Bloga girenler yazılarımda son zamanlarda gözle görülür bir azalma olduğunu fark edeceklerdir. Bu dönemki ders programımın yoğunluğu nedeniyle inanılmaz bir koşuşturmaca yaşıyorum. Bu yoğun tempoda da yazılarıma eski hızıyla devam etmem çok zor görülüyor. Bu nedenle bir müddet, sadece hafta sonları yazabileceğim. Bunun sebebi de ilgisizlik değil, vakit problemidir. Anlayışınız için şimdiden teşekkürler.
Son Viraj Dönülüyor
12 Ekim 2009
7 Ekim 2009
F.Derya Beşikçi Vefat Etti
TJK'nın Asli Üyelerinden, F.Derya Beşikçi 6 Ekim 2009 Salı günü vefat etmiştir.
1955 İstanbul doğumlu olan F.Derya Beşikçi, ilk ve orta öğrenimini Galatasaray Lisesi'sinde tamamladı. İstanbul Üniversitesi İşletme Bölümü'ne devam etti. Üniversiteyle birlikte iş hayatına atılan Beşikçi, 1984 yılında Gazi Koşusu'nu kazanmış olan Mayide isimli kısrağı alarak yetiştiriciliğe başladı. 1996 yılında kendi harasını kurdu. 2002 yılında Türkiye Jokey Kulübü’nde Asli Üye oldu. F.Derya Beşikçi evli ve iki çocuk babasıydı.
Manali, Bebek Cafe, Sinyor Sassi, On Footh Trouble, Dr Lucky gibi başarılı safkanları sahamıza kazandıran, özellikle son zamanda yetiştirdiği iki at Tenedos ve Rokoko ile tekrar çıkış yakalan değerli atçıya Allah'tan rahmet, yakınlarına ve tüm sevenlerine baş sağlığı diliyoruz.
1955 İstanbul doğumlu olan F.Derya Beşikçi, ilk ve orta öğrenimini Galatasaray Lisesi'sinde tamamladı. İstanbul Üniversitesi İşletme Bölümü'ne devam etti. Üniversiteyle birlikte iş hayatına atılan Beşikçi, 1984 yılında Gazi Koşusu'nu kazanmış olan Mayide isimli kısrağı alarak yetiştiriciliğe başladı. 1996 yılında kendi harasını kurdu. 2002 yılında Türkiye Jokey Kulübü’nde Asli Üye oldu. F.Derya Beşikçi evli ve iki çocuk babasıydı.
Manali, Bebek Cafe, Sinyor Sassi, On Footh Trouble, Dr Lucky gibi başarılı safkanları sahamıza kazandıran, özellikle son zamanda yetiştirdiği iki at Tenedos ve Rokoko ile tekrar çıkış yakalan değerli atçıya Allah'tan rahmet, yakınlarına ve tüm sevenlerine baş sağlığı diliyoruz.
Ara Başlıklar:
Beşikçi Ekürisi,
Rokoko,
Sektörden Haberler,
TJK
1 Ekim 2009
Şampiyon Sabırlı Pistlere Veda Etti

Türk Yarışçılık Tarihi'ne adını altın harflerle kazıyan, yakın zamanın belki de en iyi miler atı olan Sabırlı pistlere veda etti. Yarış hayatı boyunca nice zaferle imza attığı Veliefendi çimlerinde yapılan jübile töreniyle yarış hayatına son noktayı koydu.
İstikrarlı yarış yaşamı boyunca 51 kez piste çıktı Sabırlı. Bunların 2'sini Yalçın Akağaç'la, 2'sini S.Boyraz'la, diğer 2'sini E.Yalçın'la, 1'ini Aksın Sözen'le, 1'ini de Dubai'de Spencer ile koştu. Geriye kalan 43 yarışında ise jokeyi Halis Karataş'tı. Bu ikilinin uyumu ve başarısı herkes tarafından kabul edilmişti. Ayrıca bu ikili artık kabul de edilmişti. O kadar alışılmıştı ki bu ikilin birlikteliğine, bülteni alıp Sabırlı'nın koştuğunu gören yarışseverler jokeyine bakma gereği bile duymaz olmuştu.
