Yalçın Akağaç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yalçın Akağaç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ocak 2012

Berraklığa İhtiyacımız Var



Yalçın Akağaç'ın belden altını hissetmemesine sebep olan kaza ile ilgili şoku üzerimizden atıp, öfkemizi yavaş yavaş dindirdikten sonra bir kaç kelam etme ihtiyacı duyuyoruz.

Yalçın Akağaç'tan Son Haberler


Çarşamba günü yapılan İstabul yarışlarında üzücü bir kaza sonucu oldukça kötü bir şekilde attan düşen başarılı jokey Yalçın Akağaç'la ilgili güncel bilgileri paylaşalım. Kazadan sonra ameliyata alınmış ve omurilikteki hasar bir nebze iyileştirilebilmişti. Dün Bakan Mehdi Eker Yalçın Akağaç'ı hastanede ziyaret etti, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise telefonla Yalçın'a ulaştı hem moral hem de destek verdiler. Yalçın Akağaç'ın şu anda belden aşağısını maalesef hissetmiyor. Başbakan'ın devreye girmesiyle beraber Yalçın Akağaç'ın tedavisi GATA'da sürecek. Fizik tedavi ve rehabilitasyon sürecini GATA'da geçirecek olan Yalçın Akağaç için tek dileğimiz tedavi sonrasında eski sağlığına kavuşabilmesidir. Bu süreçte her zaman desteğe ihtiyacı olacaktır. Yarış camiası umarım onu yalnız bırakmaz. Biz de tekrar Yalçın Akağaç'a geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz, acil şifalar diliyoruz

19 Ocak 2012

Yalçın Akağaç'ın Kritik 48 Saati


Dün akşam İstanbul'da yapılan yarışlarda günün 2. koşusunda son viraj dönülürken yaşanan kazada attan düşen Yalçın Akağaç ve Sadettin Boyraz'ın durumlarının, ilk önce, iyi olduğu açıklandı. Daha sonra Yalçın Akağaç'ın sağlık durumunun kritik olduğunu öğrendik. Omuriliğinde kırık tespit edilen Yalçın Akağaç yaklaşık 4 saat süren ameliyattan gece geç saatlerde çıktı. Tekrar ayağa kalkabilmesi için önüde çok kritik 48 saat var. Tüm dualarımız Yalçın Akağaç'la. Pes etme Demir Adam, kalkacaksın ayağa !

18 Ocak 2012

Yalçın Akağaç Ameliyatta



Bu akşam yapılan İstanbul yarışlarında Sarraf isimli attan düşen Yalçın Akağaç hastaneye kaldırılmıştı. Omuriliğinde kırık tespit edilen başarılı jokey ameliyata alındı. Geçmişte de önemli kazalar geçiren Yalçın Akağaç'ın şu anda hepimizin duasına ihtiyacı var. Allah'tan acil şifalar diliyoruz. Allah sevenlerine bağışlar seni inşallah Yalçın Akağaç. Umarım Yalçın Akağaç'tan gelecek iyi haberler paylaşırız.

6 Şubat 2010

Rokoko





Beşikçi Ekürisi üzerine yazdığım yazı da bir sonraki yazımın Rokoko üzerine olacağını söylemiştim. Sıra geldi benim için yeri ayrı olan ve bana göre şimdiden adını tarihe yazdırmış isme. Rokoko'nun yarışlarını, kariyerini ve satışı üzerine kuracağız yazımızı.

Rokoko'nun yarış hayatına geçmeden önce bir kaç şey söyleyeceğim. Her fırsatta, her konusu açıldığında Rokoko'yu ne kadar çok sevdiğimden bahsederim. Hani bazı şeyler vardır ya, onun hakkında düşünürken, konuşurken pek objektif olamayız, tarafsız kalamayız. Bu da işte böyle bir şey. Şimdiye kadarki tek sübjektif yazım olacak.

