2 Eylül 2010

İşi Tadında Bırakmak


Bunu aslında çok kez görüyoruz. Yarış kazanan jokeyler sevinçlerini ifade etmek isteyebiliyorlar. Bazıları ayağa kalkıyor, bazıları selam yolluyor, bazıları "Appiah stili" yaplıyor, bazıları kamçı sallıyor. Daha nice sevinme örneği var. Şimdi yazacaklarımız Ömer Ertaş'ın bugünkü yarışıyla ilgili ancak onun özelinde değil. Genel bir eleştiri yapacağız.



Ben jokeylerin yaptıkları bu sevinç hareketlerini hiç onaylamıyorum. Ancak kabul edilebilir bir durum. Bir dışavurum sonuçta, sevinmeleri. Belki de en doğal hakları. Ama nereye kadar. Sınırında olursa. Bugün Ömer Ertaş Ejüv'le kazandığı yarışta fotoyu geçerken ayağa kalktı, neredeyse 90 derece dönerek el-kol hareketleri yaptı. Ve bunda ısrarcı oldu. Birileriyle meselesi olabilir ya da bir yerlere mesaj yolluyor olabilir. Nedeni yarışseveri pek de ilgilendirmez. İnsanlardan tepki topluyor bu hareketler. İlla bir şey yapacaksın, yap bırak. Israrcı olmanın lüzumu yok. Binlerce kişini o hareketlere sinirlendiğini tahmin etmek güç değil. Yine tekrarlıyım antipatik olan yarış sonunda anlık fiiller gerçekleştirmek değil, bunu nasıl yaptığınız ve bunda ısrarcı olup olmadığınızdır.

Bu yönüyle en çok takdir ettiğim jokey Fuat Çakar. Kazandığı yarışta atını öperek hem sevincini gösteriyor, hem de atını onure ediyor. Ben kimsenin Fuat'ın bu hareketini aşırı bulduğunu sanmıyorum. Sevinmeyin diyecek halimiz yok ama sınırı bulmak lazım. Birilerine mesaj verme amacı varsa da bence bunun yeri yarış pisti değildir. Yoksa şimşekleri üzerinize çekiyorsunuz. Antipatik olmak da yine jokeyin zararına. Bu zrroluğu yaşayan mevcut jokeyleri görüyoruz. Jokeylerin unutmaması gereken yarışları kendi başlarına koşmadıklarıdır. Unutulmaması gereken en önemli nokta da başarıların gelip geçeceği, unutulacağı, yarışseverlerin jokeyleri ileride, duruşları ve çizgileriyle hatırlayacağıdır.

Büyük Taarruz'da 'Akdeniz Ateşi' Zaferi

İstanbul'da ilk olarak sahne alanlar 3 yaşlı İngilizlerdi. Ağustos ayında koşulan Mimar Sinan Koşusu'ndaki grupla karşı karşıya geldik. 7 atın koştuğu Mimar Sinan Koşusu'ndan Mystical Storm ve Disrespect çıkmış, yerine Mia Nur ve Sultans of Swing gelmişti. Geri kalan 5 at ise aynıydı. Geçen sene ekstra bir yarış yaparak büyük bir sürprizle Aeneas'ın kazandığı Büyük Taarruz Koşusu'nda bu sene gülen Akdeniz Ateşi oldu. Yumuşak pistte koşulan yarışın 2.si Mia Nur , 3. Roman Empire olurken, Aydemirhan yine 4. oldu.

Çok dengeli, birbirlerine sürekli üstünlük sağlayan bir jenerasyonun olduğu 3 yaşlı İngilizlerin bu seferki mücadelesinde, böylesine bir pistte Sait Akson'u kazanarak ne denli iyi koştuğunu kanıtlayan Akdeniz Ateşi iyi bir yarış çıkardı. Ayhan Kurşun İstanbul'da bu sene 2. yarışını kazanırken, bu kazandığı yarışın Büyük Taarruz gibi önemli bir koşu olması onun için çok büyük bir basamak oldu. Ankara'da bu sene fırtına gibi esen Ayhan başarılı performansını bu grup yarış birinciliğiyle taçlandırmış oldu.

Bahsettiğimiz Mimar Sinan Koşusu'nu Roman Empire kazanmıştı. Dün için de başarılı performans gösteren safkan 3.lük elde etti. Mimar Sinan'ın 4.sü olan Aydemirhan Büyük Taarruz'da da 4.lük elde etti. Roman Empire ve Aydemirhan'ın Gazi'de son sıralarda gelmesi ve Gazi'den sonra başarılı yarışlar sergilemeleri, her zaman söylendiği gibi Gazi Koşusu'nun ne kadar farklı, ne kadar özel, ne kadar çok dinamiği bir arada barındıran bir koşu olduğunu bir kez daha bize kanıtlamış oluyor.



