gece koşuları yapılıyor. Yarışlar, her gün iki ayrı kentten televizyon yayını ile canlı olarak veriliyor. Bunlar Türk atçılığının kurumsallaştığının göstergesi. Artık yapmamız gereken, iyi atları çoğaltmak. Çünkü, yarışsever iyi at görmek istiyor. Mesela 'Turbo' İzmir'de koştuğunda sadece o yarışa bir yığın insan geldi ve o koşudan sonra gitti.'' ifadelerini kullandı.
Halis Karataş, kendisine bir veliaht belirlemediğini kaydederek, Gökhan Kocakaya, Deniz Yıldız ve Akın Sözen gibi genç jokeylerin ilerisi için ümit vadettiğini ama genç jokeylerin bir sene başarı elde edince ''Ben Oldum'' dememesi gerektiğini de kaydetti.
Bir çok ajansta da yayınlanan röpörtajı NtvSpor'dan eksiksiz bir şekilde aktardım. Bu röportaj üzerine yorumlarımız ilerleyen zamanda olacak.
Karataş: Yavuzhan ve Bold Pilot'ın yeri ayrı
En son 3 bin 300'üncü birinciliğini hatırlayan yarışseverlerin ''Sihirbaz'' lakabını taktığı ünlü Jokey Halis Karataş, kazandığı başarılarla efsaneleşmiş şampiyon at ''Yavuzhan'' ile ilk Gazi Koşusu'nu kazandığı at ''Bold Pilot''ı unutamadığını söyledi.
Yarışseverlerin favori olmayan atları bile birinci getirmesiyle ''Sihirbaz'' lakabını taktığı ünlü jokey Halis Karataş, birinciliklerini sayamadığını belirterek, en son 2006 yılında 3 bin 300'üncü birinciliği kazandığının kendisine söylendiğini kaydetti.
Karataş, jokeylikte önemli olanın atın istediğini verebilmek olduğunu vurgulayarak, jokeyin atla yekvücut olması halinde başarılı olacağını, ikisinden birinin vücudunda bir hastalık varsa bunun sonucu olumsuz etkileyeceğini söyledi.
Jokeyliğin stresli, bir o kadar da tehlikeli bir meslek olduğunu dile getiren Karataş, ''37 yaşındayım ve meslek hayatımın 22'nci yılındayım. Bazı zamanlar yaşadığım zorluklara ya da attan düşerek hayati tehlike atlatmama rağmen atları ve camiayı sevdiğim için bırakamadım. Benim yerimde bir başkası olsaydı belkide 10'uncu yılda bırakırdı. Ben jokeyliği 'şu zaman bırakırım' diye bir tarih belirlemedim. Sağlığım elverdiğince bu işi yapacağım'' dedi.
ALTIN KAMÇI ÖDÜLÜ
Halis Karataş, yarışseverlerin kendisine sihirbaz demesinden mutlu olduğunu ama sihirbaz olmadığını, sadece işini çok iyi yapmaya çalıştığını ifade ederek, ''Bazıları, bazılarının Türkiye'nin en iyisi olduğunu söyleyebilir. Tek gerçek var, o da istatistikler. İstatistiklere bakılarak en iyi jokey kimmiş görülebilir. 2006'da Hipodrom TV'de bir programa çıktığımda, 3 bin 300'üncü birinciliğimi kazandığım bana söylenmişti. Jokeyliğe başladığım zamanlarda jokeyleri motive etmek için 'Altın Kamçı' ödülü verilirdi. Ben aprantilikten jokeyliğe geçtikten sonra bu ödülü peş peşe almaya başladım. Ödülü her yıl benim almam üzerine, tertip komitesi ödülü kaldırdı.'' şeklinde konuştu.
Kariyeri boyunca yurt içinde ve dışında yüzlerce ata bindiğini belirten Karataş, Türk yarışçılığında kazandığı başarılarla efsaneleşmiş şampiyon at ''Yavuzhan'' ile ilk Gazi Koşusu'nu kazandığı at ''Bold Pilot''ı unutamadığını söyledi.