Sabırlı'nın kazancı 4 Milyon Lira'yı eski paramızla 4 Trilyon'u geçmiş durumda. Şampiyon atın 51 yarış koştuğundan bahsetmiştik. Bu yarışlarda 26 tane 1.lik elde etti. Yani koştuğu yarışların yarısından fazlasını kazanmış oldu. 26 birinciliği; 1 tane Şartlı 2 koşu, 2 tane Kısa Vade, 1 tane Handikap 17 (Dubai'de), 5 tane Grup 1, 6 tane Grup 2, 11 tane Grup 3 koşu oluşturuyor. Bu 16 birinciliğin 24'ünde ise Karataş imzasını görüyoruz. Sabırlı'nın kazandığı ik yarışı olan, hayatının 2.koşusu(S.Boyraz) ve 2004'te koşulan Atıf Esenbel Koşusu(Y.Akağaç) hariç diğer yarışlaı Karataş ile kazanmayı başarmış.
Sabırlı'nın 26 birinciliğini yanında, 10 ikinciliği, 8 üçüncülüğü, 4 dördüncülüğü bulunuyor. 3 kere ilk 4 dışında kaldı, Şampiyon Safkan.
Jübilesini yaptığı Veliefendi çimlerinde 48 kez yarışa çıkan Sabırlı'nın 2 tane Dubai'de 1 tane de Ankara'da koşusu bulunuyor. İstanbul'da çıktığı 48 yarşta 24 birincilik elde eden Şampiyon'un %50'lik bir kazanma oranı var.
Enternasyonel Alan'da da en başarılı safkanlarımızdan biri. Dubai'de Türk Atları'nın harikalar yarattığı 2005-2006 senelerinde, Win River Win, Ribella gibi safkanlarla beraber yarış kazanan Sabırlı ülkemizi en iyi şekilde temsil edip, yurdumuza dönmüştü.
Dubai'deki başarısının yanında, ülkemizdeki Enternasyonel Yarışlar'da da mükemmel yarışlar çıkaran safkan 2007'de Topkapı Koşusu'nda birinciliğe uzanırken yarışın büyük favorisi olan ve ülkemize gelişi büyük yankı uyandıran Caradak'ı geride bırakıyordu.
Birbirinden güzel ve başarılı yarışlar çıkaran Sabırlı'nın bu kadar sevilmesinin belki de bir nedeni sıra dışı yarış stilidir. Starttan,son viraja kadar yarışın hiç biyerinde gitmeyi sevmeyen safkan her zaman grubun en arkasında olmuştur. Jokeyi Karataş'ı uğraştırmayı çok seven Sabırlı düzlüğe kadar sürekli teşvik isterdi. Ancak son düzlüğe çıkar çıkmaz adeta kimliğini değiştirip, inanılmaz sprintiyle yarışları koparmasını bilirdi. İzleyenlere, kendisini destekleyenlere hem adrenalin aşılar hem de yarış zevkinin anlamını her seferinde tattırırdı.
Sabırlı için yazılabilecek daha çok söz var ama ben burada noktayı koyacağım. Böylesine başarılı ve istikrarlı atların nicelerinin pistimize gelmesini umalım. Çünkü Bold Pilot, Yavuzhan, Caş, Fair Tail, Sabırlı, Ribella, Turbo gibi atlar hem yarışları daha zevkli hale getiriyor hem de binlerce yeni insanda at yarışı merakı ve sevgisi uyandırıyor.
Şampiyon Sabırlı'nın yavrularının da kendisi gibi olması dileğiyle...
Hoşçakal Sabırlı, bizlere inanılmaz yarışlar izlettiğin çok teşekkürler.
Ara Başlıklar:
Halis Karataş,
Nostalji,
Ribella,
Sabırlı,
San Ekürisi,
Yalçın Akağaç
30 Eylül 2009
Yeni Hipodromumuz Hayırlı Olsun

Ülkemiz atçılığını ileri götürmesi amacıyla yapılan Türkiye'nin 8. Hipodromu bugün resmi törenle açıldı.
Bakan Eker'in de katıldığı açılış töreninde konuşmalar apıldı konserler verildi. Kısaca alışılageldik bir açılış oldu. Ancak önemli bir tarihde açılan bu hipodromda, açılışa hükümeti daha üst kademeleriyle katılmasını beklerdim. Açılım açılım diye yıkılırken ortalık, bir açılım oluyorsa bu açılım kalbi olan bir şehirde Başbakan'ın Cumhurbaşkanı'nın bulunması vereceği mesajlar açısından çok öneliydi. Bence önemli bir treni kaçırmış oldular.