Benim son 3 yarışıyla dikkat çekeceğim isim ise Mia Nur olacak. Geçen sene Hakkar'ın kazandığı o "efsane sisli" yarışın ikincisi olan Mia Nur o yarıştan sonra adeta kaybolmuştu. 7 yarışlık duraklama dönemine giren safkan Gazi'den sonra çıktığı Özdemir Atman Koşusu'nu kazanarak önemli bir sürpirz gerçekleştirmişti. Sonra Bursa'ya giden A3 yarış birinciliği elde eden Mia Nur dün de Büyük Taarruz Koşusu'nda elde ettiği ikincilikle formunu bulduğunu tekrar gösterdi. Formda, problemsiz bir Mia Nur her zaman etkili olur.

Mia Nur'dan bahsederken adı geçen Sakarya Koşusu'nu kazandığından beri birinciliğe asret olan Hakkar dün de hayal kırıklığı yarattı. Her yarışında bir sonraki koşusunda daha iyi koşacakmış izlenimi veren Hakkar tabela dışında kaldı. Jenerasyonunu gölgesinde kalmaya başlayan Hakkar'ın beklenen birinciliğe ne zaman uzanacağını çok merak ediyorum.

Miliç, Hakkar gibi hayal kırklığı yaratırken bana göre Sultans of Swing İstanbul'a pek uyum sağlayamıyor. Ankara'da bir başka koştuğunu düşündüğüm safkanın, Nursultan'ın çoğu yavrusu gibi Ankara'da devam etmesi kendisi için daha iyi olacaktır.

Tekrarlamakta fayda var. Bu grup sürekli birbirine üstünlük sağlayacaktır. Çok denk bir jenerasyon. Çok ayrılan atların olmaması ilerki yarışlarda kim gelirse gelsin şaşırılmaması gerektiğini gösteriyor.

Darfur Yine Yakın Farkla

Dün koşulan İstanbul yarışlarının son ayağı olan, G3 Saim Önhon Koşusu'nda Darfur bir kez daha sahne aldı. 3 yaşlı Araplar içinde kuşkusuz sezonun en parlak safkanı olan Darfur ilk kez çıktığı sentetik pistte bu sefer Çetinaslan'a karşı birincilik mücadelesi verdi.

Bir önceki yarışında faullere maruz kalmasına rağmen yaptığı muazzam sprintiyle Kaderşah'a zor anlar yaşatan Çetinaslan bu sefer Darfur'u geçmek için sprintine başladı. Ben daha önce de söylemiştim. Darfur yanındaki atlarla oynamayı seviyor. Aklımıza ilk olarak Yavuzhan geliyor. Bu özelliği sanki bir yönüyle de olsa paylaşıyorlar. Darfur'un yanına yaklaşırsanız vay halinize. Bu nedenle kazandığı 6 yarıştki en büyük fark 1 boy. Diğer yarışları ya yarım boy ya da boyun, burun. Bu sebeple insanlar Darfur'un her yarışında geçilebileceği ihtimalini taşıyorlar. Zaten Selim Kaya Darfur'u mümkün olduğunca öne geç çıkartıyor. Önde boş kalmasının safkana yaramayacağını bizim gibi onlar da biliyor.



Halis Karataş da böyle düşünmüş olacak ki Çetinaslan'la sprintini dışardan dışardan gelerek yaptı. Selim Kaya Darfur'da teşviği biraz erken bırakınca yarışın neticesi foto-finişe kaldı.

Çetinaslan Karacabey tarafından satışa çıkarılmıştı ve 130.000'lik fiyatla alıcı bulmuştu. İlk yarışındaki performansıyla da açık açık ben geliyorum mesajı vermişti. Koştuğu 3 yarışı da başarılı olan Çetinaslan ileride grup koşularda söz sahibi olacak gibi duruyor.

Darfur ise bu birincilikle 7'de 6 yaptı, ilk sentetik koşusunu kazandı. Allah nazardan saklasın, inşallah böyle devam eder Darfur. Elbette geçilebilir ancak kesin olan bir şey var ki Darfur koştuğu sürece yarış keyfine doyacağız.

KKD | 01.09.10

İstanbul

CYBELE: Hayatının ilk yarışına dün 1100 metrelik yarışta çıktı. Sentetik pistte Berilsu'nun kazandığı yarışta çok uzaklardan dolanarak gelen ve yarışı 4. tamamlayan safkan ışık verdi. Çok da hazır olmayarak girdiği yarışta başarılı bir sprint ortaya koyan Cybele'in bu şekilde koşmaya devam edebilirse maidendan çıkması çok geç olmaz.

1 Eylül 2010

Bir Film: Secretariat



Son Viraj Dönülüyor'un ilk yazılarından biriydi: Secretariat. Belki ona şampiyon demek yetersiz. Çünkü ülkemizde o kadar sık kullanılır hale geldi ki şampiyon sıfatı, 3-4 yarış kazanan tüm atlar bir anda "şampiyon" ilan ediliyor. Gerçek şu ki Secretariat gelmiş geçmiş en başarılı, en tanınmış, ününü tüm dünyaya yaymış efsane bir at. İşte bu efsane at şimdi de vizyona taşınıyor. Kendi ismini taşıyan filmde onun hikayesini izleme fırsatı bulacağız.



