Bu bir, at yarışlarının gelişmesi adına bir kaç öneri sunuş, fikir beyan ediştir.
At yarışlarında handikap sistemi değişmelidir !
Atların yarışlara katılım şartları değiştirilmedir !
Şartlı koşularda, yıllık bazlı kazançlara değil, bütün kazanca bakılmalıdır !
Bir atın 2 yarışının arası, yani modern tabiriyle 'KGS'si en az 7 olmalıdır !
Bir güne iki yarış programı konulmamalıdır !
Maiden ve Şartlı 1 yarışlarda sakat, sorunlu atları deklare ederek yarış ikramiyelerini katlama girişimlerinin önü alınmalıdır !
Yarışlara katılacak atlar, koşulara kayıt oldukları günden itibaren belli aralıklarla muayene edilmelidir !
Grup yarış kazanmamış olan ve, 100 gün ve daha üzeri gündür start almayan safkanlara apranti bindirilmesi şartı getirilerek aprantilere daha fazla şans yaratılmalıdır !
Atlardan handikap puanı silme yöntemine son verilmedir !
Atların başarı durumlar yıl sonunda değerlendirilip, yeni yarış yılına hak ettiği puanla girmesi sağlanmalıdır !
Handikaperlerin verdiği puanlara itiraz edilememesi maddesi kaldırılmalıdır !
Her atın çim, kum ve sentetik piste ait handikap puanları ayrı ayrı, ayrı birimler tarafından, gerçeklerle bağdaşır şekilde oluşturulmalıdır !
Hayatında kum yarış koşmamış bir atın hem çim hem kum handikap puanı aynı olmamalıdır !
Her atın, yarışı kazanma gayesi ile koşması yolunda önlemler alınmalıdır !
At hazırlama yeri yarış değil, idmandır !
Yarış görme teriminın at yarışlarına ket vurduğu görülmedir !
Tüzükteki ceza maddeleri uygulanmalıdır !
TJK bünyesinde yarışsever birimi kurulmalıdır !
Yarışseverler karar mekanizmalarında söz zöyleme yetkisine sahip olmalı !
Spikerler yarış anlatımlarını bağırarak süslemeye çalışmamalıdır !
Her yarışta bir kazanan, bir de kaybeden taraf olduğu, yarışseverlerin tepkisinin çekilmemesi gerektiği açıktır !
Dopingli atın koşulardan men edilmesi yarışseverin mağduriyetini önleyen bir ceza değildir !
Dopingli koşan atların mağduriyetini yarışsever de taşımaktadır. TJK dopingli koşan atın ilanını takiben, atın kazandığı fakat geri alınacak ikramiyeyi, ilk, bahsi geçen hipodromda yapılacak, yarış gününde tevziye ilave etmeli ve yarışsevere karşı sorumluluğunu sağlamalıdır !
Eğer bir jokey bir ata deklare kilosundan fazla bir ağırlıkla biniyorsa bu durumun mağduriyeti yarışsevere yıkılamaz, atın daha fazla kiloyla avantaj sağladığı iddia edilemez !
İlgili, deklaresinden 2 kilonun da üzerinde at binen jokey ceza almalı, yarışta derece değişikliği yapılmamalıdır !
Jokeylerin bir günlük raporlarla at binmemeleri, belli saat kıstaslarına tabi tutulmalı, yarış saati başlarken jokey belirsizlikleri olmamalıdır !
Protestoların incelenmesi konusunda radikal yenilikler getirilmelidir !
Protesto inceleme işlemler, teknolojinin de yardımıyla tek merkezde toplanmalıdır !
Yarış neticesi değiştirilmesinde atın x atı geçip geçemeyeceği üzerine 'güç' odaklı tartışmalardan vazgeçilmelidir !
Kural kimin kime gücünün yeteceği değil, yarış nizamları çerçevesinde yarışın bitirilmesini emreder. O gün için iyi olan ata, performansı düşük olana faul yapma hakkı verilmemelidir !
Yarış programlarında hangi koşunun, hangi sırada yer alacağı konusu şeffaf olmalıdır !
Az at koştuğu gerekçesiyle, şartlı, handikap yarışların olduğu bir yarış gününde kısa vade yarışı altılı ganyan haricinde tutmak yanlıştır !
Jokeyleri at sahibi olduğu gerçektir. Bu durum inkar edilerek değil, çeşitli çözüm arayışları ile yarışseverin mağduriyetinin önüne geçilmesi şeklinde ilerlemelidir !
Doping etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Doping etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Ağustos 2011
Yarışsever Manifestosu
Ara Başlıklar:
Doping,
İnceleme,
Komiserler Kurulu,
Ön Plana Çıkanlar,
Yarışsever Manifestosu
23 Şubat 2010
'Soğuk' Duş: Cold Fire Dopingli Çıktı

İzmir'de son döneme damgasını vuran ardı ardına 6 yarışını kazanma başarısını gösteren ancak son yarışında 2.likte kalan Cold Fire'da doping tespit edildi.