Diyarbakır Hipodromu'na genel olarak bakarsak Türkiye'nin en geniş alana sahip olan hipodromu olduğunu görüyoruz. Artık benimsediğimiz üzere çim pist yok. 160 metreilk kum pistte yarışlar koşulacak. Şu an için 10 yarış günü planlanmış durumda.
Hipodromun açılışı dolaysıyla yapılan konuşmaların buluşma noktası bölgeye, özellikle Diyarbakır'a sağlanacak olan katkı oldu. Gerekten de bir çok kişiye yeni ekmek kapısı açılmış olacak. Ancak burada da temennimiz bir tekelleşme olmaması. Buna yapacak bir şey yok, önlem alınamaz. At sahipleri başta olmak üzere seyislere kadar, hipodromdaki olanakları bir kaç aile domine etmemeli.
Umarım her şey planlandığı, tahmin edildiği gibi olur ve hem bölge hem de ülke için hayırlı bir yatırım olur. Çünkü çok büyük paralar aktarıldı. Hipodromdan çok şey bekleniyor. Ben de yazımı Bakan Mehdi Eker'in açılış konuşmasındaki cümleleri tekrarlayarak bitireyim: "...projenin gerçekleşmesinde emeği geçen TJK’nın gerek önceki yönetimine gerekse şimdiki başkanı Behçet Homurlu ile yönetim kuruluna ve kulübün asli üyelerine, at sevdalılarına profesyonel kadroya teşekkür ediyorum."
29 Eylül 2009
Karataş Röportajı
Ben her zaman, basınımızın at yarışlarına karşı olan duyarsızlığını eleştirmişimdir. Yıllardan beri bu düzen hiç bozulmamış, at yarışları sadece bülten ve puanlama olarak sayfalarda kaldı. Spor medyasını ise, at yarışı siteleri hariç, at yarışlarına tamamen ilgisiz kaldığını söylemek yanlış olmayacaktır. Ancak geçen hafta yayınlanan bu röportaj umarım bir kırılma noktası olur ve bundan sonra at yarışı spor kanallarında, sitelerinde yer bulmaya başlar.
Bir çok ajansta da yayınlanan röpörtajı NtvSpor'dan eksiksiz bir şekilde aktardım. Bu röportaj üzerine yorumlarımız ilerleyen zamanda olacak.
Karataş: Yavuzhan ve Bold Pilot'ın yeri ayrı
En son 3 bin 300'üncü birinciliğini hatırlayan yarışseverlerin ''Sihirbaz'' lakabını taktığı ünlü Jokey Halis Karataş, kazandığı başarılarla efsaneleşmiş şampiyon at ''Yavuzhan'' ile ilk Gazi Koşusu'nu kazandığı at ''Bold Pilot''ı unutamadığını söyledi.
Yarışseverlerin favori olmayan atları bile birinci getirmesiyle ''Sihirbaz'' lakabını taktığı ünlü jokey Halis Karataş, birinciliklerini sayamadığını belirterek, en son 2006 yılında 3 bin 300'üncü birinciliği kazandığının kendisine söylendiğini kaydetti.
Karataş, jokeylikte önemli olanın atın istediğini verebilmek olduğunu vurgulayarak, jokeyin atla yekvücut olması halinde başarılı olacağını, ikisinden birinin vücudunda bir hastalık varsa bunun sonucu olumsuz etkileyeceğini söyledi.
Jokeyliğin stresli, bir o kadar da tehlikeli bir meslek olduğunu dile getiren Karataş, ''37 yaşındayım ve meslek hayatımın 22'nci yılındayım. Bazı zamanlar yaşadığım zorluklara ya da attan düşerek hayati tehlike atlatmama rağmen atları ve camiayı sevdiğim için bırakamadım. Benim yerimde bir başkası olsaydı belkide 10'uncu yılda bırakırdı. Ben jokeyliği 'şu zaman bırakırım' diye bir tarih belirlemedim. Sağlığım elverdiğince bu işi yapacağım'' dedi.