Şampiyon olmamış ama binmekten keyif aldığı atların da bulunduğunu dile getiren Karataş, ''Son gözdelerimden biri 'Turbo'. 'Turbo'ya da benim binmemi istediler. Ben de tereddütsüz kabul ettim. Şimdilik başarıyla biniyorum, umarım uzun sürede binerim. 'Kafkaslı'ya geçildiğimiz yarışla ilgili aslı olmayan birçok şey söyleniyor. Bunlar da beni üzüyor. 'Turbo', 21 yarış beklememiş bir at. O koşuda beklemek olmaz. Bugün aynı şeyi yine yaparım. Zaten ülkemizde jokeylerin en büyük sıkıntısı bindikleri atlardan çok, kendilerinin konuşulması. At yarışı yorumcularının bazıları başta olmak üzere camiada dereceye göre yorum yapanlar var. Kimse atın kalitesini ya da o günkü performansını konuşmuyor.'' dedi.
YATIRIMLAR GAYRİMENKULE
Halis Karataş, prensipleri gereği hayatında hiç altılı ganyan oynamadığını ama jokeyliği bıraktığında küçük paralarla keyif için oynayabileceğini ifade ederek, at yarışları dışındaki en büyük uğraşının bilardo olduğunu, karşılaşması durumunda Semih Saygıner ile üç bant bilardo oynamak istediğini söyledi.
Kendisiyle ilgili en çok merak edilenlerden birisinin de kazandığı para olduğunu dile getiren Karataş, ''İkramiyelerde yerinde sayıyoruz. 2000 yılındaki ikramiyelere koşuyoruz. Ekonomik kriz herkesi etkilediği kadar beni de etkiledi. Neticede paramız 3 liraysa 1 liraya indi. Kazancımı gayrimenkule yatırıyorum. Bunun yanında jokeyliği bıraktığımda atçılığa devam edeceğim için Adapazarı'nda çiftlik kurdum. Burada eşimle beraber at yetiştirmeye başlayacağım'' diye konuştu.
TÜRK YARIŞÇILIĞI KURUMSALLAŞIYOR
Önceki senelere kıyasla Türk atçılığının daha iyi bir yerde olduğunu vurgulayan Karataş, ''Bugün 8 şehrimizde hipodrom var. Bunların bazılarında gece koşuları yapılıyor. Yarışlar, her gün iki ayrı kentten televizyon yayını ile canlı olarak veriliyor. Bunlar Türk atçılığının kurumsallaştığının göstergesi. Artık yapmamız gereken, iyi atları çoğaltmak. Çünkü, yarışsever iyi at görmek istiyor. Mesela 'Turbo' İzmir'de koştuğunda sadece o yarışa bir yığın insan geldi ve o koşudan sonra gitti.'' ifadelerini kullandı.
Halis Karataş, kendisine bir veliaht belirlemediğini kaydederek, Gökhan Kocakaya, Deniz Yıldız ve Akın Sözen gibi genç jokeylerin ilerisi için ümit vadettiğini ama genç jokeylerin bir sene başarı elde edince ''Ben Oldum'' dememesi gerektiğini de kaydetti.
28 Eylül 2009
Şampiyonlar Şampiyonu Miramis Oldu

Pazar günü gerçekleştirilen 56. TJK Koşusu'nu yeni jokeyi Halis Karataş'la Miramis kazanmayı başardı. Ülkemizin önemli atlarını geride bırakarak da gücünün onlardan az olmadığını gösterdi.
3 ve yukarı İngilizlerin katılabildiği bu önemli koşu 3 Gazi Şampiyonu'nu karşı karşıya getirdi. Inspector, Pan River ve Miramis bu önemli mücadelee kozlarını paylaştılar. Bunlara bir de Gazi'yi burunla kaybetmiş Annosh'u da eklediğimiz de neredeyse 4 şampiyon yarışmış oluyordu.
Yarış beklenildiği gibi hızlı bir şekilde başladı. Exodia'nın yaptığını bu sefer de Led Zeppelin yapmaya çalıştı. Ancak bu sefer arka grup da çok uyumadı, Led Zeppelin de çok arayı açamadı.
Son viraja doğru yarışa Inspector ağırlığını koymaya çalıştı ancak içinen ve dışından gelen rakiplerine direnemedi. Açıkçası Başbakanlık Koşusu'ndan beri Inspector'un toparlanamadığını görüyoruz. O zorlu mücadelede safkanın çok yıprandığı açık.