12 Şubat günü A.Oluk idaresinde start alan ve Cadillac Jack'i burun farkla ayırarak birinciliğe uzanan safkanın dopingle koştuğu anlaşıldı.
Yapılan testler sonucunda Cold Fire'da "Etilefrine" adlı maddeye rastlanılmış. Yaptığım araştırmalar sonucunda bu maddenin herhangi bir tedavi edici özelliğinin olmadığını öğrendim. Bununla beraber Dünya Anti-Doping Ajansı tarafından yasaklı maddeler listesinde yer alan madde, tüm sporcular için yasaklanmış durumda. Araştırmamın devamında bu yasaklı maddenin uyarıcı sınıfında olduğu bilgisine ulaştım. Uyarıcılar, sinir sistemi ve neredeyse tüm organlara direk etki ediyorlar. Uyarıcılar genellikle yorgunluk ve performans için kullanılıyor. Uyarıcıların en önemli özelliği yorgunluğu çok büyük ölçüde geciktirmesi ya da hissettirmemesi ve konsantrasyonu üst seviyeye çıkarmasıdır.
Üst üste başarılı koşular koşan safkanda bu maddenin çıkması akıllara bir sürü soru getiriyor. Özellikle de üst üste birincilikler elde eden bir atta uyarıcı madde çıkması birinciliklerinin üzerine kara bulutları çekmiştir. Bakalım bundan sonra ne tür gelişmeler yaşanacak.
31 Ocak 2010
Aeneas Efsanesi Bitmesin

Aeneas benim çok sevdiğim bir at. Ancak TJK'nın sitesinde dolaşırken gördüğüm bir bilgi beni şoka uğrattı. Bunun üzerine Aeneas hakkında genişçe bir yazı yazmaya karar verdim. Başlıyacağım yerle, sonlandıracağım yer belki çok farklı noktalarda olacak. Hadi başlayalım.
Aeneas üzerine cümleler sarf etmeye başlamak için en iyi nokta, yarış hayatının ilk koşusu olacaktır. Tarih 17 Aralık 2008. Şartlı 1 yarış. Hatırlayamadığım bir sebepten dolayı canlı olarak izleyemedim yarışı. Aynı akşam internetten videosunu izliyorum. Bitmiş yarış olduğu için sadece kazanana bakıyorum. Ancak atlar photo'yu geçerken tam anlamıyla bir tren geliyor, yarışın 2.si oluyor. Yarışı tekrar izliyorum, safkan starttan viraja kadar yarışın hiç bir noktasında yürümüyor, ancak virajla beraber herhalde 15-20 boy eritiyor. O muhteşem yarışı 5-6 defa izleyerek, atın bir sonraki yarışını beklemeye başlıyorum. Herkes girsin, baksın, izlesin Aeneas'ın ilk yarışını. Tarif edecek kelimeler bulamıyorum çünkü.
Yaklaşık 2,5 haftalık bekleyişin ardından Aeneas Bursa'da belirir. Bu sefer önlerde gitmeye çalışmaktadır, jokeyi teşviktedir. Viraja önde girmeye çalışır ve bunu başardım derken içeriden gelen rakini liderliği alıp 2 boy kadar fark yapar. Ancak Aeneas yarışı bırakmaz bir de sprinti atar ve koşudan birinci olarak ayrır. Bu yarışıyla beraber inatçı karakterini ortaya koyar.
Safkan yarışlarına Bursa'da devam eder. Başarılı sayılabilecek 8-9 yarış koşar. Ancak bu yarışlar içinde birincilikleri de olmasına rağmen bir çok kez farklı stillerde koşmaya çalışır. Bursa'da çim-kum demeden, mesafe ayırmadan bir çok koşu koşar. İlk yarışından sonra, 2. kez İstanbul'a, Gazi'ye gelir. Gazi yolunda da, ay ay içerisinde 3 yarış koşarak Gazi Koşusu'na girer ve 8.likle ayrılır. Bir çok atın yarış hayatına devam edemediği, son derece sert geçen Gazi Koşusu'ndan tam bir hafta sonra Bursa'da bir yarışa katılır.
Daha sonraki yarışları İstanbul-Ankara hattında olur.Koştuğu 5 yarışta iki 2.lik, bir 3.lük elde eder. Ardından Büyük Taaruza'a katılır. Daha çok olmamıştı. Bundan yaklaşık 4 ay önce, büyük bir başarıdan bahsetmiştik. Büyük Taaruz Koşusu'nda koşunun adı gibi "büyük" bir sürpriz yaşanmış ve Aeneas, bir çok güçlü rakibinin yanında Gazi Şampiyonu Miramis'i geride bırakmıştı. Koşunun ardından haftalarca tartışmalar yaşanmış, yarış içindeki taktikler ve hatalar gündeme gelmişti. Miramis'in geçilmesi Kocakaya'nın safkandan inmesine sebep olmuştu, Gazi'ye kadar beraber muhteşem işler yapan, Gazi'de tarih yazan bu ikilinin yolları belki de bir daha kesişmemek üzere ayrılmıştı.