ALTIN KAMÇI ÖDÜLÜ
Halis Karataş, yarışseverlerin kendisine sihirbaz demesinden mutlu olduğunu ama sihirbaz olmadığını, sadece işini çok iyi yapmaya çalıştığını ifade ederek, ''Bazıları, bazılarının Türkiye'nin en iyisi olduğunu söyleyebilir. Tek gerçek var, o da istatistikler. İstatistiklere bakılarak en iyi jokey kimmiş görülebilir. 2006'da Hipodrom TV'de bir programa çıktığımda, 3 bin 300'üncü birinciliğimi kazandığım bana söylenmişti. Jokeyliğe başladığım zamanlarda jokeyleri motive etmek için 'Altın Kamçı' ödülü verilirdi. Ben aprantilikten jokeyliğe geçtikten sonra bu ödülü peş peşe almaya başladım. Ödülü her yıl benim almam üzerine, tertip komitesi ödülü kaldırdı.'' şeklinde konuştu.
Kariyeri boyunca yurt içinde ve dışında yüzlerce ata bindiğini belirten Karataş, Türk yarışçılığında kazandığı başarılarla efsaneleşmiş şampiyon at ''Yavuzhan'' ile ilk Gazi Koşusu'nu kazandığı at ''Bold Pilot''ı unutamadığını söyledi.
Şampiyon olmamış ama binmekten keyif aldığı atların da bulunduğunu dile getiren Karataş, ''Son gözdelerimden biri 'Turbo'. 'Turbo'ya da benim binmemi istediler. Ben de tereddütsüz kabul ettim. Şimdilik başarıyla biniyorum, umarım uzun sürede binerim. 'Kafkaslı'ya geçildiğimiz yarışla ilgili aslı olmayan birçok şey söyleniyor. Bunlar da beni üzüyor. 'Turbo', 21 yarış beklememiş bir at. O koşuda beklemek olmaz. Bugün aynı şeyi yine yaparım. Zaten ülkemizde jokeylerin en büyük sıkıntısı bindikleri atlardan çok, kendilerinin konuşulması. At yarışı yorumcularının bazıları başta olmak üzere camiada dereceye göre yorum yapanlar var. Kimse atın kalitesini ya da o günkü performansını konuşmuyor.'' dedi.
YATIRIMLAR GAYRİMENKULE
Halis Karataş, prensipleri gereği hayatında hiç altılı ganyan oynamadığını ama jokeyliği bıraktığında küçük paralarla keyif için oynayabileceğini ifade ederek, at yarışları dışındaki en büyük uğraşının bilardo olduğunu, karşılaşması durumunda Semih Saygıner ile üç bant bilardo oynamak istediğini söyledi.
Kendisiyle ilgili en çok merak edilenlerden birisinin de kazandığı para olduğunu dile getiren Karataş, ''İkramiyelerde yerinde sayıyoruz. 2000 yılındaki ikramiyelere koşuyoruz. Ekonomik kriz herkesi etkilediği kadar beni de etkiledi. Neticede paramız 3 liraysa 1 liraya indi. Kazancımı gayrimenkule yatırıyorum. Bunun yanında jokeyliği bıraktığımda atçılığa devam edeceğim için Adapazarı'nda çiftlik kurdum. Burada eşimle beraber at yetiştirmeye başlayacağım'' diye konuştu.
TÜRK YARIŞÇILIĞI KURUMSALLAŞIYOR
Önceki senelere kıyasla Türk atçılığının daha iyi bir yerde olduğunu vurgulayan Karataş, ''Bugün 8 şehrimizde hipodrom var. Bunların bazılarında gece koşuları yapılıyor. Yarışlar, her gün iki ayrı kentten televizyon yayını ile canlı olarak veriliyor. Bunlar Türk atçılığının kurumsallaştığının göstergesi. Artık yapmamız gereken, iyi atları çoğaltmak. Çünkü, yarışsever iyi at görmek istiyor. Mesela 'Turbo' İzmir'de koştuğunda sadece o yarışa bir yığın insan geldi ve o koşudan sonra gitti.'' ifadelerini kullandı.
Halis Karataş, kendisine bir veliaht belirlemediğini kaydederek, Gökhan Kocakaya, Deniz Yıldız ve Akın Sözen gibi genç jokeylerin ilerisi için ümit vadettiğini ama genç jokeylerin bir sene başarı elde edince ''Ben Oldum'' dememesi gerektiğini de kaydetti.
Bir çok ajansta da yayınlanan röpörtajı NtvSpor'dan eksiksiz bir şekilde aktardım. Bu röportaj üzerine yorumlarımız ilerleyen zamanda olacak.