Çok dengeli bir oyuncu kadrosuna sahip olan filmin yönetmeni, Pearl Harbor ve Cesur Yürek'ten tanıdığımız Randall Wallace. Film Walt Disney yapımı. Amerika'da 8 Ekim'de vizyona giriyor. Türkiye'de vizyonda görebilecek miyiz, tam olarak bilmiyorum. Ancak gelebileceğini tahmin ediyorum.

Fragmanını izlediğimizde filmin çekilmiş olmak için çekilmediğini anlıyoruz. Secretariat'ın gerçek hikayesine dayanan film, iyi örülmüş hikaye ağını vizyona taşıyor.



Benzer bir şekilde vizyona giren 'Seabiscuit'tan sonra, Secretariat'ın da efsanesini vizyona taşıyor olması Amerika'nın atlara verdiği önemi, onların kültürünün bir parçası olduğunu gösteriyor. Biliyoruz ki sadece para oağında çekilmiş bir film değil. Şampiyona duyulan saygıyı da en üst düzeye çekiyor. Başta espn olmak üzere bir çok yerde ses getiren film zaten amacını yerine getirecektir.

İnşallah ülkemizdeki atçılık da bir gün bu seviyeye gelir, bizim de böylesine, filmi çekilecek kadar efsane atlarımız çıkar. Peki ne zaman? Belki 80, 90 sene sonra. Ama daha erken değil. Sanmam. Zaten bu ön yargılı toplumumuzda kaç kişi gidip izler? Umarım Secretariat ülkemizde vizyona girer de izlenme sayısını, kaç hafta vizyonda kaldığını, diğer ülkelerle karşılaştırma fırsatını buluruz. Gerçi sonuç malumun ilanı olacaktır.

1 Ağustos 2010

İnönüler'in Rengi Sarı-Kahverengi

El Kaşgar

Gökçenil

2 yaşlı İngilizler'in önemli sınavlarından olan I. ve II. İnönü Koşuları gerçekleştirildi. Dişilere ait olan G3 I. İnönü Koşusu'nda zafer seri stili ile aynaya uzanan Gökçenil'in oldu. Erkeklere ait olan ayağı oluşturan II. İnönü Koşusu'nu aynı stille koşan El Kaşgar kazandı. İki safkan da koşuyu birinci bitirirken, rakiplerine yarışın hiç bir yerinde şans tanımadı, onları 2.lik mücadelesiyle başbaşa bıraktı.

Nisan ayıyla birlikte yarış koşmaya başlayan 2 yaşlı İngilizler'in Grup 3 sınavında alışmış olduğumuz gruplar karşımızdaydı. Daha önce de bir ara gelmiş olan safkanların ilk mücadelesi I. İnönü Koşusu oldu. Gökçenil startla beraber liderliği aldı ve düzlük üzerinde farkı açarak net bir birincilik aldı. Kendisini ön tarafta rahatsız eden olmadı. Ben yarıştan önce ekürilerden Je Taime'in ön tarafa geleceğini tahmin ediyordum ancak bu olmadı. Fuat Çakar da başarılı binişini ekleyince Gökçenil çok değerli olan birinciliğe uzandı. Gökçenil iyi koştu. Arka grup için ise aynı şeyleri söylemek mümkün değil. Özellikle son koştukları yarışta son metrelerde güzel sprint atarak El Kaşgar'a zor anlar yaşatan Zilcihan ve Supervisoz hayal kırıklığı yarattı. Supervisoz'un üst üste gelen yarışlardan etkilendiğini düşünüyorum. Miss Hawai'nin ikinciliği sonrası tabelayı tamamlayan Nona ve Sweetheart'ın ganyanlarının yüksek oluşu bu grup için ilerleyen yarışlarda sürpriz safkanların birinciliğe imza atabileceğini gösterdi.

II. İnönü Koşusu'nda da benzer sahnelere tanık olduk. Bu sefer sahne alan El Kaşgar oldu. Bana göre bu sezonun en flaş ismi olan El Kaşgar fotoyu önde geçmeyi bildi. Nurettin Şen idaresinde start alan safkan 6. koşusunda 5. birinciliğini elde ederken, kendisine güvenenleri yanıltmadı. İstanbul çim pistinin 2010 yılında kırılmış tek rekorunun sahibi olan El Kaşgar beklentilere çok iyi cevap verdi. İlk yarışı olan 800 metre çim pistte yaptığı 46.40'lık muazzam derecesiyle beraber dikkat çekmişti. O yarışıyla, stilen olmasa da derecesiyle, bana Rokoko'yu anımsatan safkan 2 tane 1100 metrelik çim yarış kazanıp 1200m çim yarışa çıktı. Liderliği Gökçenil'in aldığı 1200m'lik o koşuda ilk kez yarışı önde götüremedi. Düzlükte de yeni tanıştığı kamçılar sonucunda sürekli gezinen ve dağılan safkan yarışı 3. tamamladı. Ancak bir sonraki yarışında geri döndü. Bu koşu olan II. İnönü'de bence en iyi koşusunu yaptı. Arka grubu adeta sirkülase etti. Kendinden emin fuleleriyle birinciliğe koştu. Bu yarışıyla şu ana kadar koştuğu rakiplere bariz bir üstünlüğü olduğunu kanıtlayarak kafalardaki tüm soru işaretlerini silmiş oldu.