Her yarışsever gibi ben de 1 Şartlı koşuları çok severim. Koşulardan önce atların orjinlerini incelemek büyük bir zevktir. Rokoko'nun koşacağı ilk yarıştan önce de çalışmalar yapılıyordu. Cihanyandı Lütfiye'ye tıklayınca ne göreyim, Bebek Cafe'nin kardeşi. Rokoko'dan önce de koşan Cihanyandı Lütfiyeler vardı. Ama ilk defa koşmadan önce Bebek Cafe'nin bir kardeşiyle karşılaştım. Bebek Cafe benim çocukluğumda bayıldığım atlardan biriydi. Şampiyon atlar değillerdi ama Tomasino ve Bebek Cafe, üzerinden geçen yıllara rağmen bende kalıcı izler bırakmıştı. Çok sevdiğim bir atın kardeşi koşuyordu. Sabırsızlıkla yarışı bekledim. Viraj dönülürken bende hayal kırıklığı başlamıştı ancak sonrasında inanılmaz sprint... Kanatlanmak bu olsa gerek. Daha sonra derecesi dikkatimi çekti. İlk defa 47'in altına inen bir derece görmüştüm. Belki vardı ama benim ilk defa dikkatimi çekmişti. Ancak derece öyle böyle değildir. Rokoko sadece bu yarışıyla bile belki adını tarihe yazdırdı bile. 800m çimde 46,62 bitiriş derecesine sahip olan Rokoko'nun derecesi, İstanbul'da 800 metre çim yarışları için rekor olma özelliğine sahip.

İlk yarışın rekor derecesi safkanı zorlamış olsa gerek. Yaklaşık 2.5 ay yarış koşmaz. Bu zaman zarfı içinde ise bende büyük bir heyecan, koşacağı günü iple çekmekteyim. Kayıtlardan hafta hafta takip ediyorum. Ve gün gelir Rokoko A. Birdal idaresinde sıkılmadan kolay bir 3.lük elde eder. Ancak hedef büyüktür. Bir sonraki durak 1. İnönü Koşusu'dur. Startla beraber grubun en arkasına geçen safkan düzlüğü beklemektedir. Yalçın Akağaç idaresinde pistin iç tarafından sprinte kalkar. Safkan kanatlarını takmış birinciliğe doğru uçuyordur, ancak tehlike ben geliyorum demektedir. Ad Victoriam giderek bariyere doğru kaymaktadır. Rokoko'nun artık yarışı koparacağı noktada Ad Victoriam Rokoko'ya yanaşır ve atı bariyerin içine sokacak şekilde faul yapar. Yalçın da bir kaza olmaması adına kantarmaya asılarak Rokoko'yu çeker. Protesto çekilir ve kabul edilir ancak Rokoko bir birincilikten olmuştur bile.

Sıra gelir 4. koşusuna, Tay Deneme'ye. Rokoko aykırı yarışlarına rağmen hala keşfedilmemiştir. Yarışı kazanmansını canı gönülden istiyordum. Rokoko kendisine yakışan yarışı yaparak aynayı geçerken, 8,30 lira ganyanla bir sürprize imza atar. Ancak benim tekimdir. Rokoko beni yanıltmaz. Aynayı geçerken Yalçın ayağa kalkarak el sallar. Nedense hep bana el sallamış gibi hissetmişimdir.

Artık Rokoko adını duyurmuştur. SİAYVSD Koşusunu'na favori olarak katılır. Artık koşusu şeklinden bahsetmeye gerek yok. Yine arkadadır, viraj dönülünce kuyruğunu döndüre döndüre uçmaya başlar. Ancak safkanın önünde bir engel vardır. Her hadi diyişinde önünde Doku belirir, beraber hareket ederler. Rokoko bir türlü önünü açamaz. En sonunda Yalçın dışarı açılarak sprinte devam etmeyi düşünse de geç kalmıştır. Rokoko devam etse de, Kaya Busesi'ne yetişemez bir baş farkla aynada yarışı kaybeder. 6 aydan uzun süre yarışlarına ara verir.

Dönüşü KV Ergin Talay Koşusu ile olur. Eski formundan uzak görünen safkan 3.lük elde ederek toparlanmak için biraz zamana ihtiyacı olduğunu gösterir. Bu yarışla beraber Yalçın Akağaç Rokoko beraberliğinin sonuna gelinir. Rokoko bir sonraki koşusunu S. Kaya ile koşacaktır.