Karataş: Yavuzhan ve Bold Pilot'ın yeri ayrı
En son 3 bin 300'üncü birinciliğini hatırlayan yarışseverlerin ''Sihirbaz'' lakabını taktığı ünlü Jokey Halis Karataş, kazandığı başarılarla efsaneleşmiş şampiyon at ''Yavuzhan'' ile ilk Gazi Koşusu'nu kazandığı at ''Bold Pilot''ı unutamadığını söyledi.
Yarışseverlerin favori olmayan atları bile birinci getirmesiyle ''Sihirbaz'' lakabını taktığı ünlü jokey Halis Karataş, birinciliklerini sayamadığını belirterek, en son 2006 yılında 3 bin 300'üncü birinciliği kazandığının kendisine söylendiğini kaydetti.
Karataş, jokeylikte önemli olanın atın istediğini verebilmek olduğunu vurgulayarak, jokeyin atla yekvücut olması halinde başarılı olacağını, ikisinden birinin vücudunda bir hastalık varsa bunun sonucu olumsuz etkileyeceğini söyledi.
Jokeyliğin stresli, bir o kadar da tehlikeli bir meslek olduğunu dile getiren Karataş, ''37 yaşındayım ve meslek hayatımın 22'nci yılındayım. Bazı zamanlar yaşadığım zorluklara ya da attan düşerek hayati tehlike atlatmama rağmen atları ve camiayı sevdiğim için bırakamadım. Benim yerimde bir başkası olsaydı belkide 10'uncu yılda bırakırdı. Ben jokeyliği 'şu zaman bırakırım' diye bir tarih belirlemedim. Sağlığım elverdiğince bu işi yapacağım'' dedi.
ALTIN KAMÇI ÖDÜLÜ
Halis Karataş, yarışseverlerin kendisine sihirbaz demesinden mutlu olduğunu ama sihirbaz olmadığını, sadece işini çok iyi yapmaya çalıştığını ifade ederek, ''Bazıları, bazılarının Türkiye'nin en iyisi olduğunu söyleyebilir. Tek gerçek var, o da istatistikler. İstatistiklere bakılarak en iyi jokey kimmiş görülebilir. 2006'da Hipodrom TV'de bir programa çıktığımda, 3 bin 300'üncü birinciliğimi kazandığım bana söylenmişti. Jokeyliğe başladığım zamanlarda jokeyleri motive etmek için 'Altın Kamçı' ödülü verilirdi. Ben aprantilikten jokeyliğe geçtikten sonra bu ödülü peş peşe almaya başladım. Ödülü her yıl benim almam üzerine, tertip komitesi ödülü kaldırdı.'' şeklinde konuştu.
Kariyeri boyunca yurt içinde ve dışında yüzlerce ata bindiğini belirten Karataş, Türk yarışçılığında kazandığı başarılarla efsaneleşmiş şampiyon at ''Yavuzhan'' ile ilk Gazi Koşusu'nu kazandığı at ''Bold Pilot''ı unutamadığını söyledi.
Şampiyon olmamış ama binmekten keyif aldığı atların da bulunduğunu dile getiren Karataş, ''Son gözdelerimden biri 'Turbo'. 'Turbo'ya da benim binmemi istediler. Ben de tereddütsüz kabul ettim. Şimdilik başarıyla biniyorum, umarım uzun sürede binerim. 'Kafkaslı'ya geçildiğimiz yarışla ilgili aslı olmayan birçok şey söyleniyor. Bunlar da beni üzüyor. 'Turbo', 21 yarış beklememiş bir at. O koşuda beklemek olmaz. Bugün aynı şeyi yine yaparım. Zaten ülkemizde jokeylerin en büyük sıkıntısı bindikleri atlardan çok, kendilerinin konuşulması. At yarışı yorumcularının bazıları başta olmak üzere camiada dereceye göre yorum yapanlar var. Kimse atın kalitesini ya da o günkü performansını konuşmuyor.'' dedi.
YATIRIMLAR GAYRİMENKULE
Halis Karataş, prensipleri gereği hayatında hiç altılı ganyan oynamadığını ama jokeyliği bıraktığında küçük paralarla keyif için oynayabileceğini ifade ederek, at yarışları dışındaki en büyük uğraşının bilardo olduğunu, karşılaşması durumunda Semih Saygıner ile üç bant bilardo oynamak istediğini söyledi.