Şimdi ise İnönü Koşuları-Gazi bağlantısına bakalım. Bu yazı vesilesiyle son yıllardaki İnönü Koşular'na göz atıyordum. Çok enteresan bir istatistikle karşılaştım. Ufak bir hatırlatma yapalım bu sene koşan safkanlar Gazi Koşusu'na seneye katılacakları için onları değerlendirmeye alamıyoruz. 2009'dan geriye giderek sırasıyla Tonya, Lucky Name, Actionmax, Sun Storm ve Alayel son 5 senede I. İnönü Koşusu'nu kazanan isimler. Erkeklerde ise son 5 yılın İnönü galipleri Worldpoint, Can Ali, Tony Montana, Cheetah Flight ve Ezbiderli. Geçtiğimiz 5 yılda yapılan İnönü Koşuları galiplerinin, yani bu 10 safkanın Gazi Koşusu'na katılmadığını/katılamadığını görüyoruz.

Bir de genel duruma bakalım. 2010 Gazi Koşusu'na, 2009'da yapılan I.İnönü Koşusu Mystical Storm ve Bambino'yu, II. İnönü Koşusu Sultans of Swing'i verdi. 2008'de yapılan I. İnönü Koşusu Rokoko'yu, II. İnönü Koşusu Quick Finish ve Rich and Handsome'ı Miramis'in şampiyon olduğu Gazi'ye taşıdı. 82. Gazi Koşusu'na I. İnönü'den at gelmezken, II. İnönü sadece Abhazyalı'yı çıkardı. Inspector'ün kazandığı 2007 Gazi Koşusu'na I. İnönü yine at vermezken, II. İnönü Cheetah Flight'ın arkasında 3. olan Hokkaido'yu yarışta gördük. Hızelbeyi'nin kazandığı 80. Gazi Koşusu'nda ise bu heyecana, I. İnönü'den katılan olmazken, II. İnönü'den Mummys Love ve Prima Luce ortak oldu.

Ufak bir oranlama yaparsak geçtiğimiz beş yılda, 2005,06,07,08 ve 2009 yıllarında I. İnönü Koşuları'na toplamda 51 safkan katılmış. Bu 51 safkandan sadece 3 tanesi Gazi Koşusu'na katılmış. I. İnönü'den Gazi'ye gelme oranı %5.88 olmuş. Ayrıca 05-07 yılları arasında katılım hiç olmadı. Buna karşın 2009 yılında I. İnönü Koşusu'nda başarısız bir sonuç elde eden Mystical Storm, katıldığı Gazi Koşusu'nda şampiyon ünvanını elde etti.

Erkek atların tarafına bakarsak II. İnönü'ye geçtiğimiz beş yılda toplamda 41 safkan koşuya iştirak etmiş. 42 safkandan Gazi Koşusu'nda da koşmuş olanların sayısı 7. II. İnönü'den Gazi'ye gelenlerin oranı son 5 yıl için %17 olarak gerçekleşmiş.

Bu bilgi bize açık olarak gösteriyor ki I. ve II. İnönü Koşusu'ndan sonraki süreçler Gazi Koşusu yolunda çok etkili. Mesafe tutmaları, form durumları, 3'lülüğe nasıl döndükleri, daha önemlisi 3'lüye dönebilmeleri, yeni rakipler gibi faktörler ve daha fazlası harmanlanınca ortaya farklı neticeler çıkıyor.

Tekrar bu seneye dönelim. İlgin bir tesadüfle, Gökçenil de El Kaşgar da sarı-kahverengi forma renkleriyle pistte rüzgar gibi estiler. Bu iki atın gelecek yarışlarını şimdiden merak ediyorum. Hem Gökçenil'i hem El Kaşgar'ı, jokeylerini ve ilgililerini tebrik ediyorum. Temennim başarılı yarışlarını izlemeye devam etmemiz yönünde.

Bakalım 2010 yılı İnönüleri'nden seneye yapılacak olan 85. Gazi Koşusu'na kimler katılacak, ne gibi notlar çıkaracağız. Bunları bize zaman gösterecek
.