İçten yer bulamayabilir denilen Miramis, jokeyin başarılı idaresiyle bariyer dibini almayı başardı ve daha sonra dışından gelen Pan River'ın her atağına cevap vermeyi bildi. Grubun tek 3'lüsü olan Miramis büyüklerini geçerken son derece formda göründü. Gazi sonrası kaybettiği ve G. Kocakaya'nın attan inmesin sebep olan yarıştan yaklaşık 1.5 saniye daha iyi koşan Miramis Gazi'den sonra tekrar o gücüne ulaşabileceğini gösterdi.
Yarışın dikkat çeken ismi ise Doğanbey oldu. Güçlü rakiplerinin yanında, birinciyle aynı saniyede yarışı bitiren Doğanbey biraz daha uygun rakipleri arasında çok etkili olacaktır.
27 Temmuz 2009
Başbakanlık Inspector'un Oldu
26 Temmuz Pazar gecesi gerçekleştirilen 58. Başbakanlık Koşusu'nu G.Kocakaya idaresinde start alan 2007 Gazi Şampiyonu INSPECTOR kazandı. İnanılmaz bir mücadeleye sahne olan, 13 şampiyon atın katıldığı 2000m çim yarışın derecesi 2,03,28 olarak gerçekleşti. Koşunun 2. KURTINIADIS, 3. PAN RIVER, 4. SALVATORE oldu.
Startla beraber, Kocakaya'nın yoğun uğraşıyla, yarışın liderliğini alan safkan, yarışın sonuna kadar 1.liği kimseye kaptırmadı ve beyaz bayrak ayna yaparak kupaya uzandı. 7,15 ganyanla, 5. sırada tutulan safkan, yarışa kendi temposunu koydu. 1-2 boy avantajla önde kaçan Inspector'ı OUT OF CONTROL ve Salvatore takip ediyordu. Yarışta ön sıralarda tutulan Kurtiniadis, INVINCIBLE SON ve Pan River ise orta sıralarda birbirlerini kollayarak yarışa devam ediyorlardı. Son 800'e doğru teşviğe başlayan G.Kocakaya hem yarışı hızlandırdı, hem de biraz avans alıp düzlüğe farkla çıkmak istedi ve bunu da başardı. Son düzlüğe 3-4 boy önde çıkan safkan gerçek rakiplerinden ise 6-7 boy kadar öndeydi. Selim Kaya idaresindeki Kurtiniadis iç kulvarı tercih edip sprintine başladı, yarışın 3. Pan River ise en dış kulvara açıldı. Salvatore ise yarış boyunca Inspector'ın arkasında dolandı, bir türlü dışına çıkamadı. Ancak dün için bu safkanları geçebilecek görülmüyordu. İç kulvara dalan Kurtiniadis ise yarışı kazanacakmışçasına gelmesine rağmen, Inspector'ı ayıramadı. Burada Kurtiniadis'in çok güçlü ataklarına Inspector'ın başarılı bir şekilde cevap vermesi yatıyordu. Pan River da güçlü gelmesine rağmen Inspector'ın aldığı avansı kapatamadı. Yarışı ön grubun hemen arkasında takip eden Invincible Son, düzlüğe kolay çıkmasına bir türlü beklenen güçlü atağa kalkamadı. Yarışı 5. tamamlayan safkan bu gruba biraz erken çıktığını da göstermiş oldu. Gazi 2. ANNOSH ise yarışı en geride takip etti, atakları ön 5'linin hemen arkasında 6.lık getirebildi. Annosh'un gerçek gücüne henüz ulaşamadığını söylemek yanlış olmayacaktır.