Kendisiyle ilgili en çok merak edilenlerden birisinin de kazandığı para olduğunu dile getiren Karataş, ''İkramiyelerde yerinde sayıyoruz. 2000 yılındaki ikramiyelere koşuyoruz. Ekonomik kriz herkesi etkilediği kadar beni de etkiledi. Neticede paramız 3 liraysa 1 liraya indi. Kazancımı gayrimenkule yatırıyorum. Bunun yanında jokeyliği bıraktığımda atçılığa devam edeceğim için Adapazarı'nda çiftlik kurdum. Burada eşimle beraber at yetiştirmeye başlayacağım'' diye konuştu.
TÜRK YARIŞÇILIĞI KURUMSALLAŞIYOR
Önceki senelere kıyasla Türk atçılığının daha iyi bir yerde olduğunu vurgulayan Karataş, ''Bugün 8 şehrimizde hipodrom var. Bunların bazılarında gece koşuları yapılıyor. Yarışlar, her gün iki ayrı kentten televizyon yayını ile canlı olarak veriliyor. Bunlar Türk atçılığının kurumsallaştığının göstergesi. Artık yapmamız gereken, iyi atları çoğaltmak. Çünkü, yarışsever iyi at görmek istiyor. Mesela 'Turbo' İzmir'de koştuğunda sadece o yarışa bir yığın insan geldi ve o koşudan sonra gitti.'' ifadelerini kullandı.
Halis Karataş, kendisine bir veliaht belirlemediğini kaydederek, Gökhan Kocakaya, Deniz Yıldız ve Akın Sözen gibi genç jokeylerin ilerisi için ümit vadettiğini ama genç jokeylerin bir sene başarı elde edince ''Ben Oldum'' dememesi gerektiğini de kaydetti.
28 Eylül 2009
70.Hatay Koşusu'nda Cangıl

3 Yaşlı Arap atlarının önemli sınavı olan Hatay Koşusu'nda sürpriz bir netice çıkmadı. Beklenildiği gibi koşuyu bu senenin başarılı atı Cangıl, jokeyi Selim Kaya ile kazanmayı başardı.
1600m çim pistte gerçekleştirilen 250.000 lira 1.lik ikramiyesi olan koşuda 2. Büyünün Oğlu, 3. Eryaman, 4. Gündüzhan oldu.
Geçen sene Turbo'nun kazandığı bu koşuda Cangıl, yaptığı etkili sprinti ile rakiplerini kolay bir şekilde geride bırakırken, artık vites büyüteceğinin sinyalini verdi. 4'lülüğüne de az kalan safkan kendinden büyük atlarla da mücadele edebilecek güçte olduğunu gösterdi. Cangıl artık kendi jenerasyonuna fazla.
Şampiyonlar Şampiyonu Miramis Oldu

Pazar günü gerçekleştirilen 56. TJK Koşusu'nu yeni jokeyi Halis Karataş'la Miramis kazanmayı başardı. Ülkemizin önemli atlarını geride bırakarak da gücünün onlardan az olmadığını gösterdi.
3 ve yukarı İngilizlerin katılabildiği bu önemli koşu 3 Gazi Şampiyonu'nu karşı karşıya getirdi. Inspector, Pan River ve Miramis bu önemli mücadelee kozlarını paylaştılar. Bunlara bir de Gazi'yi burunla kaybetmiş Annosh'u da eklediğimiz de neredeyse 4 şampiyon yarışmış oluyordu.
Yarış beklenildiği gibi hızlı bir şekilde başladı. Exodia'nın yaptığını bu sefer de Led Zeppelin yapmaya çalıştı. Ancak bu sefer arka grup da çok uyumadı, Led Zeppelin de çok arayı açamadı.
Son viraja doğru yarışa Inspector ağırlığını koymaya çalıştı ancak içinen ve dışından gelen rakiplerine direnemedi. Açıkçası Başbakanlık Koşusu'ndan beri Inspector'un toparlanamadığını görüyoruz. O zorlu mücadelede safkanın çok yıprandığı açık.
İçten yer bulamayabilir denilen Miramis, jokeyin başarılı idaresiyle bariyer dibini almayı başardı ve daha sonra dışından gelen Pan River'ın her atağına cevap vermeyi bildi. Grubun tek 3'lüsü olan Miramis büyüklerini geçerken son derece formda göründü. Gazi sonrası kaybettiği ve G. Kocakaya'nın attan inmesin sebep olan yarıştan yaklaşık 1.5 saniye daha iyi koşan Miramis Gazi'den sonra tekrar o gücüne ulaşabileceğini gösterdi.