27 Haziran 2010

Şampiyon Mystical Storm




Türkiye'nin aralıksız olarak devam eden en uzun spor organizasyonu olan Gazi Koşusu'nun 84.sü gerçekleştirildi. Herkesin hayalini kurduğu, tüm atçıların lazanmak isteyeceği bu büyük koşuyu, Gazi Koşusu'nu Şemenoğlu Ekürisi Mystical Storm'la kazandı. Koşuyu Akdeniz Ateşi ikinci, Smerç üçüncü, Miliç ise dördüncü tamamlama başarısını gösterdi.

Herkes bir senedir bu yarışı bekliyordu. Çünkü bu Türkiye'ni en büyük koşusu. Çünkü bu bambaşka bir heyecan. Çünkü bu Gazi Koşusu. Hani bayram sabahları insan uyanınca içinde bir mutluluk, bir huzur olur ya... İşte öyle bir şey. Gazi Koşusu günü tüm yarışseverler için özeldir.

Koşuya geçmeden önce hemen bir şeyi daha ifade edeyim. Ben geçen sene Gazi'nin gece koşulmasını yanlış bulmuştum. Bu tabiki alışkanlıklardan dolayı kaynaklanıyor. Yıllarca yazın o muhteşem güneşinin altında izlemeye alışmışuz Gazi Koşusu'nu. Ben geçen sene gece yapılan yarışta, o eski tadı, heyecanı, keyfi bulamamıştım. Blogumda da bunu ifade etmiştim. Bu seneki yarışı izleyince tekrar aynı kanaate vardım. Gerçekten Gazi Koşusu gündüz yapılmalı. Gündüz apayrı bir atmosfer oluyor. Umarım bundan sonraki senelerde de Gazi Koşusu'nu öğlen saatlerinde izlemeye devam ederiz.

Bu yılki Gazi Koşusu geçmiş senelere göre daha karışıktı. Ön plana çıkan isimler tabiki vardı. Ancak eski Gaziler'e göre, şanslı safkanların sayısı bir hayli fazlaydı. Geçen sene Rokoko ve Miramis ikilisi Gazi Koşusu'na kadar koştukları yarışlarda ve Gazi Koşusu'nda çok konuşulan isimlerdi. Bu iki safkandan Miramis birinciliğe uzanmayı bilmişti. 2008 yılında Pan River daha önde olmak üzere, Pan River-Nihalim ikilisi rakiplerinden çok ayrılmıştı. Bu iki safkan da ilk iki için rakiplerine şans tanımamıştı. 2006'da Hızel Beyi-Bors ikilisi ön sırada tutuluyordu. 2005'te ise sürdirek Popular Demand 1,65'lik ganyanıyla bu kupayı kaldırmıştı. Son 5 yıldaki Gaziler içinde sadece Inspector'un koştuğu yarışı diğerlerinden ayırabiliriz. Salvatore ve Arsenic'in ayrıldığı yarışta Inspector Gazi Koşusu galibi olmuş, 11,05'lik ganyanıyla sürprize imza atmıştı. Son yıllarda, bir koşu hariç, ön plana çıkan safkanların fotoyu önde geçtiğini görüyorduk. Bugün için yine ganyan yönünden ön plana çıkan Azaraks-Hakkar ikilisinin dışında bir safkan şampiyonluğa ulaşırken bu ikilinin kendilerinden beklenenin yerlere gelemediklerini söyleyebiliriz.

2010 Gazi Koşusu'nu konuşmaya Şampiyon Mystical Storm'dan başlamalıyız. Yarış hayatına muazzam dereceli, çok güzel bir birincilikle başlayan safkan daha sonra koştuğu 8 yarışın da 4'ünü kazanıp çim piste çıktı ve Gazi Yolu'na girmiş oldu. Nadas Koşusu'ndaki 4.lüğünden sonra Dişi Tay Deneme'de koştu. Önemli bir sürpriz yapıp kazandı. Daha sonra favorisi olarak girdiği Kısrak Koşusu'nda da birinciliğe uçtu. Ancak her iki yarışta da ön tarafta zorlanmaması ve yavaş tempolarda yarışı götürmesi soru işaretleri yaratmıştı. Gazi Koşusu'nda farklı bir stille koşarsa ne kadar başarılı olacağı sorusu kafalardaydı. Ve safkan tüm bu soru işaretlerini, en büyük yarışta sildi ve adeta "Ben Şampiyonum" dedi.