Dişi Tay Deneme zamanı gelmiştir. Yarışa favoriler arasında giren Rokoko beklenmedik bir rakibe çarpılır. Adana'da başarılı koşular koşan, ardından İstanbul'a gelip adını Nadas Koşusu'nda 3. olarak duyuran Chi başarılı bir taktikle birinciliğe uzanmıştır. Chi ise sonlarda diğer rakiplerini kolay ayırmış olsa da Chi'nin 2 boy gerisinde kalmıştır.

Yine de safkan hedeften sapmaz.İlk kez uzun mesafeye çıkar. Böylece Gazi için de fikir sahibi olacaktık. 2100 metre G1 Koşu. Beşikçiler'in Vedası üzerine yazdığımızda da bahsettiğimiz "fedai Little Tulip" koşuya tempo verir. Virajla beraber Chi öne düşer, bir önceki yarışın rövanşı başlar. Rokoko arkadan yavaş yavaş gelmeye başlamaıştır. 200'de yakaladığı rakibi zor da olsa aynada ayırmıştır. Blogumun ilk yazılarından biri olan analizde Gazi Koşusu için Rokoko ve Miramis ikilisin ön plana çıktığını belirtsem de "ROKOKO ise Gazi Koşusu için üst sıralara göz kırpmış olsa da bana göre kısa yarışlarındaki etkili sprintini uzun mesafe yarışlarına taşıyamamıştır."

O büyük gün gelmiş, çatmıştır. 2009 Gazi Koşusu. İlk defa akşam koşulacak yarışa Veliefendi'de ilgi büyüktür. Yarışta öne çıkanlar Rokoko, Miramis ve Monte Negro'dur. Halis Karataş'ın tercihlediği ve çok inandığı Monte Negro büyük yarıştan 13. olarak ayrılmıştır. Gazi Koşusu Monte Negro'nun son koşusu olmuştur. Gazi'den sonra henüz piste dönmemiştir. Tam bir bilgim yok, ancak bu saatten sonra dönebileceğini pek sanmıyorum. Gazi Koşusu'nda birinciliğe, beklenen de kolay bir şekilde Miramis uzanmıştır. Ama önceki yarışlarında şanssızlıklarla boğuşan, yer bulamayan, sprinte kalkamayan, bariyerlere sokulan Rokoko bu sefer de kendisine yardımcı olan ekürisine çarpılmıştır. Bu konuya da şurada uzunca değinmiştim.

Bu büyük koşudaki hayal kırıklığı ile bir müddet safkanın dinleneceğini düşünürken, safkan tekrar karşımıza çıkar. Bana göre son derece gereksiz ve riskli bir kararla Rokoko Enternasyonel İstanbul Koşusu'na katılır. Her şeye rağmen elinden gelen her şeyi yapan, canını dişine takan safkan koşuda 8. olur.

Kalitesini ispatlayan Rokoko, dayanıklılığını da gösterir. Yaklaşık bir ay sonra Ankara'da 1600 metre çim pistte Adnan Menderes Koşusu'nda koşar. Halis Karataş'ın ilk kez bindiği Rokoko çok başarılı koşarak kolay bir şekilde birinciliğe uzanır. Sevdiği mesafede Chi'yi çok rahat geride bırakmıştır. Gazi Koşusu'ndan sonra kendisine temkinli bakan yarışseverlere en iyi cevabı yine kendisi vermiştir.

Ben artık Rokoko'nun karakterinin, ideal mesafesinin bilindiğini düşünürken Rokoko'yla hiç beklemediğim bir koşuda karşılaştım. Yarışın mesafesi 2000 idi. Evet Rokoko'nun sevmediği bir mesafe. Ancak daha da ilginç olanı yarışın kum oluşuydu. Çok daha ilginci kumun en iyi atlarının toplandığı Grup 1 koşu olmasıydı. Rokoko'yu deklareden sonra görmüştüm. O kadar büyük bir üzüntü duydum ki... Yarıştan 14. olarak ayrılır Rokoko. Neresinden tutulursa tutulsun yanlış bir karardır. Atı kumda görmek isteyebilirsiniz. Sonuçta pist sentetiğe dönmüştür. Çim atları uyum sağlayabilmektedir. Ancak bu kadar sert olmasın ilk yarışı. Mesafesi kendisine uygun olsun. Yoksa performansını değerlendiremeyiz. Bu yarış Rokoko için kara bir gün olmuştur. Fark etmişsinizdir, yarışa dair bir harf dahi sarfetmedim. Ben yarışı hiç izlemedim. Sonucun bu şekilde olacağı belliydi ve buna şahit olmak istemedim. Şuan da yarışı tekrar inceliyorum ancak videoya yine dokunmadım. İzlemedim ve izlemeyeceğim de. Çok yanlış bakıyorum belki de. Ama ben Rokoko'yu sonlarda geçerken görmek istemedim. Belki de atın yarış içinde bir problemi oldu ya da faullere maruz kaldı da bu sonuç ortaya çıktı. Öyle bir şey olduysa da en fazla yazık olmuş diyebilirim.