Yarışın dikkat çeken ismi ise Doğanbey oldu. Güçlü rakiplerinin yanında, birinciyle aynı saniyede yarışı bitiren Doğanbey biraz daha uygun rakipleri arasında çok etkili olacaktır.
27.09.09
İSTANBUL
DOĞANBEY: TJK Koşusu'nda çok güçlü rakiplere mücadele etti. 4. oluren koşuyu kazanan Miramis'le aynı saniye içinde yarışı bitirmesi ise bir sonraki yarışında bir alt grupta birinciliğe çok yakın olduğunu gösterdi.
KOLÇAK: Ankara'daki ilk çim mücadelesinde H. Karataş idaresinde koşmuş ve inanılmaz faullere maruz kalmış, yol bulamayınca da sprintini atamamıştı. DÜn ilk kez çıktığı İstanbul pistinde zorlu rakpilerle Hatay Koşusu'nda mücadele eden Kolçak güzel koştuğu yarışta son anda 4. kaybederken bu gruplarda dahi her an etkili bir yarış çıkarabileceğini ortaya koydu. Dikkate alınmalı.
DOĞANBEY: TJK Koşusu'nda çok güçlü rakiplere mücadele etti. 4. oluren koşuyu kazanan Miramis'le aynı saniye içinde yarışı bitirmesi ise bir sonraki yarışında bir alt grupta birinciliğe çok yakın olduğunu gösterdi.
KOLÇAK: Ankara'daki ilk çim mücadelesinde H. Karataş idaresinde koşmuş ve inanılmaz faullere maruz kalmış, yol bulamayınca da sprintini atamamıştı. DÜn ilk kez çıktığı İstanbul pistinde zorlu rakpilerle Hatay Koşusu'nda mücadele eden Kolçak güzel koştuğu yarışta son anda 4. kaybederken bu gruplarda dahi her an etkili bir yarış çıkarabileceğini ortaya koydu. Dikkate alınmalı.
19 Eylül 2009
18.09.09
İSTANBUL
JARDEL: Geçen sene kısa mesafelerde başarılı yarışlarını izlediğimiz safkan 4 aylık arada sonra koştuğu 7 yarışta da başarı elde edememişti. Ancak dün koşulan, tempoyu kendisinin verdiği yarışta son anda 2.liği kaptırdı. 1200-1400 metrede takip edilmesi gereken bir at. Özellikle uygun bir kiloda çıktığı gibi yarışı alabilir.
JARDEL: Geçen sene kısa mesafelerde başarılı yarışlarını izlediğimiz safkan 4 aylık arada sonra koştuğu 7 yarışta da başarı elde edememişti. Ancak dün koşulan, tempoyu kendisinin verdiği yarışta son anda 2.liği kaptırdı. 1200-1400 metrede takip edilmesi gereken bir at. Özellikle uygun bir kiloda çıktığı gibi yarışı alabilir.
16.09.09
İSTANBUL
DOCTOR'S DANCER: Uzun aradan sonra koştu. İlk defa çıktığı çim pistte düzlükte önü zaman zama kapanmasına rağmen güzel bir sprint atarak bruli'nin kazandığı yarışta 7. olan safkan formu daha iyi olduğu zaman iyi işler yapabileceğinin ilk sinyalini verdi.
DELİKOR: Çarşamba günü ilk koşusuna çıkan safkan düzlükte çok çok etkili gelemese de iyi bir at ilenimi verdi. Sprintini neredeyse son 400'ün tümüne yayan safkan, akıcı görüntüsüyle olumlu görüldü. Gerçek gücünü sonraki yarışlarda göreceğiz. İlk yarışan bir şey söylemek zor. Ancak ilk yarışı bana güzel geldi.
DOCTOR'S DANCER: Uzun aradan sonra koştu. İlk defa çıktığı çim pistte düzlükte önü zaman zama kapanmasına rağmen güzel bir sprint atarak bruli'nin kazandığı yarışta 7. olan safkan formu daha iyi olduğu zaman iyi işler yapabileceğinin ilk sinyalini verdi.
DELİKOR: Çarşamba günü ilk koşusuna çıkan safkan düzlükte çok çok etkili gelemese de iyi bir at ilenimi verdi. Sprintini neredeyse son 400'ün tümüne yayan safkan, akıcı görüntüsüyle olumlu görüldü. Gerçek gücünü sonraki yarışlarda göreceğiz. İlk yarışan bir şey söylemek zor. Ancak ilk yarışı bana güzel geldi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)