Yarışın başlamasıyla beraber Boğaziçi ve Bambino ön tarafa gelerek koşuya tempo vermeye başladılar. Akdeniz Ateşi ve Sultans of Swing hemen arkalarında yarışı takip ederken Aydemirhan, Roman Empire geri sıralarda, Azaraks arka grubun önünde yer tutmuşken yarışın favorilerinden Hakkar ön taraflara doğru yürüyordu. Mystical Storm ise grubun en arkasında, Yener Kazım'ın önünde 21. sırada yarışı götürüyordu. Yarışı en arkada orta kulvarlarda takip eden Mystical Storm ise belki de 1000'e doğru kendisine yarışı kazandıracak hamleyi yaptı. 1000 tabelasını gördüğünüz anda yarışı dondurursanız iç kulvarın derin bir boşluğa sahip olduğunu göreceksiniz. Selim Kaya da bunu farketmiş olacak ki bir anda yer değiştirip iç kulvarı aldı. Bana göre bu nokta yarışın sonucunu belirledi. Bu sayede hem Mystical Storm viraj boyunca ön tarafa rahat rahat yaklaştı hem de trafik sorununa hiç takılmamış oldu.

Yarışın ön plana çıkan diğer isimleri koşuda kendilerinden hiç söz ettiremediler. Neredeyse hiç biri kendisinden beklenen performansı sergileyemedi. Hakkar'ın yol probleminden dolayı 400'den sonra sprintine başladığını söyleyebiliriz. Adı geçen atlardan Hakkar'ın yarışını yine de beğendiğimi ve ilerleyen yarışlarında başarılı olacağını düşünüyorum. Son düzlükte dış kulvardaki yoğunluk bir çok atı etkiledi. Sprinter atların da birbirini beklemesi Mystical Storm'un ekmeğine yağ sürdü. Zaten arkalardan gelebilen tek safkan da Smerç oldu. Smerç de yol problemi yaşadı. 300'e doğru rakiplerini biraz dağıtarak, adeta kendisine yol açan Smerç daha erken yol bulsaydı yarışı kazanırmıydı gerçekten merak ediyorum. Arka grupta ayakta kalabilen ender safkanlardan olan Smerç yaptığı süper sprintiyle ancak 3.lük çıkarabildi. Sait Akson galibi Akdeniz Ateşi normal pistte de iş yapabileceğini bu önemli koşuda Mystical Storm'la aynı saniye içinde ikinci olarak kanıtladı. YArışın bir diğer başarılı ismi Miliç uzun mesafelerde etkili olmaya devam edeceğini 4. olarak kanıtladı. Bir başka dikkat çekici nokta ise yarış sonucunda oluşan sıralama... Mystical Storm'un arkasına gelen 6 atın da ganyanı 10 liranın üzerinde oldu.

Mystical Storm Gazi Koşusu birinciliğinin bir önemi daha var kuşkusuz. En son 13 sene önce Fair Tail'in kazandığı hem Dişi Tay Deneme hem de Gazi Koşusu birinciliklerinden beri bunu yapabilen yoktu. Mystical Storm da bu sene önce Dişi Tay Deneme'yi sonra da Gazi'yi kazandı. Bu büyük başarıya imza atan Mystical Storm Triple Crown için de son aşamaya geldi. Son Triple Crown sahibi 2001 yılındaki 'üçlemesiyle' (Erkek Tay Deneme-Gazi-Ankara) Grand Ekinoks'tu. Mystical Storm Triple Crown yolunda Dişi Tay Deneme ve Gazi Koşusu'nu kazanmış oldu. 2800 metrelik Ankara Koşusu'nu kazanırsa bir başka büyük işe imza atmış olacak.

84. Gazi Koşusu Galibi Mystical Storm'u tekrar kutluyoruz. Yarışı izledik. Ben Mystical Storm'un koşuyu sonuna kadar hak ettiğini düşünüyorum. Sahibini, antranörünü, seyislerini, atın üstünde emeği olan herkesi kutluyorum. Jokeyi Selim Kaya'ya ise bir parantez açmalıyız. Selim Kaya Nihalim ve Rokoko'dan sonra bu sene de bir dişiyle yarışa katıldı. Bu sefer ise mutlu sona ulaşmış oldu. İlk defa Gazi Koşusu kazanan Selim Kaya da kariyerindeki bu büyük eksikliği böylece kapatmış oldu. Ayrıca kazandığı İstiklal Savaşı ve Ayasofya Koşuları'yla da muhteşem bir güne imza attı. Selim kaya'yı da bu sebeplerle ayrıca kutluyoruz.

Yarışın son metrelerinde spiker dostumuzun inanılmaz güzel bir şekilde ifade ettiği, benim çok büyük bir keyif aldığım ve yarışın sonuna ayrı bir hava katıığını düşündüğüm o sözleriyle bizim de yazımızı özetlememiz mümkün. " Dişi Tay Deneme, Kısrak, Gazi, Şampiyon 21 numaralı Mystical Storm."

İnşallah Mystical Storm'un uzun bir yarış hayatı olur, başarı koşularına devam eder, biz de onu izleme zevkini uzun seneler yaşarız.

Tebrikler Mystical Storm.

15 Mayıs 2010

Gazi Provaları: Erkek Tay Deneme




Erkek Tay Deneme Koşusu, Dişi Tay Deneme'ye göre daha sert geçecek gibi. İsmi Gazi Koşusu için ön plana çıkan safkanların çoğunu bir arada izleme fırsatı bulacağız.