Son yarışı herkesin hatırlayacağı bir yarış oldu. Yarışın favorisi Kurtiniadis'tir. Son 400 Deha'nın kaçması, Kurtiniadis'in kovalaması şeklinde geçer ama Deha'yı ayıramaz. Düzlük üzerinde Deha'nın Kurtiniadis'e yaptığı hareketler sonucunda koşuya protesyo çekimişti. Ancak koşuda faul olmadığına karar verildi. Bu kararla beraber yarışseverler ikiye bölündü ve koşu üzerine uzun süre tartışmalar yapıldı. İşin gerçeği ise Rokoko bir türlü atağa kalkamamış, düzlük üzerinde sürekli içeri yatarak jokeyini uğraştırmış olmasıydı.

Bu yarış Rokoko'nun son koşusu olur, yeni yılda da henüz koşmadı. Sonraki gelişmeler ise biliniyor. Beşikçi Ekürisi sektörden çekilme kararı alır. Derya Beşikçi'nin vefatından sonra bu karara varan aile Rokoko dahil tüm atlarını satışa çıkarır. Satış ilanında Rokoko için bir fiyat belirlenmemiştir. Ancak Rokoko'nun ne olursa olsun alıcısı çıkacaktı. Rokoko'yu sektöre yeni yatrımlarla girmeye çalışan Cavanşir Mehmetoğlu alır. Bu muhteşem atın satış bedeli kesin bir bilgi olmamakla beraber 400.000 civarındadır. Adını daha önce Beran'ı alarak duyuran bu isim Rokoko'yu da ekürisine katmıştır. Eğer başka bir isim adına koşulmuyorsa mevcut atı da sadece Beran.

Beşikçiler'in satış kararına bakmıştık. Ben Rokoko'yu yarış hayatının sonuna dek kendisine çok yakışan Sarı-Kırmız forma altında görmek isterdim. Çünkü atlar formalaraıyla da özdeşleşiyorlar. Nasıl ki Bold Pilot dediğimizde hemen aklımızda beliren şekilde Halis Karataş'ın üzerinde taşıdığı mavi siyah forma varsa, Rokoko'yu da başka forma ile koşarken düşünemiyorum. Ama yarışsever olarak elim kolum bağlı. Keşke aile de benim gibi düşünüp, Rokoko'yu koşmaya devam etseydi.

Hiç farkına varmadım, neredeyse 2 saat olmuş yazıya başlayalı. Rokoko için ne yazsam, ne kadar anlatsam azdır. Bu kadar sevdiğim bir at için yazdığım yazıyı sonlandırmak da çok zor. Başlığa dahi isminden başka bir kelime yazmak istemedim. Benim artık tek isteğim Rokoko'nun yeni sahiplerince de itinayla bakılması ve uzun bir yarış hayatına sahip olması. Başarılı olmasını temenni etmeye gerek bile duymuyorum, biliyorum, muhteşem koşularına devam edecektir.

Seni bekliyoruz Rokoko. Sen nice başarılara imza at, biz de senin için seve seve sayfalarca yazı yazalım. Rokoko'nun yakın zamanda, o çok yakıştığı çim pistte dönmen dileğiyle...

1 Ekim 2009

Şampiyon Sabırlı Pistlere Veda Etti


Türk Yarışçılık Tarihi'ne adını altın harflerle kazıyan, yakın zamanın belki de en iyi miler atı olan Sabırlı pistlere veda etti. Yarış hayatı boyunca nice zaferle imza attığı Veliefendi çimlerinde yapılan jübile töreniyle yarış hayatına son noktayı koydu.