Bu yarışın ardından yazımızı yazmıştık: http://sonvirajdonuluyor.blogspot.com/2009/09/buyuk-taarruzda-aeneas-efsanesi.html
Aeneas'a olan sevgimden bahsetmiştim. Ne kadar yanlış koşturulduğuna dikkat çekmeye çalışmıştım. Hatta kazandığı Büyük Taaruz Koşusu'ndan sonra adeta bana inat, 6 gün sonra, evet şaka değil ben sık koşturulmasından şikayet ederken, kazandığı inanılmaz bir yarıştan tam 6 gün sonra 2800m Ankara Koşusu'nda koşturulmuştu. Daha sonra yaklaşık 1 ay ara verdi. Ben bu aranın mecburi bir ara olduğunu tahmin ediyorum. Yoksa muhakkak bir yerlerde koşardı. Tahmin edilebileceği gibi ara sonrası bir yarış, 6 gün sonra bir yarış, bir hafta sonra bir yarış daha. Burada söz konusu olan koşular da sırasıyla G2, KV-8 ve G1 yarışlar.
Son olarak 31 Ekim'de Cumhurbaşkanlığı Koşusu'na katılır. Halis Karataş'la Miramis'in kazandığı koşudan 4. olarak ayrılır. Benim merakım atın bir sonraki yarışının ne olacağıydı. Uzun bir süre bekledim ama ses seda çıkmadı.
Bugün tam 3 ay olmuş. TJK'nın sitesinde vakit geçirirken, cezalı atlara bakayım dedim. Yukardan aşağıya doğru bakmaya başladım. Ve o an... Aeneas'ın adını gördüm. Cumhurbaşkanlığı Koşusu'nda Procaine isimle madde verilerek koşturulmuş. Doping maddesi olarak geçiyor sitede. Ben de biraz araştırdım, lokal anesteziye de yarayan bir tür ağrı kesici maddeymiş. Büyük ihtimalle tedavi amaçla verilmiştir. Ancak yasaklı maddeler listesindedir ve bünye atmamıştır. Aeneas 1 yıl ceza almıştır. 30.10.2010'a kadar cezalıdır.
Büyük bir hayal kırıklığı yaşıyorum. Böylesine güzel, karakterli, hırslı bir at. Sık yarışlara, zorlu mücadelerden sağ salim çıkacak kadar dayanıklı, istikrarlı bir at. Ancak koşu tercihleri, koşu taktikleri ve de son olarak ceza şokuyla harcanmış bir safkan. Evet, Aenas bir şampiyon değil, bunu tabiki kabul ediyorum ama bu şartlar altında bir şampiyon değil. Belki bambaşka bir sahiple, bambaşka yarışlarda, bambaşka hazırlıklarla çok farklı, şampyon bir Aeneas'tan bahsediyor olabilirdik bugün.
Her işte bir hayır vardır derler. Belki de Aeneas için bir daha bulamayacağı(!) dinlenme fırsatı olacaktır bu süre. Belki farklı bir anlayışla döner pistlere. Aslında burası da muamma. Acaba piste dönebilecek mi? Umarız aksilikler olmaz er ya da geç piste döner. Büyük Taaruz Koşusu'ndan sonra söylemiştim, yine söyleyeyim. O kadar çok koştu ki gerçek gücünü gösterme fırsatını yakalayamadı. Aenea'a şampiyon gözüyle bakılırsa, şampiyonmuşçasına koşturulursa başarıdan başarıya koşacaktır.
Ben ileride at sahibi olmayı, kendi formamla at koşmayı çok istiyorum. İnşallah benim de elime Aeneas gibi bir at gelir. Aeneas çok farklı yerlerde olmayı hak eden bir safkan. Daha 4 yaşında Aeneas. Ben hala farklı bir yarış hayatına sahip olabileceğini düşünüyorum. Başlangıcı çok iyi olmayan Aeneas'ın yarış hayatının, uzun ve daha güzel olması tek dileğim. "Aeneas Efsanesi" bitmesin!
6 Haziran 2009
Kafkaslı'da Doping Çıktı
Remazan Kaya'nın sahibi olduğu Kafkaslı'nın 21.05.2009 tarihinde İzmir'de kazanmış olduğu Grup 3 koşusunda, testler sonucunda, dopingli koştuğu ortaya çıktı. Yarıştan sonra alınan örneklerde doping maddesi çıkan Kafkaslı yarışlardan men edildi. Kafkaslı'nın yarış hayatını devam ettirebilmesi için, dopingli kazandığı yarışın ikramiyesinin 3 katının ceza olarak ödenmesi gerekiyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)