Azaraks'la başlayalım. Yarış hayatına Ankara'da başlayan, daha sonra geçtiği Adana'da koştuğu 7 yarışta 7 birincilik alarak İstanbul'a gelen ve koştuğu tek yarışı olan Preveze Koşusu'nda kolay bir şekilde birinciliğe uzanan Azaraks bu yarışın da bana göre favorisi. Yarış karakteri, mesafe ayırt etmeyişi, benim zaten sempati duyduğum bu atın bir adım öne çıkmasına neden oluyor. Preveze Koşusu'nda 400'e doğru bir anda arttırdığı temposuyla muazzam bir yarış çıkarmıştı. O yarışıyla benim aklımda Gazi için bir çok soruyu silen Azaraks yarın daha toparlanmış, eksiklerini kapatmış bir Hakkar ile karşılacak. Benim geçen seneden Gazi Koşusu favorim, hala da Gazi yolunda favorilerden olan Hakkar Preveze Koşusu'nda Azaraks'a pek bir şey yapamamıştı. Yarın için ilk defa Nurettin Şen ile start alacak Hakkar yarışı biraz daha önde, Azaraks'a yakın götürürse şansını arttıracaktır. Ancak Azaraks'ın da Gazi Koşusu'na yönelik olarak farklı bir yarış koşma ihtimali yok değil. Ben ise bunun yanlış olacağı düşüncesindeyim. Bu stiliyle başarıya ulaşmış bir safkanda Büyük Koşu'ya bir buçuk aydan az bir süre kala yapılacak değişikliğin safkanı kötü etkileyeceğini düşünüyorum. Her şeyi kısaca tekrar özetlersek Azaraks yine ilk şanslı olacak, Hakkar ise daha çok zorlayacak.

Geçen sene bir çok başarılı yarış koşan, 2 tane G2 yarış birinciliği olan ve bunlardan biri olan TYAYveSAHDER Koşusu'nda Hakkar'ı geçmeyi başaran Midas Touch ön plana çıkan bir diğer isim. Aradan sonra koştuğu yarışta eski formunda görülmese de Erkek Tay Deneme'de eski günlerine dönmüş Midas Touch'ı izleyebileceğimizi tahmin ediyorum. Zaten o yarışları gibi koşarsa üst sıraları zorlayacağı kesin.

İstanbul'a Azaraks'la beraber iddialı olarak gelen ancak Azaraks ve Hakkar'la birlikte katıldığı Preveze Koşusu'nda fazla bir varlık gösteremedn 4. olan Aydemirhan da kazandığı yarıştan sonra etkili olabilecek bir isim. Midas Touch'ı geçtiği yarışta etkili sprint atan Aydemirhan yarın için daha iyi bir yarış koşabilir. Rakipleri çok ön plana çıksa da Aydemirhan'ı hem bu yarış için hem de Gazi yolunda göz önünde bulundurmalıyız.

Bu zorlu mücadelede yarışı ön sırada kabul edecek Buenos Aires Selim Kaya'nın idaresinde fotoyu önde geçmeye çalışacak. Çimde kuma göre biraz daha eksik olsa da son yarışlarındaki yüksek formu ve yenilmeyi kabul etmeyen karakteriyle yarışa ortak olma mücadelesi verecek.

2007 Gazi Koşusu'nun favorilerinden olan ve Inpector, Arsenic arkasında aynı saniye içinde 3. kalan Salvatore'nin tam kardeşi olan Mavi Kumsal bir diğer şanslı olabilecek isim. Son yarışında benim beklediğimden daha düşük koşsa da malum orjin kalitesi ile şimdiye kadar mücadele etmediği böylesine güçlü bir grupta patlama yapabilir.

Geçen sene yapılan İlkbahar Tay Satışları'nda 100.000 lira ile el değiştiren ve kendisinden çok şey beklenen Charlie Brown ise rakiplerini sonlarda atacağı etkili sprintiyle zorlamaya çalışacaktır.

Atların son durumlarına bakınca Azaraks'ın Erkek, Invincible Girl'ün Dişi Tay Deneme'de ön planda olduğunu görüyoruz. Ancak yarışları kimler kazanırsa kazansın çok kaliteli yarışlar izleyeceğimiz kesin. Bizler de bu iki muhteşem yarışı keyifle izleyeceğiz. Tüm atların ayakları düz bassın.

Gazi Provaları: Dişi Tay Deneme




Türkiye'nin en büyük koşusu olan Gazi Koşusu'na giderek yaklaşıyoruz. Zaman daralırken safkanlar Gazi yolunda bir önemli sınava daha çıkıyorlar. Erkek Tay Deneme ve Dişi Tay Deneme koşuları 16 Mayıs Pazar günü gerçekleştirilecek. Biz de geleneği bozmayalım ve bu önemli yarışların öncesinde yarışlara bir göz atalım.