İstikrarlı yarış yaşamı boyunca 51 kez piste çıktı Sabırlı. Bunların 2'sini Yalçın Akağaç'la, 2'sini S.Boyraz'la, diğer 2'sini E.Yalçın'la, 1'ini Aksın Sözen'le, 1'ini de Dubai'de Spencer ile koştu. Geriye kalan 43 yarışında ise jokeyi Halis Karataş'tı. Bu ikilinin uyumu ve başarısı herkes tarafından kabul edilmişti. Ayrıca bu ikili artık kabul de edilmişti. O kadar alışılmıştı ki bu ikilin birlikteliğine, bülteni alıp Sabırlı'nın koştuğunu gören yarışseverler jokeyine bakma gereği bile duymaz olmuştu.


Sabırlı'nın kazancı 4 Milyon Lira'yı eski paramızla 4 Trilyon'u geçmiş durumda. Şampiyon atın 51 yarış koştuğundan bahsetmiştik. Bu yarışlarda 26 tane 1.lik elde etti. Yani koştuğu yarışların yarısından fazlasını kazanmış oldu. 26 birinciliği; 1 tane Şartlı 2 koşu, 2 tane Kısa Vade, 1 tane Handikap 17 (Dubai'de), 5 tane Grup 1, 6 tane Grup 2, 11 tane Grup 3 koşu oluşturuyor. Bu 16 birinciliğin 24'ünde ise Karataş imzasını görüyoruz. Sabırlı'nın kazandığı ik yarışı olan, hayatının 2.koşusu(S.Boyraz) ve 2004'te koşulan Atıf Esenbel Koşusu(Y.Akağaç) hariç diğer yarışlaı Karataş ile kazanmayı başarmış.


Sabırlı'nın 26 birinciliğini yanında, 10 ikinciliği, 8 üçüncülüğü, 4 dördüncülüğü bulunuyor. 3 kere ilk 4 dışında kaldı, Şampiyon Safkan.


Jübilesini yaptığı Veliefendi çimlerinde 48 kez yarışa çıkan Sabırlı'nın 2 tane Dubai'de 1 tane de Ankara'da koşusu bulunuyor. İstanbul'da çıktığı 48 yarşta 24 birincilik elde eden Şampiyon'un %50'lik bir kazanma oranı var.


Enternasyonel Alan'da da en başarılı safkanlarımızdan biri. Dubai'de Türk Atları'nın harikalar yarattığı 2005-2006 senelerinde, Win River Win, Ribella gibi safkanlarla beraber yarış kazanan Sabırlı ülkemizi en iyi şekilde temsil edip, yurdumuza dönmüştü.


Dubai'deki başarısının yanında, ülkemizdeki Enternasyonel Yarışlar'da da mükemmel yarışlar çıkaran safkan 2007'de Topkapı Koşusu'nda birinciliğe uzanırken yarışın büyük favorisi olan ve ülkemize gelişi büyük yankı uyandıran Caradak'ı geride bırakıyordu.


Birbirinden güzel ve başarılı yarışlar çıkaran Sabırlı'nın bu kadar sevilmesinin belki de bir nedeni sıra dışı yarış stilidir. Starttan,son viraja kadar yarışın hiç biyerinde gitmeyi sevmeyen safkan her zaman grubun en arkasında olmuştur. Jokeyi Karataş'ı uğraştırmayı çok seven Sabırlı düzlüğe kadar sürekli teşvik isterdi. Ancak son düzlüğe çıkar çıkmaz adeta kimliğini değiştirip, inanılmaz sprintiyle yarışları koparmasını bilirdi. İzleyenlere, kendisini destekleyenlere hem adrenalin aşılar hem de yarış zevkinin anlamını her seferinde tattırırdı.


Sabırlı için yazılabilecek daha çok söz var ama ben burada noktayı koyacağım. Böylesine başarılı ve istikrarlı atların nicelerinin pistimize gelmesini umalım. Çünkü Bold Pilot, Yavuzhan, Caş, Fair Tail, Sabırlı, Ribella, Turbo gibi atlar hem yarışları daha zevkli hale getiriyor hem de binlerce yeni insanda at yarışı merakı ve sevgisi uyandırıyor.