Kuşkusuz yarışın en başarılı safkanı Inspector. Sonuna kadar hak edilmiş bir yarış kazandı. Ancak en az Inspector kadar başarılı olan ise G. Kocakaya idi. 800'le beraber çalışmaya başlayan jokey, son metrelerde dahi gücünden, ritminden, inancından en ufak bir şey kaybetmemişti. Yoğun ve ısrarcı teşviğiyle Inspector'ın galibiyetinde büyük bir rol oynadı, belki de en büyük pay onun oldu. Bence Gökhan dışında bir jokeyle bu yarışın kazanılması çok zordu. 58. Başbakanlık Koşusu Kocakaya tarafından kurtarılmış bir yarıştır. Böylece Gökhan kariyerindeki 6, bu seneki 5. grup koşusunu kazandı, ayrıca 1 ay içerisinde hem Gazi hem de Başbakanlık kazanmış oldu.En son 1996 yılında Halis Karataş, BOLD PILOT'la Gazi ve Başbakanlık koşusunu kazanmıştı. Tam 13 sene sonra bir jokey yapılması zor bir şeyi yapıp Gazi ve Başbakanlık'ı aynı sene içerisinde kazanıp önemli bir başarıya imza attı. Daha önce bu başarıya;
Startla beraber, Kocakaya'nın yoğun uğraşıyla, yarışın liderliğini alan safkan, yarışın sonuna kadar 1.liği kimseye kaptırmadı ve beyaz bayrak ayna yaparak kupaya uzandı. 7,15 ganyanla, 5. sırada tutulan safkan, yarışa kendi temposunu koydu. 1-2 boy avantajla önde kaçan Inspector'ı OUT OF CONTROL ve Salvatore takip ediyordu. Yarışta ön sıralarda tutulan Kurtiniadis, INVINCIBLE SON ve Pan River ise orta sıralarda birbirlerini kollayarak yarışa devam ediyorlardı. Son 800'e doğru teşviğe başlayan G.Kocakaya hem yarışı hızlandırdı, hem de biraz avans alıp düzlüğe farkla çıkmak istedi ve bunu da başardı. Son düzlüğe 3-4 boy önde çıkan safkan gerçek rakiplerinden ise 6-7 boy kadar öndeydi. Selim Kaya idaresindeki Kurtiniadis iç kulvarı tercih edip sprintine başladı, yarışın 3. Pan River ise en dış kulvara açıldı. Salvatore ise yarış boyunca Inspector'ın arkasında dolandı, bir türlü dışına çıkamadı. Ancak dün için bu safkanları geçebilecek görülmüyordu. İç kulvara dalan Kurtiniadis ise yarışı kazanacakmışçasına gelmesine rağmen, Inspector'ı ayıramadı. Burada Kurtiniadis'in çok güçlü ataklarına Inspector'ın başarılı bir şekilde cevap vermesi yatıyordu. Pan River da güçlü gelmesine rağmen Inspector'ın aldığı avansı kapatamadı. Yarışı ön grubun hemen arkasında takip eden Invincible Son, düzlüğe kolay çıkmasına bir türlü beklenen güçlü atağa kalkamadı. Yarışı 5. tamamlayan safkan bu gruba biraz erken çıktığını da göstermiş oldu. Gazi 2. ANNOSH ise yarışı en geride takip etti, atakları ön 5'linin hemen arkasında 6.lık getirebildi. Annosh'un gerçek gücüne henüz ulaşamadığını söylemek yanlış olmayacaktır.
Kuşkusuz yarışın en başarılı safkanı Inspector. Sonuna kadar hak edilmiş bir yarış kazandı. Ancak en az Inspector kadar başarılı olan ise G. Kocakaya idi. 800'le beraber çalışmaya başlayan jokey, son metrelerde dahi gücünden, ritminden, inancından en ufak bir şey kaybetmemişti. Yoğun ve ısrarcı teşviğiyle Inspector'ın galibiyetinde büyük bir rol oynadı, belki de en büyük pay onun oldu. Bence Gökhan dışında bir jokeyle bu yarışın kazanılması çok zordu. 58. Başbakanlık Koşusu Kocakaya tarafından kurtarılmış bir yarıştır. Böylece Gökhan kariyerindeki 6, bu seneki 5. grup koşusunu kazandı, ayrıca 1 ay içerisinde hem Gazi hem de Başbakanlık kazanmış oldu.En son 1996 yılında Halis Karataş, BOLD PILOT'la Gazi ve Başbakanlık koşusunu kazanmıştı. Tam 13 sene sonra bir jokey yapılması zor bir şeyi yapıp Gazi ve Başbakanlık'ı aynı sene içerisinde kazanıp önemli bir başarıya imza attı. Daha önce bu başarıya;
1962 K.YILDIZ
1969 S.OKUMUŞ
1971,72,73 E.KURT
1980 K.ALTINÖZ
1996 H.KARATAŞ imza atmıştı
Başta Gökhan olmak üzere, atın ilgililerini ve Inspector'ı kutluyoruz, başarılı yarışlarının devam etmesibi bekliyoruz.
Ara Başlıklar:
Başbakanlık Koşusu,
Halis Karataş,
Jokeyler,
Koşunun Ardından,
Kurtiniadis,
Selim Kaya
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