İlk olarak dikkatimizi çeken nokta yarışların yerinin değişmesi oldu. Son 3 senedir programın son yarışı olarak gerçekleşen Dişi Tay Denemeler, bu sene yerini Erkek Tay Deneme'ye bırakmış durumda. Kapanışı Erkek Tay Deneme ile yapacağız.

Dişi Tay Deneme Koşusu'nda 9 safkan karşı karşıya geliyor. 28 Ekim'de koşulan ve sonrasında bir çok atın ara verdiği Çaldıran Koşusu galibi Invincible Girl ön plana çıkan safkan olarak görülüyor. Çaldıran'dan sonra yaklaşık 6 ay veren safkan koştuğu Preveze Koşusu'nda gerek aradan, gerek yol sıkıntısından etkilendi. O gün için Azaraks'a yapabilecek çok şey olmasa da sprintine başladağı noktada aldığı avantajla zaten Azaraks yarışı kazanmış durumdaydı. Diğer grubu yine de kolay ayıran Invincible Girl, Invincible Son'ın geçen sene kazanmış olduğu Erkek Tay Deneme'den sonra, bu sene Dişi Tay Deneme'yi kazanmaya yakın görülüyor.

Ön plana çıkan bir diğer safkan Gülengül. İzmir kumunda adeta resital veren ve koştuğu 12 yarışta 12 birincilik alan başarılı safkan ilk defa İstanbul pistine, ilk defa çime çıkacak. Gülengül'ün kalitesi hakkında bir şey söyleyebileceğimizi sanmıyorum. Ancak çime uyumu büyük bir soru işareti. Zira ülkemizde koşan anne kardeşlerinin henüz çim birinciliği yok. Gülengül'ün annesi olan Dinah'ın kardeşlerinin de çim de pek varlık gösterememiş olması safkanın şu an için dezavantajı. Koşu bu yönüyle belirleyici olacak. Benim temennim safkanın beni yanıltması ve Gazi mücadelesinde adından söz ettirmesi olacak.

Diğer safkanları ise sırasıyla değerlendirmeye çalışalım.

Gisabelle geçen hafta Minimo Koşusu'nda start aldı. Bambino'nun kazandığı yarışta attığı düzgün sprintiyle 3.lük elde eden safkan yakın arayla koşacak olmasından etkilenebilir. Artan formunu biraz daha yükseltebilirse Gisabelle'in adını ileride bu gruplarda olmasa da sık sık duyabiliriz.

Mia Nur özellikle 2. olduğu Sakarya Koşusu'ndan sonra benin çok şeyler beklediğim bir safkandı. Ancak Hakkar'a geçildiği bu yarıştan sonra bir türlü toparlanamayan safkanın eski formunda olmadığını söylemek çok da zor değil. Bu yarışta da arka sıralarda şans bulacak olan Mia Nur'un ben uzun mesadefelerde daha iyi koşacağını düşünüyorum. O yüzden bu yarış olmasa dahi ümit beslemeye devam ediyorum.

Mystical Storm, Sam Girl ve Tonya'yı ise beraber koştukları son yarışlarından dolayı birlikte değerlendirelim. İstikrarlı ve dirençli bir at olan Mystical Storm bu senede başarılı yarışlar koşmaya devam ediyor. Yarın için de tabelada yer bulmaya çalışacaktır. Sam Girl geçen sene Gazi Koşusu'nda koşan Perhan'ın anne kardeşi. Bir kez daha ekürisini Gazi'de temsil ettirmek isteyen Sam Girl son dönemde artan formuyla sürpriz yapmaya uğraşı verecek. Aynı yarışta koşan Tonya Tay Deneme'de üst sıralar için koşacak. Gördüğü yarışta eski formunda olmasa da iyi görünen Tonya benim beğendiğim ve ileride önemli işlere imza atmasını beklediğim bir safkan. Geçen sene birbirinden başarılı yarışlar çıkaran ve kazandığı I. İnönü Koşusu hala aklımdan olan Tonya bana göre Invincible Girl'in en yakın rakibi olacak.

İstanbul'da ilk kez piste çıkacak olan bir diğer isim olan Nurtacım geç maidendan çıkmış bir safkan. Kazandığı son yarışında formunu gösterirken, İstanbul'da da başarılı olabileceğinin sinyallerini verdi. Ancak bu yarış için rakipleri çok fazla, sürpriz şansına sahip.

Over Looked da geçen sene, bu yarıştaki rakipleriyle mücadele vermiş bir safkan. Invincible Girl'e geçildiği G2 yarışta Tonya ve Mia Nur'u geçme başarısı göstermişti. Henüz 4 yarış koşmuş olan Over Looked'un son yarışında Mystical Strom'u yaklaşık 300 metre ayıramamış olması bir soru işareti olurken ben yarın için de şansı olabileceğini ama ilerleyen yarışlarında kesinlikle iyi işler yapacağını düşünüyorum.
Related Posts with Thumbnails