Şampiyon Sabırlı'nın yavrularının da kendisi gibi olması dileğiyle...


Hoşçakal Sabırlı, bizlere inanılmaz yarışlar izlettiğin çok teşekkürler.

8 Eylül 2009

Jokeylerin Enternasyonel Kazançları


Enternasyonel Yarışlar'ın üzerinden neredeyse bir hafta geçti. Yarışların değerlendirilmesi çok kez yapıldı. Bir de jokeyler bakalım. 6 yarıştan oluşan Enternasyonel Yarışlar'da kim en çok geliri elde etti.

Enternasyonel Anadolu Koşusu

1.Balius- 250,000$, Dettori 25,000$

2.Derviş Ağa-100.000$, Yalçın 10,000$

3.Berathan-50.000$, Gökhan Kocakaya 5,000$

4.Beran- 25.000$, N.şen 2,500$


Enternasyonel IFAHR Koşusu

1.Badad 100.000$, C.Nora 10,000$

2.Şimşeğinoğlu 40.000$, Gökhan 4,000$
3.Nakomys 20.000$, N.Callan 2,000$

4.Yücelay 10.000$, Karataş 1,000$


Enternasyonel İstanbul Koşusu

1.Evas Quest 250.000$, A.Munro 25.000$

2.Damaniyat Girl 100.000$, Dettori 10.000$

3.Wilside 50.000$, Peslier 5.000$

4.Berraksu 25.000$ S.Boyraz 2,500$


Enternasyonel Topkapı Koşusu

1.Pressing 600.000$ N.Callan 60.000$

2.Dream eater 240.000$ Buick 24.000$

3.Sabırlı 120.000$ A.Sözen 12.000$

4.Kurtiniadis 60.000$ Selim 6.000$


Enternasyonel Boğaziçi Koşusu

1.Halicarnassus 400.000$ A.Munro 40.000$

2.Pan river 160.000$ S.Boyraz 16.000$

3.Sassoalora 80.000$ G.mosse 8.000$

4.Annosh 40.000$ Selim 4.000$

Enternasyonel Malazgirt Koşusu

1.Turbo 150000$ Karataş 15.000$

2.General 60.000$ Bouland 6.000$

3.No risk al Maury 30000$ Hills 3.000$

4.Dariya 100.00$ Sogorb 1000$



Toplam:

Munro: 65,000
Callan: 62,000

Dettori: 35.000

Buick 24.000

S.Boyraz 18,500

Karataş 16,000

A.Sözen 12,000

Y.Akağaç, Selim, Nora: 10,000

Kocakaya 9,000

G.Mosse 8,000

Bouland 6,000

Peslier 5,000

Hills 3,000

N.Şen 2,500

Sogorb 1,000


Enternasyonel Yarışlar'da jokeyleri kazançlarına göre sıraladığımız zaman doğal olarak yabancıların ilk sıraları doldurduğunu görüyoruz. Türk Jokeylerimizden tabelaya giren olmadığı listede birincilik ufak bir farklada olsa 2 yarış kazanan A.Munro'nun oluyor. Hemen 3.000$ gerisinde N.Callan 2. olurken diğer rakiplerinden bayağı ayrılmış gözüküyorlar. En yakın rakipleri Dettori olurken gelir farkı ise yaklaşık 30.000$.

Yerlilerden en iyi performansı S. Boyraz sergilemiş ve bir 2.lik bir 4.lük ile topladığı 18,500$'lık gelir ona Türk Ligi Şampiyonluğu'nu getirdi.

Toplamda 6 yarışın koşulduğu buna bağlı olarak 24 pozisyonun açıldığı Festival'de bu 24 tabela yeri 17 farklı jokey tarafından doldurulmuş. Bu da bir-iki jokeyin festivali (Kazanç yönünden değil,tabela içinde yer bulma yönünden) domine edemediğini gösteriyor.
Kazanç hesaplamasında ülkemizde geçerli olan %10 kuralı geçerli kabul edilmiştir. Jokeylerin aldıkları özel primler vs. hesaplamaya katılmamıştır.
Related Posts with Thumbnails